9. Hukuk Dairesi 2025/6036 E. , 2025/7591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3328 E., 2025/604 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/415 E., 2021/486 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin 01.03.2015 tarihinden itibaren en son finans müdürü olarak müvekkili Şirkette çalıştığını, davalının finans müdürü olması sebebiyle muhasebe ve finansa ilişkin tüm iş ve işlemlerin davalı tarafından gerçekleştirildiğini ve bu hususa ilişkin tüm inceleme ve denetim yetkisinin de davalıda bulunduğunu, davalının, davacı Şirket tarafından kendisine yüklenilen muhasebe ve finans müdürlüğü görevini gereği gibi ifa etmediğini, bu sebeple davacı Şirketi zarara uğrattığını, davacı Şirket Yönetim Kurulu tarafından, ... Ticaret Odası Denetim Kurulu Başkanlığı aracılığı ile yaptırılan inceleme ve denetim sonucunda davacı Şirket ile dava dışı ... ve ... Firmalarıyla imzalanan sözleşmelere bu firmalar tarafından aykırı davranıldığının tespit edildiğini, davalının finans müdürü olarak bu sözleşmelerin gereğinin dava dışı ... ve ... Firmaları tarafından yerine getirilip getirilmediğini denetleme görev ve sorumluluğuna sahip olduğunu, ancak davalı tarafından bu görev ve sorumluluğun gereği gibi yerine getirilmediği için dava dışı Firmaların davacı Şirket aleyhine zenginleştiğini, davalının da davacı Şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 1.703.482,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin muhasebe müdürü olarak davacı Şirketin resmî ve iç muhasebesini tuttuğunu, Şirketin kanunen ve Şirket iç yönergesine göre tutulması gereken ticari defter ve kayıtlarını tuttuğunu, Şirketin resmî kurumlara vermesi gereken beyanname ve diğer resmî belgelerini düzenlediğini, davalının ayrıca çalışırken yazışmalarda finans bölümü müdürü ünvanı verilmiş olsa da finans bölümü ile alakasının sadece Şirket banka hesaplarının kontrol edilmesi, vadeli mevduata yatırılacak bedel için bankalardan teklif alma, davalar için teminat mektubu görüşmesi yapma boyutunda olduğunu, davalının alt işveren Şirketin kayıtlarını incelemesinin, hem yetkisi hem de görevi olmaması sebebiyle alt işveren Şirketin çalışanlarına verilen ücreti bilmesinin ve ayrıca alt işveren güvenlik ve temizlik ile yönetim şirketinin resmî kayıtlarını incelemesinin mümkün olmadığını, alt işveren Şirketin davalıya sunduğu bilginin sadece birim fiyat üzerinden kesilen fatura ve çalışan işçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimlerinin yapıldığı cetvelden ibaret olduğunu, İstanbul Ticaret Odası tarafından yapılan denetim sonrasında hazırlanan denetim raporunda davalının herhangi bir kusuru veya ihmali olduğu yönünde tespit bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, uğradığını iddia ettiği zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek davalının iş sözleşmesini feshettiği, davalı işçinin açtığı işe iade davasında Şirket tarafından yapılan fesih işleminin geçersizliğine ve davalı işçinin işe iadesine karar verildiği, davacı tarafça dava dışı yüklenici firmalara yapılan fark ödemelerin Yönetim Kurulu kararına istinaden yapıldığı, davalı işçinin görev tanımı gereği söz konusu bu ödemeleri denetim ve gözetim yetkisi bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, öte yandan dosyada mübrez hakem kararında, dava dışı şirketin personeline ödenmek üzere, davacı Şirket tarafından yüklenici firmalara ödenen 2.293.102,62 TL’nin takas işlemi neticesinde 1.310.182,51 TL’sinin yüklenici firmalar tarafından davacı Şirkete ödenmesinin hüküm altına alındığı, dosya kapsamından davacının söz konusu zararından davalının sorumlu tutulamayacağının anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının görev tanımı, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedilmiş olması, ... Cumhuriyet Savcılığı soruşturma dosyası, hakem kararı, davacı Şirket ile dava dışı yüklenici şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile ek Yönetim Kurulu kararı, davacının iddia ettiği zarardan davalının sorumlu olduğunun ispat edilmemiş olması gerekçeleriyle Mahkeme kararı usul ve kanuna uygun olduğundan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirketin maliyet farklarının dava dışı şirketlere ödemesine karşın bu şirketlerin personeline ödeme yapmadığını ve şirketlerin müvekkili aleyhine zenginleştiğini, davalının görev ve sorumluluğunda olmasına rağmen bu ödemeleri gereği gibi denetlemeyerek davacının zararına sebebiyet verdiğini, davalının ortaya çıkan zarardan sorumluluğunun bulunduğunu ve davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının uğradığını ileri sürdüğü zarardan davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d0118c222d6915ce 747a524babb461c6