Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/3084 E., 2025/5545 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3084 E., 2025/5545 K. (11.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3084
Karar No
2025/5545
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/3084 E. , 2025/5545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/4 E., 2023/22 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 13... , 98, 124, 1 14... , 2 03... parsel sayılı sırasıyla 2.756.68, 3.889.15, 3.841.55, 9.391.28, 4.036. 09... .742.54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, hibe, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği iddiasına, davacı ... ise 1 14... ve 203 parsel sayılı taşınmazlara yönelik miras yoluyla gelen hakka dayanarak, dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2015 tarihli ve 2008/4 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1 13... , 98, 1 24... ada 208 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payları oranında ... ve ... adına, 1 14... ve 203 parsel sayılı taşınmazların ise 1/3 payları oranında ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline dair kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.05.2018 tarihli ve 2015/17691 Esas, 2018/3197 Karar sayılı kararıyla "...İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murislerinden kaldığı, davalı ...’in keşif sırasında davalı ... yönünden davayı kabul ettiği, davacı ... yönünden ise bu kişinin anneannesi ...'nin babasından gelen miras payının hala tereke içinde bulunduğu gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu gibi araştırma, inceleme ve uygulamanın da hüküm için yeterli bulunmadığı; davacı ...'ın, temyize konu taşınmazların miras bırakanı ...’ten intikal ettiği ve muris terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek taşınmazların terekeye döndürülmesi istemiyle, davacı ...'ün ise temyize konu taşınmazlardan 1 14... ve 203 parsel sayılı taşınmazların muris ...’ten (...’ün babası) intikal ettiğini ileri sürerek miras payına yönelik olarak dava açtığı; davalı ... ise taşınmazların eşinin babası olan ...’ten intikal ettiğini ve taşınmazların taksimen eşi ...’e kaldığını, bu kişi tarafından da kendisine hibe edildiğini savunduğu; çekişmeli taşınmazların öncesinin ...’e ait iken ölümü üzerine yapılan paylaşım neticesinde oğlu ...'e kaldığı ve 20 yılı aşkın süre ile ... ve mirasçılarının kullanımında olduğunun dosya kapsamı ile belirlendiği gibi bu hususun davacı ...’nin 20.03.2006 tarihli celsedeki beyanları karşısında ...’nin de kabulünde olduğu; şu halde; taksimin geçerliliği için miras paylarında eşitlik sağlanmış olması da aranmayacağına göre temyize konu 1 14... ve 203 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...’nin murisinden gelen payı olduğundan söz edilemeyeceği; diğer taraftan, yukarıda açıklandığı üzere çekişmeli taşınmazların ...’e ait olduğunun sabit olduğu gibi bu hususun davacı ... ve davalı ...’ün de kabulünde olduğu; yine davalı ...'ün, ... mirasçılarından ...’ün eşi olup, ... halen hayatta olmasından dolayı terekeye karşı 3. kişi durumunda olduğu; davacı ...'ün, ... mirasçıları arasında taksim yapılmadığını ileri sürerek taşınmazların terekeye döndürülmesi istemi ile dava açtığına göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ... mirasçıları arasında yöntemince bir taksim yapılıp yapılmadığı; çekişmeli taşınmazların ... mirasçılarından Mustafa’ya kalıp kalmadığı ve kalmış ise bu kişi tarafından eşi ...’e hibe edilip edilmediği noktasında toplandığı; ne var ki İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte; yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından ...’ün ölümünden sonra tüm mirasçılarının katılımı ile bir taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise hangi taşınmazın kime düştüğü hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmadığı; taksime katılmayan bir mirasçı bulunmakta ise bu kişinin muvafakatinin alınıp alınmadığı ya da razı edilip edilmediğinin sorulup saptanılmadığı; soyut nitelikteki beyanlara itibar edilerek hüküm kurulduğu; kaldı ki; davalı ...’ün keşif sırasındaki “...’nın hakkını henüz vermedik, razı etmedik, bir daha ki celse razı edeceğiz” şeklindeki beyanlarının neye ilişkin olduğu ve kabul niteliğinde bulunup bulunmadığının da karar yerinde tartışılmaksızın hüküm tesis edildiğine işaret edilerek; yöntemince taksim araştırması yapılması; bundan sonra ... mirasçıları arasında paylaşım yapılmadığı sonucuna varılması halinde davalı ...’ün terekeye göre 3. kişi durumunda bulunduğu gözetilerek Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesine göre bir karar verilmesi" gereklerine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...çekişmeli taşınmazların muris ...'ten gelen taşınmazlar olduğu, mahalli bilirkişiler ve tanıkların beyanlarında, mirasçılar arasında usulüne uygun bir paylaşım yapılmadığını bildiklerini, muris ...'ün sağlığında söz konusu taşınmazları taksim etmediği, taşınmazların murisin oğlu ... ve gelini ... adlarına tespit gördüğü, ...’ün tüm mirasçılarının katılımı ile bir taksim yapılmadığı, taksime katılmayan davacı ...'ın muvafakatinin alınmadığı ve razı edilmediği tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile doğrulandığından; asıl dosya yönünden sübut bulan davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile murisin veraset ilamındaki payı doğrultusunda davacı adına tesciline; birleşen dava davacısı ...’nin 20.03.2006 tarihli celsedeki “çekişmeli taşınmazların ...’ten kaldığı, mirasçıları arasında yapılan paylaşım neticesinde taşınmazların ...’e düştüğü, miras bırakanı ...’ye ise başka taşınmazlar verildiği, ancak murisine taksimde az yer verildiği için eldeki davayı açtığı” şeklindeki beyanları karşısında taksimin geçerliliği için miras paylarında eşitlik sağlanmış olması da aranmadığından 1 14... ve 203 parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...’nin murisinden gelen payı olduğundan söz edilemeyeceğinden birleşen davanın sübut bulmadığı..." gerekçesiyle dava konusu 1 13... , 98, 124, 1 14... , 2 03... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile miras bırakan ...'ün ... Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2023/516 Esas, 2023/516 Karar sayılı veraset ilamına göre mirasçıların payları oranında adlarına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı