8. Hukuk Dairesi 2025/204 E. , 2025/4477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/117 E., 2024/395 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2022/350 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı dava dilekçesinde özetle; Van ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 170 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleme çalışmalarında, davalıya ait komşu 1 parsel numaralı taşınmazda yer alan ve kadimden beri sınır üzerinde bulunan duvarın davalı tarafından yıkılarak, davacıya ait taşınmazın sınırının değiştirildiğini ileri sürerek, kadastro tespit ve tescilinin iptalini, değiştirilen sınırlar ile bu sınır değişikliğinden kaynaklanan yüzölçüm hatalarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli ve 2017/408 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 24.1.2022 tarihli ve 2020/793 Esas, 2022/67 Karar sayılı kararında ''.... dava değeri doğru şekilde belirlenmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu nedenle ortadan kaldırılarak dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine'' karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince; "...Alınan raporda hava fotoları da incelenmek sureti ile davalı parsel arasında sabit bir sınır tespit edilememiştir. Dosyada mevcut olan diğer fen raporlarında da tesis kadastrosu sınırlarının dikkate alınması gerekirken bu sınırların baz alınmaması nedeni ile hali hazırdaki durumun ortaya çıktığı hava ve uydu fotolarında taşınmazın sınırının yenileme sınırına sonradan kaydırıldığı tespiti yapılmıştır. Dosyadaki tüm fen raporlarından da açıkça anlaşıldığı üzere tesis kadastro paftası ile yenileme kadastrosu paftasının çakıştırılması sonucu parsellerin tüm sınırlarının kaydırıldığı görülmekte olup yenileme öncesi durumun zemine uygun olduğu hususu açıkça 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda da ifade edilmiştir. Yukarıda da ifade edildiği üzere uygulama kadastrosu ile tesis kadastrosundan kaynaklı olarak kazanılmış hakların korunması ve mülkiyet hakkının zedelenmemesi gerekli olup, uygulama kadastrosundan önceki durumun zemine uygun olduğu tespitinin yapıldığı, bu tespitten ayrılmayı gerektirir bir sebebin de bulunmadığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin de sabit bir sınır tarif edemedikleri, ancak hava fotoları, tesis kadastrosu paftası ile uygulama paftası dikkate alındığında bunun davamız açısından öneminin olmadığı, çünkü yenileme yapılırken her hangi bir sabit sınır baz alınarak ölçüm yapılmadığı, aradaki farkın ölçüm tekniğinden kaynaklandığının uygulama kadastrosu tutanağında belirtildiği, her ne kadar bu yönde kadastro tutanağında tespit yapılmışsa da uygulama kadastrosunun hatalı olduğu, taşınmazın bulunduğu ada da blok halinde kayıklığın bulunduğu, bunun da sınırları suni olarak değiştirdiği göz önünde bulundurularak, taraflara ait taşınmazlar yönünden sınırın 13.01.2020 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen alanın 170 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi ile düzeltileceği bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden" davanın kabulüne karar verilerek 170 ada 1 parselde bulunan 115,88 m² alanın 170 ada 2 no.lu parsele eklenmesine... davalı ... müdürlüğünün davada bu nedenle taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı açısından davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-d uyarınca reddine karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastrosu çalışmalarının usul ve Kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 1.Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eş değer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur. 2.İlk Derece Mahkemesince, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı hususu da göz önünde bulundurulmalıdır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile özellikle dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarının incelenmesinde; haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı açıklanmamış olup, rapor içeriği denetime elverişli şekilde açıklanmamış; taşınmazların tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, çakışmayan kısımlar yönünden teknik belgelere neden itibar edilmediği de gerekçeli bir şekilde ortaya konulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince 2 jeodezi ve1 fen bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, uzman bilirkişi kurulundan; yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenmeli, ayrıca taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı, özellikle önceki tarihli rapor içeriği de tartışılarak, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma - ölçü - hesap - tersimat hatası yapılıp yapılmadığı ve ölçü hatasının hangi teknik verilerle açıklandığı, denetime elverişli şekilde ve çakışmayan kısımlar arası bölümler harflendirilip bu kısımların yüzölçümleri de tespit edilerek ortaya konulmalı ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb28ce0a301c7d6f cb8e34e552365de6
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/204 E., 2025/4477 K. (03.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/204
- Karar No
- 2025/4477
- Karar Tarihi
- 03.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6201 E., 2025/4482 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6197 E., 2025/4483 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1848 E., 2025/4472 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4990 E., 2025/4442 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2106 E., 2025/4444 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5864 E., 2025/4445 K. 03.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı