Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1748 E., 2025/3572 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1748 E., 2025/3572 K. (08.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1748
Karar No
2025/3572
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/1748 E. , 2025/3572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/23 E., 2024/387 K. KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine ve müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, .............köyü 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı sırasıyla 7.680,00 m², 1.710,00 m², 1.580,00 m² ve 2.420,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 1936 tarihli ve 118 no.lu vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile 40 parsel davalı ... adına; 41 parsel ... adına; 42 parsel ... ve ... adına; 43 parsel .............ve müşterekleri adlarına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olduğu iddiasıyla, 31.12.1985 tarihli ve 5 sayılı komisyon kararının kaldırılarak taşınmazların Hazine adına tescillerini istemiyle dava açmıştır. ... ve müşterekleri; 40 no.lu parselin anneleri ...’dan kaldığı ve kendilerinin de payı olduğu iddiasıyla adlarına tescili, ... ve müşterekleri ise tüm taşınmazların kök murisleri ...........den kaldığını, taksim olmadığı halde haksız olarak dörde bölündüğünü ileri sürerek, tespitlerin iptali ile .................. mirasçıları adına eşit hisselerle tescili talebiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Hazinenin davasının reddine, katılanların davasının kabulüne ve çekişmeli ................. 40, 41, 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanaklarındaki yüzölçümü ve nitelikleri ile muris ...’in mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve katılan vekilleri tarafından temyiz edilmekle Dairemizin 14.02.2022 tarihli ve 2021/8510 Esas, 2022/1192 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; “Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. ... ve müşterekleri (kök muris ..............’nin kızı ...’nın .................haricindeki mirasçıları); 40 nolu parselin anneleri ...’dan kaldığı ve kendilerinin de payı olduğu iddiasıyla adlarına tescili, ... ve müşterekleri ise (kök muris ...........’nin kızı ... haricinde kalan diğer tüm mirasçıları olup aynı zamanda 41, 42, 43 sayılı parsellerin tespit malikleri olanlar); tüm taşınmazların kök murisleri ...............’den kaldığını, taksim olmadığı halde haksız olarak dörde bölündüğünü ileri sürerek, tesbitlerin iptali ile................. mirasçıları adına eşit hisselerle tescili talebiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece; Hazine ve katılanlar ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, katılan ... ve müştereklerinin davasının kabulüne ve çekişmeli 40 nolu parselin ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, diğer parsellerin tesbit gibi tapuya tescillerine dair verilen karar davacı Hazine, katılanlar ... ve arkadaşları ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 07.04.1994 günlü kararıyla; “taşınmazlara ilişkin iskan tapularının olup olmadığının ve taraflar arasında usulüne uygun şekilde muris .................’nin terekesinin paylaşılıp paylaşılmadığının araştırılması” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemenin bozma kararına uyulmasının ardından; "davacı Hazinenin davasının kabulüne ve çekişmeli taşınmazların Hazine adına tapuya tescillerine, katılan davacıların davalarının reddine dair verdiği ikinci karar ise, sadece 40 no.lu parsel yönünden davaya katılan ... ve müşterekleri (kök muris ...........’nin kızı ...’nın ............. haricindeki mirasçıları) ile 40 no.lu parselin tespit maliki davalı ... tarafından temyiz edilmekle yukarıda açıklandığı üzere Hazinenin davasının reddine karar verilmesi gereğine değinilerek kesin bozulmuştur. Ancak söz konusu kesin bozmanın temyize gelen tarafların niteliği gözetildiğinde sadece 40 parsele ilişkin olduğu, 41, 42, 43 sayılı parsellerin Hazine adına tesciline dair verilen kararın diğer katılanlar ve aynı zamanda tespit maliki bulunan ... ve müşterekleri tarafından temyiz edilmediğinden aleyhlerine kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu parseller yönünden ...nin kızı ...’nın mirasçılarının bir davası veya açılan davaya müdahaleleri de söz konusu değildir. Mahkemece anılan parseller bakımından verilen hükmün parsel maliklerince temyiz edilmediği ve bu nedenle kesinleştiği dikkate alınarak bu parseller hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, 41, 42, 43 sayılı parselleri de kapsayacak ve kesinleşen önceki tarihli hükme aykırı olacak şekilde bu kez de davanın reddine karar verilmiş olması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda bozma ilamında belirtildiği üzere 41, 42, 43 parsellerin Hazine adına tesciline dair verilen önceki kararın temyiz edilmediğinden kesinleştiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, dava konusu 41, 42, 43 parsele yönelik Hazine adına tescile dair verilen Çatalca Kadastro Mahkemesinin 12.12.2003 tarihli ve 1994/27 Esas, 2003/16 Karar sayılı ilamı ile bu parsellere yönelik hüküm temyiz edilmeden kesinleştiği ve Mahkemece bu ilamın kesinleşme şerhi verilerek kadastro müdürlüğüne gönderileceği, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine ve müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 peşin harcın onama harcına mahsubuna, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a19c575826a4b6a0 8d7648d705d41db2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı