8. Hukuk Dairesi 2024/686 E. , 2025/5568 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2250 E., 2023/3019 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/158 E., 2021/478 K. Taraflar arasındaki davalardan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava bakımından orman şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine, terditli tazminat talebinin kabulüne, birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı-birleşen davalı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-birleşen davalı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl davada davacı gerçek kişiler vekili 12.01.2015 tarihinde açtığı davasında; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... , 2 05... , 2 05... , 2 05... parsel ve ... Mahallesi 1 19... parselde müvekkilleri adına kayıtlı taşınmazların, yörede 2007 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içine alındığını ve sonrasında tapu kaydına orman şerhi verildiğini, ancak taşınmazların orman özelliği taşımadığını belirterek, öncelikle taşınmazlar üzerindeki orman şerhinin kaldırılmasını, olmadığı takdirde müvekkillerine ait tapulu taşınmazların orman olarak sınırlandırılması nedeniyle rayiç değer üzerinden hesaplanacak tazminatın davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili 25.06.2015 tarihinde açtığı davasında; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel, 2 05... parsel, 2 05... parsel, 2 05... parsel ve ... Mahallesi 1 19... parselin kısmen ve tamamen kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığını belirterek, tapularının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava davalısı Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili ile birleşen davada davalı olan gerçek kişi vekili cevaplarında; aleyhlerine açılan davaların reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl dava bakımından, davacının taşınmazlar üzerinde bulunan orman şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine, davacının terditli tazminat talebi bakımından Hazine'ye açılan davanın kabulü ile; 71.078,90 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 17.769,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 17.769,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 17.769,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 17.769,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ... 'e verilmesine, Orman İdaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, mahkemenin 2015/331 Esas sayılı birleşen dosyası bakımından davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... 'nin 09.03.2017 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki ek 1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 1.642,48 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...'nin 09.03.2017 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki ek 2 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 628,94 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...'nin 09.03.2017 havale tarihli bilirikişi raporu ekindeki ek 2 nolu krokide (A1) harfi ile gösterilen 1.807,35 metrekarelik kısım ile (A2) harfi ile gösterilen 669,37 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...'nin 09.03.2017 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki ek 3 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 711,60 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... ...'nin 09.03.2017 havale tarihli bilirikişi raporunda gösterildiği şekilde tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın reddine karar verilmiş; işbu kararın, davacı-birleşen davalı gerçek kişiler vekili, davalı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarihli ve 2018/2036 Esas, 2019/924 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılan yargılama neticesinde Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının, uzman orman bilirkişisi tarafından hava fotoğrafı, memleket haritası ve zeminde yöntemine uygun şekilde yapılan inceleme ve uygulama sonucu fen bilirkişisinin krokisinde gösterilen kısımların orman niteliğinde bulunduğu tespit edilerek dava konusu parsellerin kısmen tapusunun iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar orman idare vekili tarafından birleşen davada ... Mahallesi ...... parsel hakkında dava açılmış olup, 104 nolu parsel hakkında herhangi bir dava açılmamış ise de; dava dilekçesinin açıklamalar kısmında 104 parsel hakkında talepte bulunulduğu, dava dilekçesinin sonuç kısmında 105 parselin orman olan kesiminin tapusunun iptalinin talep edildiği, uzman orman bilirkişisi raporunda 105 parselin açık alan olup evveliyatı itibari ile orman niteliğinde bulunmadığının tespit edilmiş olmasına ve asıl davacılar tarafından 104 nolu parselin orman olan kesimi hakkında da dava açılmış bulunmasına göre mahkemece 104 parsel hakkındaki davanın kabulüne, 105 parsel hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak asıl davada tazminat hesabına ilişkin olarak yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, ... Belediye Başkanlığının 16.02.2015 tarihli yazılarında dava konusu taşınmazların imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda ve orman alanında kaldığının belirtilmiş olmasına göre taşınmazların arazi olarak değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak mahkemece, İlçe Gıda Tarım Ve Hayvancılık Müdürlüğünden 2015 yılına ait yörede yetişen ürünlerin münavebeye esas resmi üretim cetvelinin celbedilmediği, yöntemine uygun şekilde bilirkişi kurulunun oluşturulmadığı, tek zirai bilirkişiden alınan ek raporla yetinildiği, bilirkişi raporunun denetlenmediği, bu nedenle mahkemece dava konusu taşınmazlar arazi niteliğinde olduğundan çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmi verilerinin (2015 yılına ait) İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden getirtildikten sonra konunun uzmanı bilirkişilerden 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 15. maddesinde belirtilen yönteme göre oluşturulacak üç kişilik yeni bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazların fen bilirkişisinin krokisinde gösterilen orman olan kısımların sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanına uzaklığı, iklim şartları, toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu ve objektif değer artışı sağlayacak tüm özelliklerinin de araştırılarak elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılıp net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihi olan dava tarihi itibari ile gerçek değerinin hesaplattırılması, taşınmazın varsa mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre tespit ettirilmesi, bu şekilde taşınmazın zemin değeri, var ise üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri esas alınarak davacıların zararının saptanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi, ayrıca karar tarihinden sonra 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı kanunun 33. Maddesi uyarınca Orman Genel Müdürlüğünün harçtan muaf tutulduğunun gözönünde bulundurulması" gereğine değinilerek, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilip, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince istinaf mahkemesinin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmazlara ilişkin en eskisinden günümüze kadar olan hava fotoğrafları, amenejman planı, memleket haritası, kadastro tutanakları ve tapu kayıtları ile mahalli bilirkişi beyanı ışığında mahallinde fen, ziraat, gdu ve orman yüksek mühendisleri huzuru ile keşif icra edildiği ve yapılan keşif sonucunda bilirkişi heyetinden rapor alındığı, buna göre yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirikişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 2.267,12 metrekarelik kısmının, ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirikişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 640.80 metrekarelik kısmının, ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirikişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 1778,90 metrekarelik kısımının, ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirikişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 2.618,19 metrekarelik kısmının, ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirikişi raporunda gösterildiği şekilde tamamının kadimden beri orman olduğunun sabit görüldüğü, ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz bakımından ise orman sayılmayan alanda kaldığı, böylelikle asıl davada üzerinde orman şerhi bulunan taşınmazlardaki şerhlerin kaldırılması talebi bakımından raporlarda orman olduğu sabit olan kısımlar bulunduğu, davacıların terditli tazminat talepleri bakımından; kayıt maliklerinin orman olan kısımların değeri kadar zarara uğradıkları, bilirkişi kurulu tarafından dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değeri dikkate alınarak hesaplanan raporun ise bilimsel metodlarına uygun şekilde düzenlendiği, bu tazminattan Hazinenin sorumlu olması gerektiği, Orman İdaresine husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle, asıl dava bakımından davacının taşınmazlar üzerinde bulunan orman şerhlerinin kaldırılması talebinin reddine, davacının terditli tazminat talebi bakımından Hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile; 212.838,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 53.210,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 53.210,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 53.210,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ...'e verilmesine, 53.210,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacı ... ...'e verilmesine, Orman İdaresi aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, Mahkemenin 2015/331 Esas sayılı birleşen dosyası bakımından davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 19... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 2.267,12 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 640.80 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirikişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 1.778,90 metrekarelik kısımının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide ... harfi ile gösterilen 2.618,19 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 05... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'ın 18.10.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde tamamının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın reddine karar verilmiş; işbu karar, davacı-birleşen davalı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Kaldırma kararından sonra dosya kendisine iade edilen ilk derece mahkemesince İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Belediye Başkanlığından gerekli kayıt ve belgeler celbedilerek yeniden yapılan keşif ve alınan bilirkişi kurulu raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, değerlendirme tarihi itibariyle vasfı arazi olarak belirlenen taşınmazın değerinin resmi veriler ışığında net gelir yöntemiyle belirlenmesine göre mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olup delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen davalı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerlerde 03.05.2005 tarihinde 6 ay süreyle ilan edilen 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılmış Orman Kadastrosu ve 2/B çalışmas�� vardır. Arazi kadastrosu ise 1977 yılında yapılmıştır. Asıl dava, orman kadastrosuna itiraz ile birlikte tapu kaydındaki orman şerhlerinin kaldırılması, olmazsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007.madde uyarınca tazminat, birleşen dava ise kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, 1 19... , 2 05... , 2 05... ve ...... parsel sayılı taşınmazların Orman Kadastrosunda orman sınırları içine alınan kısımları ile 2 05... parselin orman sınırları içine alınan tamamının, orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan fen bilirkişi ek raporunda ... ile gösterilen 1 19... parselin 2.267,12 metrekarelik kısmının, 2 05... parselin 640,8 metrekarelik kısmının, 2 05... parselin 1.778,90 metrekarelik kısmının, ...... parselin 2.618,19 metrekarelik kısmının, 2 05... parselin ise tamamının Orman Kadastrosunda orman sınırları içine alındığının belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince de verilen kararda bu miktarların orman sayılan yer olduğunun kabul edildiği, ancak dosya kapsamında alınan 15.10.2019 tarihli fen bilirkişi raporu ve 25.10.2019 tarihli orman bilirkişi raporundaki 1940 yılı hava fotoğrafına göre; 1 19... parselin 1.642,44 metrekarelik kısmının, 2 05... parselin 628,94 metrekarelik kısmının, ...... parselin 711,60 metrekarelik kısmının orman sayılan alan olduğunun belirlendiği, yine aynı raporda 2 05... parselle ilgili dava konusu olmayan yerlerin de değerlendirildiği, 2 05... parselin ise 1940 yılı hava fotoğrafında tamamen açık alanda, 1971 hava fotoğrafında kısmen kapalı, kısmen açık alanda bulunduğunun açıklanması karşısında, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın orman sayılan yerler bakımından doğru olmadığı, diğer bir deyişle, bilirkişi raporlarına göre, orman kadastrosunda orman sınırları içine alınan 1 19... , 2 05... ve ...... parsel kısımlarının tamamının orman sayılan yer olmadığı, yine 2 05... parselin de tamamının orman olmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak, yine, bilirkişi raporlarının hangi gerekçeyle aksine karar verildiği hüküm yerinde gösterilmeksizin karar verilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonucu ulaşılabilmesi için, dosya arasında bulunan orman tahdit haritası ve orman çalışma tutanakları, yöreye ait eski tarihli hava fotoğrafları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, dosya arasında bulunan belgeler dava konusu taşınmazlara uygulanmalı, asıl dava, 10 yıllık sürede açılan orman kadastrosuna itiraz niteliği taşıdığından öncelikle 1 19... , 2 05... , 2 05... , ...... ve 2 05... parselin orman kadastrosunda orman sınırları içine alınan kısımları orman çalışma tutanakları zemine uygulanarak ve orman tahdit haritası kadastro paftası ile çakıştırılarak gösterilmeli, böylece dava konusu alanlar tereddütsüz belirlenmeli, dava konusu yapılan alanlar belirlendikten sonra, bu yerler eski tarihli hava fotoğrafı üzerinde çakıştırma yapılıp gösterilerek öncesi itibariyle orman sayılan yer olup olmadığı belirlenmeli, yine eylemli orman olan dava konusu yerler varsa bu yerlerdeki ağaç yaşları da saptanıp, bu taşınmazların/taşınmaz bölümlerinin 1977 yılı öncesi orman sayılan yerlerden olup olmadığı açıkça saptanmalıdır. Bu doğrultuda asıl dava yönünden; dava konusu olupta orman sayılmayan yerlerin bulunduğunun anlaşılması durumunda, bu taşınmaz bölümleri ile ilgili orman sınırları dışına çıkarılma kararı verilmeli ve bu kısımlara ilişkin tapudaki orman şerhi kaldırılmalı, orman olduğu belirlenen yerlere ilişkin ise dava reddedilmeli, terditli talep yönünden orman olduğu belirlenen yerlere ilişkin tazminat miktarı belirlenmeli, yine birleşen dava yönünden ise orman olduğu belirlenen taşınmaz/taşınmaz bölümlerinin usuli müktesep haklara da riayet edilerek tapusu iptal edilmeli ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmelidir. İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince, anılan hususlar gözden kaçırılarak, eksik araştırmaya dayalı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, kabule göre de; İlk Derece Mahkemesince birleşen dava yönünden kurulan hükümde 06.01.2021 tarihli ek fen bilirkişi raporuna atıf yapılması gerekirken, hükümde yer alan harflendirmelerle uyuşmayan 18.10.2019 havale tarihli asıl fen bilirkişi raporuna atıf yapılması hükmün infazını olanaksız kılacağından yerinde olmadığı gibi birleşen dosyada Orman İdaresi, dava dilekçesinin sonuç kısmında ...... parselin kısmen tapusunun iptalini istemiş ise de, aslında gerçek talebinin dava dilekçesinin açıklamalar kısmında da anlatımını yaptığı ...... parsele ilişkin olduğu, zira tahdit içine alınan parselin 105 değil, 104 parsel olduğu anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesince ...... parsel dava konusu olmamasına rağmen yanılgılı değerlendirme ile bu parsel açısından da karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca, asıl davada terditli talep yönünden Orman İdaresi aleyhine açılmış dava bulunmadığından anılan taraf yönünden pasif husumetten ret kararı verilmesi de yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; Davacı-birleşen davalı gerçek kişiler vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararını bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5f4edc09796ddf2c 54df9c8c56115c51
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/686 E., 2025/5568 K. (11.09.2025) – Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/686
- Karar No
- 2025/5568
- Karar Tarihi
- 11.09.2025
- Konu
- Tazminat, Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/495 E., 2025/5540 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/494 E., 2025/5541 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1248 E., 2025/5542 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1093 E., 2025/5455 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1244 E., 2025/5456 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/673 E., 2025/5460 K. 10.09.2025