9. Hukuk Dairesi 2025/5402 E. , 2025/7615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2058 E., 2025/1189 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/427 E., 2024/269 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... kadrolu temizlik işçisi olup ... üyesi olduğunu, 21.08.2013 tarihinden itibaren alt işverenlere bağlı çalıştığını, 01.11.2020 tarihinde kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, müvekkilinin toplu iş sözleşmesinin 27/(c) hükmü ile öğleden önce ve öğleden sonra 15'er dakika dinlenme hakkı verildiğini, kadrolu işçi olmasından sonra davacıya iradesi dışında zorla bu iki dinlenme süresinin öğle molası ile birleştirilmesini istediğine dair dilekçe yazdırıldığını, bu şekilde öğle molasına eklenen yarım saatlik dinlenme süresinin davacıya kullandırılmadığını, davacının günlük 8,5 saat ve haftalık 42,5 saat çalışması gerekirken, bu sürelerin kullandırılmaması sebebiyle haftalık 45 saat çalıştığını, aradaki 2,5 saat çalışma ücretinin toplu iş sözleşmesi hükmüne göre %35 zamlı olarak ödenmesi gerektiğini iddia ederek 01.11.2020 tarihinden itibaren hak edilen fazla sürelerle çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacakların zamanaşımına uğradığını, işyerinde işçilere öğleden önce ve sonra her biri 15 dakika süren iki ara dinlenme kullandırıldığını, işçilerin yazılı ve sözlü talepleri üzerine bu sürenin öğle molası süresine eklendiğini, bu şekilde öğle dinlenme süresinin 1,5 saat kullandırıldığını, davacıya zorla belge imzalatıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, aylık mesai çizelgelerinde de ara dinlenme süresinin gösterildiğini, bu çizelgelerin de davacı tarafından imzalı olduğunu, ayrıca dinlenme süresinin işverenin yönetim yetkisi kapsamında kullandırılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının toplu iş sözleşmesinden doğan dinlenme hakkını talebi üzerine öğle arası dinlenme süresine ekleyerek kullandığı ve fazla sürelerle çalışma ücreti alacağının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin usulüne uygun kullandırılmayan ara dinlenme süreleri bakımından fazla çalışma alacağının doğduğunu, 2. Davalının, tüm işçilerin talebi doğrultusunda öğle yemeği arası ile ara dinlenmelerin birleştirildiği iddiasının hayatın olağan akışına, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda düzenlenen dinlenme hakkına ve işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ara dinlenme süresinin usulüne uygun olarak kullandırılıp kullandırılmadığına ve buna bağlı olarak davacının fazla sürelerle çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.