Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/384 E., 2025/5534 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/384 E., 2025/5534 K. (11.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/384
Karar No
2025/5534
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/384 E. , 2025/5534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2023/3 K. KARAR : Asıl ve birleşen davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 47... parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ... adına; 1 47... parsel sayılı taşınmaz ise aynı nedenle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, ancak bu iki taşınmazın ortak sınırının Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçüm haneleri boş bırakılmak suretiyle tespitleri yapılmıştır. Davacı ... tarafından, davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yine askı ilan süresinden sonra davacılar ... ve ... tarafından, 1 47... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davalılara ait tapu kaydının mükerrer olduğu iddiasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilen dava dosyası eldeki aktarılan dava ile birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki hüküm Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.06.2019 tarihli ve 2016/4916 Esas, 2019/4567 Karar sayılı kararıyla "davacı tarafa ait 01.11.1934 tarihli ve 4 sıra numarasında kayıtlı 5.515,80 metrekarelik tapunun hudutları, kuzey ve batıda “şose”, güneyde “kaş” doğuda ise “kaş ve yol” okumakta olup, kadastro çalışmaları sırasında davacı ... ve müşterekleri adına tespit edilen 1 47... parsele; davalı tarafa ait 04.09.1937 tarihli ve 62 sıra numarasında kayıtlı 2757 metrekare yüzölçümlü tapunun hudutları ise, kuzeyde Sabit (yani davacının dayandığı tapunun kayıt maliki) okumakta olup, diğer hudutlar ise davacının dayandığı tapu kaydı ile aynıdır. Davalı tarafın tutunduğu ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ve yukarıda tarih ve numarası yazılı ilamın içeriği incelendiğinde; davacısının ... (davalının dayandığı tapu kaydının tesis maliki), davalısının ise Sabit veresesi (davacının dayandığı tapu kaydının tesis malikinin mirasçıları) olduğu, açıkça tapunun tarihi ve sıra numarası yazılı değilse de, hükümde bahsi geçen tapu kayıtlarının yüzölçümleri ve hudutları ve ilamın tarafları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bahse konu ilamın tarafların tutundukları tapu kayıtlarına ilişkin olduğu ve mahkemece, davacı tarafın murisi Sabit veresesine ait tapunun nısıf hissesinin iptaline ve bu yere ilişkin davacı Sabit veresesinin müdahalesinin men'ine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya arasına gelen bilgi, belgeler ile müzekkere cevaplarından davalı tarafın tutunduğu 28.04.1944 tarihli ve 23-247 Esas-Karar nolu kararın infaz edilmediği gibi ayrıca ilamın da kesinleşmediği anlaşılmakta olup, bu nedenle anılan kararın taraflar arasında kesin hüküm teşkil etmesi söz konusu değilse de, bu karar taraflar arasında güçlü delil niteliğinde olup, mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de, taraflar arasında 1940'lı yıllardan beri mevcut kullanımın, kadastro çalışmaları sırasında kesik çizgilerle gösterilen sınıra göre oluştuğu ve bu sınırın kadim ve sabit olup hiç değişmediği belirlendiğine göre, mahkemece kadastro çalışmaları sırasında belirlenen sınır dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi.." nin isabetsiz olduğuna değinilerek, bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamındaki gerekçelere atıfta bulunularak asıl ve birleşen davaların reddine; 1 47... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında yüzölçümü hanesi boş bırakılmış olduğundan taşınmazın 4.397,24 m² yüzölçümü ile kadastro tespit sırasında tespit edilen malikleri ve muhdesatlara ilişkin beyanlar ve tutanaktaki vasfı korunmak suretiyle tapuya kayıt ve tesciline ve dava konusu edilen 1 47... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında yüzölçümü hanesi boş bırakılmış olduğundan taşınmazın 4.454,26 m² yüzölçümü ile kadastro tespit sırasında tespit edilen malikleri korunmak suretiyle tutanaktaki vasfıyla, ... mirasçıları adına miras payları oranında kaydına fen bilirkişileri ...ve ...'ün 26.04.2021 tarihli raporu ve Ek-1 olarak ekli krokisinin, Ek-2 koordinat listesinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacı ... mirasçıları ...'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı