8. Hukuk Dairesi 2023/1446 E. , 2025/5543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/204 E., 2022/2 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. ve (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararlarının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak ve davalar birleştirilerek yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 5.402,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine yazılmak suretiyle ... adına; 1 03... parsel sayılı 5214,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle yine ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine yazılmak suretiyle ... adına; 1 06... parsel sayılı 115,65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal, taksim, hisse satışı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4 payı ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine yazılmak suretiyle ..., 1/4 payı verasette iştirak olarak ..., ... ve ..., 2/4 payı ise verasette iştirak olarak ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Yargılamanın devamı sırasında 2015 yılında yörede yapılan uygulama kadastrosu çalışmaları sonucunda, çekişmeli 1 01... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 5.438,62 metrekar 1 03... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 5.144,86 metrekare ve 1 06... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü ise 118,73 metrekare olarak belirlenmiştir. Davacı ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; çekişmeli 1 01... , 1 03... ve 1 06... parsel sayılı gayrimenkullerin tespitlerinin davalıların murisleri adına yapıldığını, yapılan tespitin yanlış ve eksik olduğunu, söz konusu gayrimenkullerin ... kızları ... ve ...'dan kalma olduğunu, kadastro tespitinin yalnız ... mirasçılarının bir kısmına yazıldığını, ...'nın kızkardeşleri olan ...'nin mirasçılarına hiç hisse verilmediğini, müvekkillerinden ... (...'un kızı)'nin mirasçısı olduğunu, kadastroca yapılan tespitin iptali ile veraset ilamına göre belirlenecek hisselere göre tespitini talep ettiklerini, dava konusu parsellerdeki tespite olan itirazların kabulü ile alınacak veraset ilamındaki hisselere göre yeniden tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2005 tarihli ve 2005/1 Esas, 2005/5 Karar; 2005/2 Esas, 2005/3 Karar ve 01.06.2005 tarihli ve 2004/12 Esas, 2005/1 Karar sayılı kararlarıyla çekişmeli taşınmazlar hakkındaki davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.03.2007 tarihli ve 2007/212 Esas, 2007/425 Karar sayılı; 01.03.2007 tarihli ve 2007/213 Esas, 2007/426 Karar sayılı; 7. Hukuk Dairesinin 02.02.2006 tarihli ve 2006/117 Esas, 2006/169 Karar sayılı kararlarıyla "...Öncelikle davacılar tarafından aynı dava dilekçesi ile dava açılan ve kök muristen kalıp kalmadığı, kök muristen kalmışsa mirasçıları arasında usulen taksim edilip edilmediği ve varsa taksimde kime düştüğü çekişmeli olan taşınmazlarla ilgili davalar birleştirilmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararlar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin usule ilişkin bozma ilamlarına uyularak ve davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "..taraflar arasında dava konusu parsellerin, tarafların ortak miras bırakanı...'dan kaldığı yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf kök murisin teresinin taksim edilmediğini, kendi paylarının olduğunu ileri sürmüşken, davalılar ise terekenin taksim edildiğini, davalı taşınmazların kendilerine düştüğünü ileri sürmüşlerdir. Çözülmesi gereken hukuki ihtilaf, tarafların ortak mirasının taraflarca usulüne uygun taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Mirasın taksimine ilişkin uyuşmazlıklarda kural olarak taksim olgusu, bu savı ileri süren tarafça ispat edilmelidir. Somut olayda davalılar her ne kadar taksime dayanmış ve ispat külfetini üzerilerine almış ve bu olguyu ispat edememiş iseler de; dosya kapsamında icra edilen tüm keşiflerde dava konusu taşınmazlara davalı yanın bilinmeyen bir tarihten beri ve insan ömrüne yetecek süre içerisinde zilyetliğini devam ettirdiği ve bu duruma kimsenin itirazda bulunmadığı, taşınmazlara yönelik el atmanın söz konusu olmadığı ve ayrıca davalı taraf haricinde dava konusu taşınmazların münavebeli (dönüşümlü) kullanımının da söz konusu olmadığı alaşılmıştır. Davalıların ve yakın murislerinin dava konusu taşınmazlarda insan ömrünü aşacak süre zarfında, bilinmeyen bir tarihten bu yana kesintisiz ve nizasız olarak malik sıfatıyla zilyet olmalarının davalılar lehine taksimin varlığına karine oluşturduğu ve bu karinenin aksinin davacılar tarafından ispat edilemediği..." gerekçesiyle davacıların davasının reddine; çekişme konusu taşınmazların uygulama kadastrosu sonucunda belirlenen yüzölçümleri ve sınırları ile tespit malikleri/ ölü olanların mirasçıları adına hükümde gösterilen paylarla ayrı ayrı tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1446 E., 2025/5543 K. (11.09.2025) – Miras
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1446
- Karar No
- 2025/5543
- Karar Tarihi
- 11.09.2025
- Konu
- Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2716 E., 2025/5536 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1497 E., 2025/5538 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6076 E., 2025/5539 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2985 E., 2025/5544 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3084 E., 2025/5545 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1933 E., 2025/5546 K. 11.09.2025