Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/6603 E., 2025/8329 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6603 E., 2025/8329 K. (03.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6603
Karar No
2025/8329
Karar Tarihi
03.11.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

9. Hukuk Dairesi 2025/6603 E. , 2025/8329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1695 E., 2025/1203 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 30. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/979 E., 2022/247 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Banka nezdinde 09.07.2012-05.11.2021 tarihleri arasında çalıştığını, en son brüt 7.360,00 TL ücret aldığını, fazla çalışma, hafta tatili ve prim alacaklarının ödenmemesi/eksik ödenmesi, çalışma koşullarında yapılan esaslı değişiklikler nedeniyle davacının iş sözleşmesini 05.11.2021 tarihinde haklı olarak feshettiğini, kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının ödenmediğini, çalışanlara her yıl belli performans notunu almaları şartıyla prim ödemesi yapıldığını, davacının işe girdiği tarihten itibaren performansa dayalı prim ödemeleri aldığını, her yıl ocak-haziran dönemine ait primlerin aynı yılın eylül veya ekim aylarında; temmuz-aralık dönemine ait primlerin ise takip eden yılın şubat veya mart aylarında ödendiğini, davacının 01.01.2021-30.06.2021 döneminde performans tablosuna göre B notu almasına rağmen 2021 Eylül ayında ödenmesi gereken primlerinin ödenmediğini, davacının 01.07.2021-05.11.2021 tarihleri arasında da fiilen çalıştığını ancak performans notu açıklanmadan işten ayrıldığını, 01.07.2021-05.11.2021 tarihleri arası için prim alacağının ödenmesi gerektiğini, davacının Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası üyesi olduğunu, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerine göre haftalık çalışma süresinin 40 saat olduğunu, davacının fazla çalışma yaptığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, davacı normalde hafta sonu çalışmamasına rağmen teftiş dönemlerinde cumartesi-pazar günleri de çalıştığını, karşılığının ödenmediğini, davacının 2012-2021 yılları arasında 5 farklı şubede çalıştığını, sürekli keyfi olarak çalıştığı şubenin değiştirildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, prim ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 05.11.2021 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, kıdem tazminatına hak kazanamadığını, 01.01.2021-30.06.2021 döneminde Banka genel hedeflerin altında kaldığından yönetim hakkı kapsamında hiçbir çalışana prim ödenmediğini, kaldı ki iş sözleşmesinde davacıya prim ödeneceğine dair hüküm olmadığını, prim ödemesinin düzenli bir ödeme olmadığını, davacının performansının yeterli düzeyde olduğu yıllarda davacıya prim ödendiğini, işyerinde fazla çalışma ve hafta sonu çalışması yapılmadığını, nadiren fazla çalışma yapıldığında karşılığı ücretlerin ödendiğini, davacının aldığı terfiler sonucu görev yeri değişikliği yapıldığını, bu değişikliklerde usule aykırı bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2021 yılı için performansının düşmesi nedeniyle prime hak kazanamadığının davalı tarafça ispatlanamadığı, davalının davacının hak ettiği prim alacağını ödemediği, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının hak ettiği prim alacağı davalı tarafından ödenmediğinden prim alacağının kabulü gerektiği, ispatlanamayan fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 2021/1 döneminde hiçbir saha çalışanına prim ödenmediğini, görevi başında olan ve prime hak kazanan çalışanların 2021 yılı primlerinin tamamının 2022 yılı Şubat ayında ödendiğini, davacının çalıştığı şubenin prim belgelerinin celbi talep edilmesine rağmen bu bordrolar celp edilmeden karar verildiğini, 2. İlk Derece Mahkemesi kararında, kabulüne karar verilen alacak kalemlerinin hangi gerekçe ile kabul edildiği, hangi delilin üstün tutulduğunun kararda yer almadığını, 3. Davacının istifa ederek işten ayrıldığını, davacının fesih sebeplerinin haklı nedene dayanmadığını, bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanmadığını, 4. Prim ödemesinin daimi nitelikte olmadığını, çalışanın performansı dışında, çalışılan birimin ve/veya Kurumun hedeflerinin gerçekleştirmesi gibi diğer koşullara bağlı olduğunu, her koşulda ödenmesi gibi bir durum olmadığını, 5. Emsal çalışan bordrosu celp edilmeden, prim hesaplanamayacağını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının prim hak ettiğine dair delil sunmadığını, iş sözleşmesi ile kararlaştırılmamış, işverenin yönetim hakkı kapsamında olan bir ödemenin istenemeyeceğini, 6. İstifa eden işçiye prim ödemesi yapılmayacağını, prim ödenebilmesi için çalışanların ödeme tarihinde görev başında bulunması gerektiğini, 7. Çalışanın performansının prim hesabında göz önünde bulundurulduğunu, primin belli bir katsayı veya ortalama ücret üzerinden ya da başka çalışanların aldığı prim üzerinden hesaplanamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile prim alacağının ispatı ile hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı