Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/494 E., 2025/5541 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/494 E., 2025/5541 K. (11.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/494
Karar No
2025/5541
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/494 E. , 2025/5541 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/3 E., 2024/4 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Sivas ili ... ilçesi Mühürkulak köyü çalışma alanında bulunan 1 36... ; 1 16... ; 1 06... ; 1 07... ; 1 37... ve 1 39... parsel sayılı sırasıyla 14.180,34; 4157,96; 183.178,39; 84.629,82; 3410, 56... ,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduklarından bahisle ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı ... ve ...; tapu kayıtlarına dayanarak tapu kayıt malikleri ve mirasçıları adına payları oranında tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı ...’ın ölümü üzerine mirasçısı ... davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtayca bozulmuş olup bozma ilamında özetle " Davalı Hazine temsilcisinin hükme yönelen sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak; davanın yalnızca tapuya dayalı olarak açıldığı; nitekim hükmüne uyulan bozma ilamında da açıkça “... temyize gelen davacı ...’ın miras bırakanı ...’ın tapu kayıtlarındaki payları ile sınırları şekilde ihtilafın çözülmesi gerektiğinin düşünülmesi..”ne işaret edildiği; bu nedenle uyuşmazlığın; davacı tarafça dayanılan tapu kayıtlarının iddia ettikleri taşınmazlara uyup uymadığıyla ve uyuyor ise temyize gelen davacı ...’ın miras bırakanı ...’ın tapu kayıtlarındaki payları ile sınırlı olarak çözümlenmesi gerektiği; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca hangi taşınmaz açısından hangi tapu kaydına dayandıklarının bildirilmesi için davacı tarafa süre ve imkan verilmiş olup davacı tarafın ; 1 16... parsel bakımından Mayıs 1330 tarih ve 92 sıra numaralı sicilden Nisan 1944 tarih ve 60 numaraya intikal edip 13785 metrekare yüzölçümüne sahip iken hasımsız mesaha tashihi kararı ile elde edilen ilam sonucunda 275,790 metrekare yüzölçüm ile Ocak 1951 tarih ve 44 sıra numaraya intikal eden tapu kaydına; 1 06... ve 1 07... parseller yönünden Mayıs 1330 tarih ve 108 numaralı sicilden Nisan 1944 tarih ve 76 numaraya intikal edip 11,280 metrekare yüzölçümüne sahip iken hasımsız mesaha tashihi kararı ile elde edilen ilam sonucunda 1,158,318 metrekare yüzölçüm ile Ocak 1951 tarih ve 43 sıra numaraya intikal eden tapu kaydına; 1 36... parsel yönünden ise Mayıs 1330 tarih ve 113 numaralı sicilden Nisan 1944 tarih ve 81 numaralı tapu kaydına intikal edip 5514 metrekare yüzölçümüne sahip iken hasımsız mesaha tashihi kararı ile elde edilen ilam sonucunda 228,176 metrekare yüzölçüm ile Ocak 1951 tarih ve 39 sıra numaraya intikal eden tapu kaydına; 1 37... ve 1 39... parseller hakkında ise Mayıs 1330 tarih ve 101 sıra numaralı sicilden Nisan 1944 tarih ve 69 sıra numarasına intikal eden 18380 metrekare yüzölçümlü tapu kaydına dayandığı; bahsi geçen bu tapu kayıtlarının (1 37... ve 1 39... parseller hakkında ise Mayıs 1330 tarih ve 101 sıra numaralı sicilden Nisan 1944 tarih ve 69 sıra numarasına intikal eden 18380 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı hariç olmak üzere) hasımsız olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinden alınan 1950/189 Esas, 1950/119 Karar sayılı ilam ile yüzölçümleri büyütülmüş ise de bu hasımsız ilamın ve ilam sonucu belirlenen sonraki yüzölçümlerinin davalı Hazine yönünden bağlayıcı olmayacağının kuşkusuz olduğu; buna göre : a) 1 16... ;1 06... ve 1 07... ve 1 36... parsel sayılı taşınmazlar yönünden dayanılan tapu kayıtlarının incelenmesinde; bu kayıtların; hudutlarında yer alan “tepe”,”su”,”tarik” gibi sınırları itibariyle genişlemeye elverişli olup miktarları itibariyle geçerli olacağı; yine dosya arasına gelen bilgi ve belgelere göre bu tapu kayıtlarının mesaha tashihinden önceki miktarlarından çok fazla olarak kadastro çalışmaları sırasında başka parsellere revizyon gördükleri anlaşıldığından Mahkemece 1 16... ;1 06... ve 1 07... ve 1 36... parseller yönünden Mahkemece davanın reddi ile tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz olduğu ; b) 1 37... ve 1 39... parseller yönünden dayanılan Nisan 1944 tarih ve 69 sıra numaralı 18380 metrekare yüzölçümlü tapu kaydının ise kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir taşınmaza revizyon görmediği ve Mahkemece çekişmeli taşınmazlar başında yapılan keşif ve uygulamaya göre çekişmeli 1 37... ve 1 39... parsellere uyduğunun anlaşıldığı; ne var ki; Mahkemece taşınmazın tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek “davacılar” adına tesciline şeklinde hüküm kurulmuş ise de; yukarıda açıklandığı gibi hükmüne uyulan bozma ilamında da açıkça “.. her davacının kendi adına olan tapu kayıtlarındaki payları veya miras bırakanın payları için dava açabileceği hususu göz önünde tutularak temyize gelen davacı ...’ın miras bırakanı ...’ın tapu kayıtlarındaki payları ile sınırlı şekilde ihtilafın çözümlenmesi gerektiğine ”ne işaret edildiği halde; önceki hükmü temyiz etmeyen davacı ...’a da pay verecek şekilde hüküm kurulmuş olmasının da isabetsiz olup; 1 37... ve 1 39... parseller hakkındaki hükmün ise bu nedenle bozulması gerektiği..." ne işaret edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçelere atıf yapılarak davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 36... , 1 16... , 1 06... parsel ve 1 07... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine; dava konusu 1 37... ve 1 39... parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile miras bırakan ... mirasçısı davacı ...'ın miras payı oranında adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine temsilcisi ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 1 36... ; 1 16... ; 1 06... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre uyulan bozma ilamındaki ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup hükmün 1 36... ; 1 16... ; 1 06... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlar yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2-1 37... ve 1 39... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. b.Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Ne var ki İlk Derece Mahkemesince,"... 1 37... parsel ve 1 39... parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile miras bırakan ... mirasçısı davacı ... 'ın miras payı oranında adına tespit ve tesciline..." şeklinde hüküm kurulmak suretiyle infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş; (mirasçı) ...' ın murisi ve asıl davacı ...'ın tapu kaydındaki payı belirlenerek ve hüküm yerine açıkça yazılmak suretiyle bu payın davacı ...'ın 3402 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca Kadastro hakimince düzenlenecek yahut taraflardan temin edilecek güncel veraset belgesi ile belirlenecek yasal mirasçıları adına; bakiye payların ise tespit gibi tesciline karar verilmesi olup bu husus dikkate alınmadan ve davacı ...' ın miras payının ne olduğu dahi hüküm yerinde gösterilmeden ve yine bu taşınmazların bakiye paylarının kimin adına tescil edileceği de belirtilmeden infaza elverişsiz şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, hükme yönelen temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olmakla, hükmün 1 37... ve 1 39... parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozulmasına karar verilmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; (1.) numaralı bentte yazılı nedenlerle dava konusu 1 36... ; 1 16... ;1 06... ve 1 07... parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA, Davalı Hazine vekili ile davacılar vekilinin 1 37... ve 1 39... parsellere yönelen sair temyiz itirazlarının (2.a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, REDDİNE; (2.b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ise kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmünün dava konusu 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca 1 37... ve 1 39... parseller yönünden BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı