Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/6050 E., 2025/7595 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6050 E., 2025/7595 K. (08.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6050
Karar No
2025/7595
Karar Tarihi
08.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/6050 E. , 2025/7595 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1418 E., 2025/1632 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 29. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/174 E., 2023/729 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işçinin 26.06.2007-15.02.2018 tarihleri arasında davacı Şirket personeli olarak çeşitli birim ve görevlerde çalıştığını, en son da insan kaynakları müdürü olarak görev yaptığını, personelin şahsi dosyaları üzerinden yapılan araştırma ve tespitler sonucu davalının meslek lisesi diplomasının sahte olduğunun tespit edildiğini, davalının işvereni aldatma iradesi açık olduğundan ödenmiş ücretlerin iadesi gerektiğini iddia ederek davalı işçiye ödenen aylık ücretlerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ödenen ücretlerin fiilî olarak çalışmalarının karşılığı olduğunu, haksız kazanç elde etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6098 sayılı Türk Boçlar Kanunu'nun 77. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; iş karşılığı işçiye ödenen ücretin haklı bir sebep olmaksızın zenginleşme olarak yorumlanamayacağı, davalı işçi, işverene karşı ücret karşılığında iş görme edimini yerine getirmekle ücretin sebepsiz zenginleşme sayılamayacağı, dosya kapsamı ve tanık beyanlarından işverenin ücret belirleme politikasının görev, ünvan ve aynı zamanda performansa göre yapıldığı, eğitim düzeyiyle orantılı bir ücret skalası oluşturulmadığı, ücretlerin Yönetim Kurulu tarafından belirlendiği, dosyadaki bordrolardan lise eğitim düzeyi ile ilgili olarak bir ek ödenek de verilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının diplomasının sahte olmasının, taraflar arasında gerçekleşen iş ilişkisini ortadan kaldırmayacağı fakat iş sözleşmesinin feshine ilişkin sonuç doğurabileceği, iş ilişkisi içerisinde meydana gelen yükümlülükler yönünden tarafların sorumlulukları devam edeceğinden davalı işçi açısından bu sürece dair aldığı aylık ücret ödemelerinin karşı tarafa iadesini gerektirir bir durum söz konusu olmadığı ve Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/18964 Esas ve 2024/1615 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiğini ve iş ilişkisinin kurulması esnasında sahte bir diploma sunduğunu, belgenin sahte olduğunun davalının kabulünde olduğunu, davalının eğitim durumunun iş ilişkinin esaslı noktalarından birini oluşturduğunu ve işçinin haksız kazanç elde ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı işçiye iş ilişkisi kapsamında ödenen ücretlerin iadesinin gerekip gerekmediği hususundadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6a642c7bab4f3fc3 877689a9e0eca04d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı