Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1497 E., 2025/5538 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1497 E., 2025/5538 K. (11.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1497
Karar No
2025/5538
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/1497 E. , 2025/5538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/693 E., 2024/2157 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/27 E., 2022/20 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2021 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacının murisi ... adına kayıtlı bulunan eski 711 parsel sayılı 4.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni...... parsel numarasıyla ve 3.728,05 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında tapuda babası adına kayıtlı bulunan taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün, tesis kadastrosu sırasında belirlenen yüzölçümü olan 4200 metrekareye yükseltilmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL kayıp alan bedelinin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya yahut tapu kayıt maliki olan mirasçılarına ödenmesi istemiyle Kadastro Müdürlüğü'nü temsilen Hazine'ye husumet yönelterek dava açmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uygulama kadastrosu çalışmalarının doğru yapıldığını, taraflarının husumet ehliyeti olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davanın Kadastro Müdürlüğüne yönelik açılmış olduğu, davacıya ait taşınmazdaki eksilmenin kaynağının tespiti amacıyla 17.06.2022 tarihinde keşif yapıldığı, bu keşif sonucunda yapılan ölçümler neticesinde 04.07.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ve 14.10.2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda dava konusu taşınmazın sınırlarında meydana gelen kaymanın dava konusu taşınmaza komşu taşınmaz olan...... ve 94 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığının anlaşıldığı, bunun üzerine ilgili parsellere ait uygulama tutanak asılları ile ilgili tüm bilgi belgeler ekleri ve tapu kayıtları tüm tedavülleri ile birlikte dosya arasına alınıp incelendiği, ne var ki; 09.11.2022 tarihli celsede, davacının bilirkişi raporunda bildirilen parsel maliklerini davaya dahil etmek istemediğini bizzat beyan ettiği, bu nedenle davacı yana duruşmadaki açık beyanları göz önünde bulundurularak lehine kazandırma yapılan taşınmaz maliklerini davaya dahil etmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) tasarruf ilkesi başlıklı 24/2. madde hükmü gereği "kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz." Mahkememizce ayrıca süre verilmediği, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının bedel talebi yönünden ise kadastro mahkemesinin görevli olmaması nedeniyle tefrik kararı verildiği açıklanarak, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; dava konusu eski 7 11... ada 73 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince düzenlenen uygulama tutanağı gibi tapu kütüğüne aynen aktarılmasına; davacının, dava konusu taşınmazdaki metrekare eksikliğinden kaynaklı olarak tazminat talebine ilişkin itirazları yönünden dosyanın tefrik edilerek, mahkemenin son esasına kaydedilmek üzere ayrı bir dosyada devamına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıdan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7ce899d07e379001 e05a4fea5eb96088

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı