8. Hukuk Dairesi 2025/1248 E. , 2025/5542 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/97 E., 2023/294 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2012/526 Esas, 2015/623 Karar sayılı önceki tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, 08.10.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümlerin davacı ... adına tapuya tesciline; raporda (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yerler bakımından ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuş olup; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarihli ve 2016/15929 Esas, 2020/3084 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, akabinde bu onama kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/9761 Esas, 2021/932 Karar sayılı ilamıyla; "... İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı ve murisleri adına çekişmeli taşınmaz bölümlerinin yer aldığı çalışma alanı içinde belgesiz zilyetlik yoluyla taşınmaz iktisap edilip edilmediği Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmalı, bundan sonra yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin öncesinin ne olduğu, zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime ve nasıl intikal ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsel dayanağı kayıt ve belgeler yerel bilirkişi ve tanıklar eliyle uygulanarak çekişmeli taşınmaz yönünü ne ve kimin yeri olarak okuduğu belirlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısını, eğimini, bitki desenini açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita hazırlattırılmalı; jeolog bilirkişiden ise, taşınmazın dere yatağının aktif etkisi altında bulunup bulunmadığını veya dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını bildirir rapor alınmalı; temin edilebilen en eski ve kadastro tespit tarihine en yakın tarihli uydu fotoğrafları incelenmeli; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 290/2 nci maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip İlk Derece Mahkemesince onaylandıktan sonra dosya arasına konulmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, onanmış olduğu anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin 17.09.2020 tarihli ve 2016/15929 Esas, 2020/3084 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına..." karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu tescil harici alan çevresinde komşu orman arazisi bulunmadığı, orman içi açıklık olmadığı, dava konusu (A) bölümü üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğunun sabit olduğu; (B) bölümü yönünden ise bu bölümün tarım dışı arazi olmakla birlikte tarım dışı alanlarda kullanılan taşınmazlarda da ev ve ahır yapmak suretiyle kullanım, ekonomik amaca uygun zilyetliğe örnek teşkil edecek nitelikteki bir tasarruf olup taşınmaza sahiplenilmesi, yararlanılması, etrafının çevrilmesi, üçüncü kişilerin kullanmalarına engel olunması ya da izinle kullanılmalarına imkan verilmesi, vergisinin ödenmesi, üçüncü kişilerde söz konusu yerin zilyete aidiyetine ilişkin yaygın düşüncenin hakim oluşturulması hususlarının da zilyetlik ile kazanım için yeterli kabul edilmesi gerektiği, yine bu kısımda 20-30 yıllık ağaçların bulunduğu, taş ile sınırlandırıldığı, bozma öncesi alınan ilk fen bilirkişisi raporunda yağmur sularının tarlaya zarar vermemesi için set oluşturulduğu tespitinin yapıldığı..." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne; 01.12.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda tapulama harici olan (A) harfi ile gösterilen 8.475,01 m² ve (B) harfi ile gösterilen 1.081,13 m²lik kısımların bir bütün olarak tarla vasfı ile toplam 9.556,14 m² yüzölçümü ile davacı ... adına ... köyünde 300 adada en son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya tesciline, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 01.12.2022 tarihli kök ile 09.10.2023 havale tarihli ek raporları ve ekinde bulunan krokilerin kararın eki sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükme esas alınan fen bilirkişi ... ... 'nın 08.10.2015 havale, 30.09.2015 düzenleme tarihli raporunda ve ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen alanın 7.953,62 m², (B) harfi ile gösterilen alanın ise 638,64 m² olmak üzere toplam 8.592,26 m² yüzölçümlü alan yönünden davacının davasının kabulüne; (C) ve (D) harfleri ile gösterilen yerler bakımından ise bu yerlerin daha önceden tespit edilen 3 00... ve 6 parsellerin kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın bu bölümler yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ve işbu (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri davacı tarafça temyiz edilmeyerek onun yönünden kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamından sonra taşınmaz başında yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda ise ilk rapordan farklı olarak bu kez taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün 8.475,01 m², (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise 1.081,13 m² olmak üzere toplam 9.556,14 m² olarak tespit edilmesi üzerine; ilk hükme esas alınan ... ... ...nın raporu ile oluşan alan farklılığının/artışının nereden kaynaklandığı hususunda teknik bilirkişiden ek rapor düzenlemesi istenilmiş olup buna istinaden düzenlenen 09.10.2023 tarihli ek raporda; bu alan farklılığının nedeninin 2018 yılında yörede yapılan uygulama kadastrosu olduğu, uygulama kadastrosu sonucunda taşınmaz sınırlarında yapılan düzeltme sonucunda daha önce 3 00... ve 6 parseller içerisinde ölçülen (önceki raporda C ve D harfleri ile gösterilen) yerlerin, tescil harici alan içerisine dahil edildiği ve yüzölçüm farklılığının/artışının nedeninin bu olduğu anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince de uygulama kadastrosu sonucunda oluşan durum ve bu durum sonucunda belirlenen yüzölçümler dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, İlk Derece Mahkemesince verilen bozma öncesi hüküm ile (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik davanın usulden reddine dair karar, davacı tarafça temyiz edilmediğinden; eldeki davanın kapsamının önceki hükme esas bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.953,62 m² ve (B) harfi ile gösterilen 638,34 m²lik alanlar olduğunun kabulü zorunlu olup, bu bakımından yapılan incelemede; 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre dava konusu taşınmazın bozma ilamı öncesinde hükme esas alınan 30.09.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.953,62 m²lik bölümüne yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden yapılan inceleme de ise; İlk Derece Mahkemesince bu bölüm yönünden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi kurul raporunda taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünde herhangi bir toprak işleme yönteminin uygulanmadığı, bu alanın tarım dışı alan niteliğinde bulunduğu bildirildiğine ve taşınmazın belirlenen vasfına ve konumuna göre de arsa niteliğinde bulunmadığının belirlenmesine göre, arsa nitelikli taşınmazlar için ekonomik amaca uygun zilyetlik kabul edilebilecek "üçüncü kişilerin kullanmalarına engel olunması ya da izinle kullanılmalarına imkan verilmesi, vergisinin ödenmesi, üçüncü kişilerde söz konusu yerin zilyete aidiyetine ilişkin yaygın düşüncenin hakim oluşturulması hususlarının da zilyetlik ile kazanım için yeterli kabul edilmesi hususu..."nun gerekçe gösterilerek tarım dışı olduğu tespit edilen bu bölüm (bozma öncesi 638,34 m²lik bölüm) yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bozma öncesindeki hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen bölümler ve o raporda belirlenen yüzölçümler doğrultusunda yukarıda açıklanan şekilde ve infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken; her iki (A) ve (B) bölümleri yönünden de kesinleşen yüzölçümler dikkate alınmaksızın ve (B) bölümü yönünden ayrıca dosya kapsamına ve taşınmazın niteliğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açılanan nedenlerle yerinde görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin dava konusu taşınmazın 30.09.2015 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 7.953,62 m²lik bölümü yönünden verilen karara ilişkin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c15eb682ef1cc02a 8a64e1b55a8c43a1
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1248 E., 2025/5542 K. (11.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1248
- Karar No
- 2025/5542
- Karar Tarihi
- 11.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6662 E., 2025/5529 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/495 E., 2025/5540 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/494 E., 2025/5541 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/686 E., 2025/5568 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1093 E., 2025/5455 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1244 E., 2025/5456 K. 10.09.2025