Yargıtay Kararları › Yargıtay 9. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/2432 E., 2025/7163 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/2432 E., 2025/7163 K. (01.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2432
Karar No
2025/7163
Karar Tarihi
01.10.2025
Konu
Tazminat

9. Hukuk Dairesi 2025/2432 E. , 2025/7163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/5 E., 2024/642 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı .. yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence sonlandırılıp Türkiye'ye gönderildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket çalışanı olmadığını, yurt dışı çalışmalarından davalı Şirketin sorumlu olamayacağını, yurt dışı çalışmalarından dolayı Türk mevzuatının uygulanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 27.10.2021 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 27.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasında davacının 02.08.2016-30.11.2016 ve 17.12.2016-21.12.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan dava konusu alacakların ait olduğu söz konusu çalışma dönemi hakkında ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli kararı ile; davacının 02.08.2016-30.11.2016 ve 17.12.2016-21.12.2016 tarihleri arasındaki çalışma döneminde ... hukukunun uygulanması gerektiği ve bu hizmet süresinin 4 ay 4 gün olduğu, 27.06.2012-03.09.2015 tarihleri arasındaki 3 yıl 1 ay 12 günlük çalışma süresine ise Türk hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalıya ait yurt dışı işyerlerinde aralıklı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 21.12.2016 tarihinde sona erdiği, davanın ise 24.01.2020 tarihinde açıldığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince ... hukukuna tâbi çalışma dönemlerine ilişkin alacak taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu dönemlerdeki taleplerin de kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Türk hukukuna tâbi döneme ilişkin alacak taleplerinin kısmen kabulüne, Rusya hukukuna tâbi dönem yönünden ise taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, b. Müvekkilinin 02.08.2016-30.11.2016 ve 17.12.2016-21.12.2016 tarihleri arasındaki çalışma dönemlerine ilişkin taleplerin reddine karşı vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, c. Anayasa Mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması gerektiğini, d. Yabancı hukuktaki zamanaşımı sürelerinin Türk kamu düzenine aykırı olacak şekilde kısa olması hâlinde Türk hukukunda uygulanan zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerektiğini, e. Kamu düzeni ve emredici kurallar açısından uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, f. ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi gereğince geçerli sebeplerden dolayı sürelerin dolması nedeniyle sürenin mahkeme tarafından yenilenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın tamamen zamanaşımına uğradığını, b. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararıyla da sabit olduğu üzere sözleşme olmayan döneme mutad iş yeri hukukunun uygulanması gerektiğini, c. Yargılama konusu davada müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, d. Hizmet süresinin hatalı belirlendiğini, e. Net ücretin brüt ücrete çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu, f. Hesaplamaların hatalı yapıldığını, alacaklardan yapılan indirimin düşük olduğunu, g. Davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; zamanaşımı def'i, vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta dava tarihinin 24.01.2020 olması ve kısmen redde ilişkin kararın yabancı hukukun uygulanması nedeniyle verilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (8) ve (10) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla; "8-Davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," "10-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına," ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı