Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/1848 E., 2025/4472 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1848 E., 2025/4472 K. (03.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1848
Karar No
2025/4472
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1848 E. , 2025/4472 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/25 E., 2022/17 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki tespite itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar kesinleşmeyen bu uygulamada orman sınırları dışında bırakılmıştır. Orman kadastrosu sırasında, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi 158 ada 1 parsel sayılı, 7.912.512,41 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile belgesizden Hazine adına tespit edilmiştir. Yörede yapılan arazi kadastrosu sırasında ise, dava konusu 158 ada 65 parsel sayılı 12.956,81m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz ... oğlu ... adına, 158 ada 67 parsel sayılı 23.591,72 m² yüzölçümlü kargir ev ve tarla niteliğindeki taşınmaz ... oğlu ... adına, 158 ada 69 parsel sayılı 51.423,64 m² yüzölçümlü kargir ev ve tarla niteliğindeki taşınmaz ... oğlu ... ve ... kızı ... adına, 158 ada 72 parsel sayılı 53.990,28 m² yüzölçümlü tarla niteliğindeki taşınmaz ... oğulları ... ve ... adına, 158 ada 68, 70 ve 73 parsel sayılı sırasıyla 5.215,96 m², 10.142,80 m² ve 6.773,51 m² yüzölçümlü ham toprak niteliğindeki taşınmazlar Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesinde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, orman sayılan yerlerden olduğu halde orman alanı dışında bırakılan, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen dava konusu taşınmaz bölümlerinin, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, "12.10.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ... köyü 158 ada 68 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 5.215,96 m² miktarındaki kısmı, 158 ada 69 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 3.286,60 m² miktarındaki kısmı, 158 ada 70 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.290,83 m² miktarındaki kısmı ile 158 ada 73 Parsel numaralı taşınmazın tamamı yönünden davasının kabulüne bu alanların kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda; dava konusu ... köyü 158 ada 65 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 1.382,85 m² miktarındaki kısmı, 158 ada 67 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 23.591,72 m² miktarındaki kısmı, 158 ada 69 parsel numaralı taşınmazın (B1) harfi ile gösterilen 2.074,56 miktarındaki kısmı ve (B2) harfi ile gösterilen 1.651,51 m² miktarındaki kısmı, 158 ada 72 parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 2.122,90 m² miktarındaki kısmı ile (B1) harfi ile gösterilen 2.087,97 m² miktarındaki kısımları yönünden davanın reddine, bu alanların kadastro tespitindeki gibi aynı vasıf ve mahiyette tespit malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ilk karar, davacı ... İdaresi ve davalı Hazine ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2016/8640 Esas, 2018/ 3972 Karar sayılı ilamı ile " ... yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, 158 ada 65 parselin tespit maliki olan ... oğlu ...’ın davaya katılımının sağlanmadığı, 158 ada 63 parsel sayılı taşınmazın ise davalı hale getirilerek tutanak aslı dosyaya alınmadığı, bunun yanı sıra dava konusu taşınmazlar için Orman İdraesi tarafından kısmi ilan süresi içinde dava açıldığına ve taşınmazlar için kadastro tutanağı düzenlendiği sırada taşınmazlar açısından açılmış bir dava olduğuna göre, kadastro tutanaklarının malik hanelerinin açık olduğu kabul edilmeli ve 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazların gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tapuya tesciline karar verilmesi ve açık sicil oluşturmasının gerektiği halde, mahkemece itirazlı olmaları nedeniyle tapu kayıtlarına “davalıdır” şerhi verdirilerek tutanakları davalı hale getirilen taşınmazların tapularının iptali ile kısmen tespit gibi tesciline demek suretiyle infaz sırasında duraksama yaratacak biçimde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, öte yandan ziraat ve orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların genel eğiminden bahsedilmiş ise de parsel bazında eğim belirlemesi yapılmadığı, eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmadığı, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar tespit tarihinden 20 yıl öncesini gösteren resmî belgeler getirtilerek keşifte uygulama yapılmadığı, zirai ve orman bilirkişi raporlarında keşif tarihinde taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların yaşları ve niteliği bildirilmediğinden taşınmazların evveliyatının orman olup olmadığı ve gerçek kişi davalılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluştuğu, ve 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde açıklanan davalı gerçek kişilerin senetsiz ve belgesizden suluda 40 dönüm ve kuruda 100 dönümden fazla taşınmaz edinip edinmedikleri hususunda da mahkeme yazı işleri ile kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinden ayrıca araştırma yapılmamış olmasının da hatalı olduğuna işaret edilerek, yapılan keşif sonrasında dava edildiği anlaşılan 158 ada 63 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı dosya içerisine alınıp 158 ada 65 parselin tespit maliki ... oğlu ... ile 158 ada 63 parselin tespit malikleri davaya dahil edildikten sonra, dava konusu taşınmazların tamamının davalı olduğu kabul edilmekle taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, yöntemince orman araştırması yapılması, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez çekişmeli taşınmazların tutanakları malik hanesi açık olarak düzenlendiğinden dahili davalılar yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılmasının gerektiği, bu nedenle usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılarak dava konusu taşınmazların komşu parseller ile birlikte değerlendirilmek suretiyle zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, dahili davalı yanında, murisler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükümleri gözönünde bulundurularak sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı da saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, "... dava konusu 158 ada 63, 65, 67, 68 ve 70 nolu parsellerin bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen kısımları ile 158 ada 69 numaralı parselin (B), (B1), (B2) ile gösterilen kısımları ve 158 ada 72 ve 73 nolu parsellerin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 158 ada 63, 65, 67, 68, 69 ve 70 numaralı parsellerin (A) harfi ile gösterilen bölümlerinin ise orman sayılmayan alanlardan olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının tespit malikleri lehine oluştuğu" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesi 158 ada 63, 65, 67, 68 ve 70 no.lu parsellerin bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen kısımları ile 158 ada 69 numaralı parselin (B), (B1), (B2) ile gösterilen kısımları ve 158 ada 72 ve 73 no.lu parsellerin tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 158 ada 63, 65, 67, 68, 69 ve 70 no.lu parsellerin bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen kısımlarının tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların orman vasfında olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının davalılar lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında, çekişmeli taşınmazların orman olduğu yönündeki iddia bakımından en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları getirtilip, dava konusu taşınmazların 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumlarının saptanması gereğine değinildiği halde dava konusu taşınmazların evveliyatını gösterir en eski tarihli hava fotoğrafı değerlendirilmesine yer verilmediği, hangi yıla ait olduğu belirtilmeyen denetime elverişsiz hava fotoğrafı incelemesiyle yetinilerek bozma gereklerinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Öte yandan; bozma ilamında, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez çekişmeli taşınmazlar hakkında dahili davalılar yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerektiğinden, tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek yöntemine uygun zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilmiş olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesince bu gereğe de tevessül edilmediği, anılan hava fotoğrafı incelemesinin de yapılmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek suretiyle, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen ... ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğraflarının tamamı ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, dava konusu edilmeyen ve davalılar ... ile ... adına kayıtlı olan 158 ada 72 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) ve (B1) harfi ile gösterilen bölümleri dışında kalan kısımlarının da orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz olup, hükmün açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1387f3e0ff760f19 48c0029cfff0fb32

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı