Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/5392 E., 2025/7701 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5392 E., 2025/7701 K. (13.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5392
Karar No
2025/7701
Karar Tarihi
13.10.2025

9. Hukuk Dairesi 2025/5392 E. , 2025/7701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1985 E., 2025/409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/234 E., 2024/270 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 22 birimin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde olduğunu, yetki tespit yazısının 6. sırasında yer alan ... sicil numaralı birimin kapandığını, ... ... sicil numaralı birimlerde çalışan işçilerin yetki tespitine esas alınan sayıya dâhil edilmediğini, 6356 sayılı ... ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (6356 sayılı Kanun) uyarınca davalı Sendikanın işyerinde yarıdan fazla çoğunluğa sahip olması gerektiğini, esas numarasını belirttiği işe iade davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davalı Bakanlığın 21.04.2022 tarih ve ... sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, süresinde olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafın iddialarına ilişkin somut ve maddi bir delil sunulmadığını, işverenin farklı işkollarında yer alan işyerlerinin dikkate alınamayacağını, müvekkili Sendikanın davacıya ait işyerlerindeki üye sayısının yetki için yeterli çoğunluğa ulaştığını, müvekkilinin toplu iş sözleşmesi yapmak için gerekli çoğunluğu sağladığının tespit edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; ... sicil numaralı işyerinin farklı ... yer aldığını, ... sicil numaralı işyerinin yetki tespitinde dikkate alındığını, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, başvuru tarihi itibarıyla ... gerekli çoğunluğa sahip olduğunu, işe iade davasının bekletici mesele yapılması hususunun işveren tarafından ileri sürülemeyeceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işverenin farklı işkollarında yer alan işyerlerinin her bir işkolu için ayrı ayrı de��erlendirilmesi gerektiği, yetki tespit davalarında işkolu itirazlarının incelenemeyeceği ve bekletici mesele de yapılamayacağı, Mahkemece görevlendirilen bilirkişi heyetince dava konusu yetki tespiti kapsamındaki işyerlerinde dosya kapsamı itibarıyla çalışan işçi ve sendika üye sayısının tespit edildiği, hükme esas alınan 15.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu yetki tespiti kapsamındaki 17 işyerinde çalışan 369 işçiden 225'inin davalı Sendikanın üyesi olduğu, davalı Sendikanın başvuru tarihi olan 13.04.2022 itibarıyla toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin isabetli olduğu, özellikle aynı işkolunda faaliyet gösteren davalıya ait işyerlerinde toplam 369 işçi çalıştığı, bunlardan 225 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu, toplu iş sözleşmesi yetkisi verilmesi kararında hatalı bir yönün bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu ile kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 2. Bilirkişi raporunda tespit edilen üye işçi sayısının hatalı olduğunu, yetki tespitine konu birimlerin işletme olup olmadığının araştırılmadığını, 3. ... üyesi işçilerinin üyeliğe kabul anlarının tespit edilmesi gerektiğini, 4. Müvekkili Şirketin davalı Sendika ile aynı işkolunda faaliyet gösteren 2 işyerinin (... ve ... Büro) dikkate alınmadığını, 5. ..., ... ve ... işyerlerindeki işçi sayılarının eksik tespit edildiğini, yetki prosedür dosyasının şifreli olduğunu ve dolayısıyla hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, ... ve ... isimli işçilerin dikkate alınıp alınmadıklarının tespit edilemediğini ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda ... işyeri dönem bordrolarına göre davacı Şirketin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer alan 17 işyerinde yetki başvuru tarihi itibarıyla çalışan işçi sayısının ... olduğu, davacı tarafından iddia edilenin aksine Bakanlık tespitinde dikkate alınmadığı belirtilen ... sicilli (...) ve ... sicilli (... Büro) işyerlerinin yetki tespiti kapsamında Bakanlıkça dikkate alındığı, ... sicilli (...) işyerinde çalışan .... isimli işçinin başvurudan sonra işe girişi bildirildiği ve dikkate alınamayacağı, ... sicilli (...) işyerinde çalışan ..., ..., .... ve .... isimli işçilerle ... sicilli (...) işyerinde çalışan .... ve .... isimli işçilerin işe giriş ve işten çıkış bildirim tarihlerine göre başvuru tarihinde işyerinde çalışmadıkları ve işçi sayısı bakımından dikkate alınamayacağı, davacı işverence ... sicilli işyerinden 04.04.2022 tarihinde çıkışı bildirilen ... ile ... sicilli işyerinden 10.04.2022 tarihinde çıkışı bildirilen ... isimli işçilerin başvurudan önce işten ayrıldığı bildirildiğinden dikkate alınmamalarında isabetsizlik bulunmadığı, ... sicilli işyerinin işkolu tescil kayıtlarına göre 15 sıra No.lu taşımacılık işkolunda yer aldığı ve davaya konu yetki tespitinde değerlendirilemeyeceği, davalı Sendikaya başvuru tarihinde üye olduğu belirlenen 3 işçinin başvuru anı olan 13.04.20 22... .34'ten önce sendika üyesi oldukları ve söz konusu işçilerin dikkate alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup sonucu itibarıyla tespite konu işyerlerinde çalışan 386 işçiden 206'sının davalı Sendika üyesi olduğu, yetki başvuru tarihi itibarıyla işçilerin yarıdan fazlasının davalı işçi Sendikası tarafından üye kaydedildiği ve bu anlamda sayısal çoğunluk bakımından tespit konusu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olduğuna dair itirazın sonuca etkili olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; hükme esas alınan 15.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu yetki tespiti kapsamındaki 369 işçiden 225'inin davalı Sendikanın üyesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına uygun değildir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun'un 370/4 hükmü gereğidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5664b6e8f1cc536d 6a4bdc48a2c6006c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı