Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/673 E., 2025/5460 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/673 E., 2025/5460 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/673
Karar No
2025/5460
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/673 E. , 2025/5460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2246 E., 2024/1116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/350 E., 2022/262 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 72... ve 3 parsel sayılı sırasıyla 575, 54... .345, 94... yüzölçümündeki taşınmazlar, tutanağın edinme sebebi sütununda, "1984 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tescil harici alanda kalan taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu ve 2000 yılında ...’in kullanımında bulunduğu" belirtilerek, fıstıklık ve tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 72... ve 3 parsel sayılı taşınmazların müvekkili olan davacının zilyetliğinde ve kullanımında olmasına rağmen Hazine adına kadastro tespitinin yapıldığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olması gereken yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, imar ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... dava konusu taşınmazların davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliği şartlarının sağlanmadığı dolayısıyla imar ihyasının yapılmamış olduğu ..." gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 72... ve 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ..." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, b2. Davacının yaşından ve terör olaylarından dolayı dava konusu taşınmazı bir dönem ekemediği yönündeki beyanların yeterince irdelenmediğini, c. Ziraat ve jeodezi bilirkişileri raporu ile keşif gözleminin çeliştiğini, d.Taşınmaz üzerinde 10-15 yaşlarında fıstık ağaçları bulunduğunu, e. Davalı İdare lehine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında davacının kullanımının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0d0b09eda85ac2c7 f388943771525b82

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı