Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5959 E., 2025/7687 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5959 E., 2025/7687 K. (09.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5959
Karar No
2025/7687
Karar Tarihi
09.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/5959 E. , 2025/7687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/760 E., 2025/1100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/501 E., 2024/500 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; ... İş Teftiş Kurulu tarafından görevlendirilen iş müfettişi tarafından davacı işyerinde 07.11.2017-19.01.2018 tarihleri arasında yapılan denetim neticesinde 31.01.2018 tarihli ve... No.lu İnceleme Raporu düzenlendiğini, raporda; işyerinde çalışan toplamda 26 işçiye 2016/11 ilâ 2017/12 dönemleri arasında fazla çalışma yaptırıldığı, fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, işveren ve çalışan ifadeleri, işyeri puantaj kayıtları dikkate alınmadan ve hiçbir somut veri veya belgeye dayanmadan farazi olarak ara dinlenmesinin 1 saat olduğu tespitine yer verildiğini, fazla çalışma sürelerine ilişkin yapılan tespitin eksik ve hatalı olduğu, işçilere eksiksiz olarak fazla çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin ödendiği, gece döneminde yapılan çalışmanın güvenlik işi olduğu, işverenden gece çalışmasına ilişkin uygulamanın düzeltilmesinin talep edilmediğini ileri sürerek 31.01.2018 tarihli ve ... No.lu İnceleme Raporunun öncelikle tedbiren durdurulmasını ve hukuka aykırı olduğunun tespitiyle birlikte iptalini talep etmiştir. 2. Davacı vekili bozmadan sonra açtığı birleşen davaya ait dilekçesinde; davacı Şirketin çorba, pide ve kebap satan restaurantları işlettiğini, işyerine denetime gelen görevlilerce 15.11.2017 tarihli tutanak düzenlendiği, bu tutanakta işyerinde çalışanlara verilen ara dinlenmenin bir saat olduğunu ancak kayıtlarda bir buçuk saat gösterildiğinin iddia edildiğini, fazla çalışma ücret kayıtlarının eksik gösterildiğinin belirtildiğini, davacıya ait bu restaurantın faaliyetinin yemek servisi olmasından dolayı çalışma saatlerinin öğlen yemeği sırasında 12.00-14.00 arası ile akşam 19.00-21.00 saatleri arasında olduğunu, bu nedenle bu yoğun servis saatleri dışında tüm çalışanların gerek kendi yemek sürelerini, çay, sigara ve diğer ihtiyaçlarını halletmek için en az bir buçuk saat ara dinlenmesi yaptıklarını, ara dinlenmelerin bazen iki, iki buçuk saati bulduğunu ileri sürerek davalı Kurumca düzenlenen 15.11.2017 tarihli 7240/19 sayılı ve 16.11.2017 tarihli 7240/20 sayılı tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; dava açma süresi yönünden itirazda bulunduklarını, davanın otuz günlük yasal süresi içinde açılmadığını, davayı kabul etmediklerini, pasif sıfat yokluğu, usul, esas ve mevcut mevzuata aykırılığı yönlerinden reddini talep ettiklerini, davanın muhatabının idari para cezalarını uygulayan ... ve Sosyal Güvenlik Kurumu (...) olduğunu, davalı ile davacı işveren arasında herhangi bir iş sözleşmesi, ihale ya da davalı İdare tarafından uygulanan bir yaptırımın bulunmadığını, iş müfettişleri tarafından davacının restoran şubelerinde denetim gerçekleştirildiğini, 16.11.2017 tarihli ve 15.11.2017 tarihli "Noksanlık ve Ayrılıklar" bildiriminin tebliğ edildiğini, davacı tarafça 16.11.2017 tarihli bildirime ilişkin olarak ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her iki davanın aynı incelemeye ve aynı müfettiş raporuna ilişkin olduğunu, davaların usul ekonomisi açısından birleştirilmesi gerektiğini, davaya husumet yönünden de itiraz ettiklerini, 4857 sayılı İş Kanununa (4857 sayılı Kanun) göre iş müfettişlerinin hazırladıkları rapor ve tutanakların aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davayı kabul etmeyerek pasif sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, idari para cezası uygulayan Kurumun ... ve ... olduğunu, davanın her iki Kuruma ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararı ile; davanın aleyhine hukuki sonuç doğuracak işçiler aleyhine yöneltilmesi gerektiği hâlde davalı Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aleyhine açılmasının yerinde olmadığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın dava şartlarından olan husumet ehliyetinin bulunmadığı ve davalının taraf sıfatının olmadığından husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 25.12.2019 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince; dava konusu edilen inceleme raporundaki tespitler ... isimli işçinin şikayeti üzerine yapılan denetim sonucunda Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş müfettişi tarafından yapılmış olmakla, davanın Bakanlık aleyhine yöneltilmesi doğru olmakla birlikte şikayette bulunan işçi de davaya dâhil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumet yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra asıl dava ve birleşen davanın birlikte yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2024 tarihli kararı ile; bozma doğrultusunda davaya konu iptali istenen tutanakların ve inceleme raporunun, işçiler ... ve ...'ın şikayeti üzerine yapılan inceleme sonucu düzenlendiği anlaşıldığından ... ve ... davaya dâhil edilerek taraf teşkili sağlandığı, her iki davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşıldığı, asıl ve birleşen davalara konu edilan müfettiş raporlarının işyerinde çalışan işçilerin beyanları doğrultusunda hazırlandığı, davacı tarafa delilleri arasında dayandığı kamera kayıtlarını dosyaya sunması için kesin süre verilmesine rağmen dosyaya kamera kayıtlarının sunulmadığı, dosyaya sunulan bordroların iş müfettişleri tarafından hazırlanan raporların aksini ispata yeterli olmadığı, sunulan bordrolar imzalı olsa da bordrolarda belirtilen çalışma saatlerinin her zaman fiilî durumu yansıtmayacağı, 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmüne göre müfettiş raporlarının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu, bu nedenle işbu raporların aksinin ispat külfeti üzerine düşen davacı Şirketin dosyaya yeterli ispat vasıtası sunmadığı gibi bilirkişi raporuna karşı bir itirazda bulunmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davaya konu tespit raporlarının tamamının hatalı olduğunu, dava süresince sunulan delillerin değerlendirilmediğini, dinletilen tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, 2. İşveren ve çalışan ifadeleri ile işyeri puantaj kayıtları dikkate alındığında söz konusu işçilerin bazı günlerde 1 saat fazla çalışma yaptıkları, erken çıkış yaptıkları bazı günlerde ise hiç fazla çalışma yapmadıklarının görüldüğünü, davacı Şirketin bu durumu ücret bordrolarına yansıtarak işçilerin hak etmiş oldukları fazla çalışma ücretlerini zamanında ödediğini, 3. İşyerinde işçiler tarafından fiilen 1,5 saat ara dinlenmesinin kullanıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ...'nın 15-16.11.2017 tarihli ve ... sayılı tutanakları ile 31.01.2018 tarihli ve ... No.lu İnceleme Raporunun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 65411c55e7c62a1a c7d7b9d06605208f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 9. Hukuk Dairesi 2025/5959 E. , 2025/7687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/760 E., 2025/1100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/501 E., 2024/500 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; ... İş Teftiş Kurulu tarafından görevlendirilen iş müfettişi tarafından davacı işyerinde 07.11.2017-19.01.2018 tarihleri arasında yapılan denetim neticesinde 31.01.2018 tarihli ve... No.lu İnceleme Raporu düzenlendiğini, raporda; işyerinde çalışan toplamda 26 işçiye 2016/11 ilâ 2017/12 dönemleri arasında fazla çalışma yaptırıldığı, fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiği, işveren ve çalışan ifadeleri, işyeri puantaj kayıtları dikkate alınmadan ve hiçbir somut veri veya belgeye dayanmadan farazi olarak ara dinlenmesinin 1 saat olduğu tespitine yer verildiğini, fazla çalışma sürelerine ilişkin yapılan tespitin eksik ve hatalı olduğu, işçilere eksiksiz olarak fazla çalışmalarının karşılığı olan ücretlerin ödendiği, gece döneminde yapılan çalışmanın güvenlik işi olduğu, işverenden gece çalışmasına ilişkin uygulamanın düzeltilmesinin talep edilmediğini ileri sürerek 31.01.2018 tarihli ve ... No.lu İnceleme Raporunun öncelikle tedbiren durdurulmasını ve hukuka aykırı olduğunun tespitiyle birlikte iptalini talep etmiştir. 2. Davacı vekili bozmadan sonra açtığı birleşen davaya ait dilekçesinde; davacı Şirketin çorba, pide ve kebap satan restaurantları işlettiğini, işyerine denetime gelen görevlilerce 15.11.2017 tarihli tutanak düzenlendiği, bu tutanakta işyerinde çalışanlara verilen ara dinlenmenin bir saat olduğunu ancak kayıtlarda bir buçuk saat gösterildiğinin iddia edildiğini, fazla çalışma ücret kayıtlarının eksik gösterildiğinin belirtildiğini, davacıya ait bu restaurantın faaliyetinin yemek servisi olmasından dolayı çalışma saatlerinin öğlen yemeği sırasında 12.00-14.00 arası ile akşam 19.00-21.00 saatleri arasında olduğunu, bu nedenle bu yoğun servis saatleri dışında tüm çalışanların gerek kendi yemek sürelerini, çay, sigara ve diğer ihtiyaçlarını halletmek için en az bir buçuk saat ara dinlenmesi yaptıklarını, ara dinlenmelerin bazen iki, iki buçuk saati bulduğunu ileri sürerek davalı Kurumca düzenlenen 15.11.2017 tarihli 7240/19 sayılı ve 16.11.2017 tarihli 7240/20 sayılı tutanağın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; dava açma süresi yönünden itirazda bulunduklarını, davanın otuz günlük yasal süresi içinde açılmadığını, davayı kabul etmediklerini, pasif sıfat yokluğu, usul, esas ve mevcut mevzuata aykırılığı yönlerinden reddini talep ettiklerini, davanın muhatabının idari para cezalarını uygulayan ... ve Sosyal Güvenlik Kurumu (...) olduğunu, davalı ile davacı işveren arasında herhangi bir iş sözleşmesi, ihale ya da davalı İdare tarafından uygulanan bir yaptırımın bulunmadığını, iş müfettişleri tarafından davacının restoran şubelerinde denetim gerçekleştirildiğini, 16.11.2017 tarihli ve 15.11.2017 tarihli "Noksanlık ve Ayrılıklar" bildiriminin tebliğ edildiğini, davacı tarafça 16.11.2017 tarihli bildirime ilişkin olarak ... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her iki davanın aynı incelemeye ve aynı müfettiş raporuna ilişkin olduğunu, davaların usul ekonomisi açısından birleştirilmesi gerektiğini, davaya husumet yönünden de itiraz ettiklerini, 4857 sayılı İş Kanununa (4857 sayılı Kanun) göre iş müfettişlerinin hazırladıkları rapor ve tutanakların aksi ispat oluncaya kadar geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davayı kabul etmeyerek pasif sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, idari para cezası uygulayan Kurumun ... ve ... olduğunu, davanın her iki Kuruma ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararı ile; davanın aleyhine hukuki sonuç doğuracak işçiler aleyhine yöneltilmesi gerektiği hâlde davalı Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aleyhine açılmasının yerinde olmadığı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın dava şartlarından olan husumet ehliyetinin bulunmadığı ve davalının taraf sıfatının olmadığından husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 25.12.2019 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince; dava konusu edilen inceleme raporundaki tespitler ... isimli işçinin şikayeti üzerine yapılan denetim sonucunda Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş müfettişi tarafından yapılmış olmakla, davanın Bakanlık aleyhine yöneltilmesi doğru olmakla birlikte şikayette bulunan işçi de davaya dâhil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumet yokluğu sebebi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra asıl dava ve birleşen davanın birlikte yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2024 tarihli kararı ile; bozma doğrultusunda davaya konu iptali istenen tutanakların ve inceleme raporunun, işçiler ... ve ...'ın şikayeti üzerine yapılan inceleme sonucu düzenlendiği anlaşıldığından ... ve ... davaya dâhil edilerek taraf teşkili sağlandığı, her iki davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşıldığı, asıl ve birleşen davalara konu edilan müfettiş raporlarının işyerinde çalışan işçilerin beyanları doğrultusunda hazırlandığı, davacı tarafa delilleri arasında dayandığı kamera kayıtlarını dosyaya sunması için kesin süre verilmesine rağmen dosyaya kamera kayıtlarının sunulmadığı, dosyaya sunulan bordroların iş müfettişleri tarafından hazırlanan raporların aksini ispata yeterli olmadığı, sunulan bordrolar imzalı olsa da bordrolarda belirtilen çalışma saatlerinin her zaman fiilî durumu yansıtmayacağı, 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmüne göre müfettiş raporlarının aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli olduğu, bu nedenle işbu raporların aksinin ispat külfeti üzerine düşen davacı Şirketin dosyaya yeterli ispat vasıtası sunmadığı gibi bilirkişi raporuna karşı bir itirazda bulunmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davaya konu tespit raporlarının tamamının hatalı olduğunu, dava süresince sunulan delillerin değerlendirilmediğini, dinletilen tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, 2. İşveren ve çalışan ifadeleri ile işyeri puantaj kayıtları dikkate alındığında söz konusu işçilerin bazı günlerde 1 saat fazla çalışma yaptıkları, erken çıkış yaptıkları bazı günlerde ise hiç fazla çalışma yapmadıklarının görüldüğünü, davacı Şirketin bu durumu ücret bordrolarına yansıtarak işçilerin hak etmiş oldukları fazla çalışma ücretlerini zamanında ödediğini, 3. İşyerinde işçiler tarafından fiilen 1,5 saat ara dinlenmesinin kullanıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ...'nın 15-16.11.2017 tarihli ve ... sayılı tutanakları ile 31.01.2018 tarihli ve ... No.lu İnceleme Raporunun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 65411c55e7c62a1a c7d7b9d06605208f ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı