Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1059 E., 2025/5463 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1059 E., 2025/5463 K. (10.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1059
Karar No
2025/5463
Karar Tarihi
10.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1059 E. , 2025/5463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/809 E., 2024/1686 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/95 E., 2022/128 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan eski 4379 parsel sayılı 800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 48... parsel numarasıyla 819,35 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacılardan ... adına tapuda kayıtlı bulunan kayıtlı eski 4384 parsel sayılı 750,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 1 48... parsel numarasıyla 748,35 metrekare, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 4385 parsel sayılı 750,47 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın ise 1 48... parsel numarasıyla 741,40 metrekare olarak tespit gördüğünü ve taşınmazlarının yüzölçümlerinin küçüldüğünü ve sınırlarının değiştirildiğini, davacılara ait taşınmazların içinde yola terk edilen kısımların davalılara ait taşınmazlara eklendiğini öne sürerek, eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemiş, duruşmada alınan beyanlarında; davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "... davacılar adına kayıtlı bulunan 43 84... parsellerin eski 2826 parselin ifraz ve yola terk işlemleri sonucu oluştuğu, dosya arasına getirtilen 08.06.20 10... yevmiye numaralı ifraz beyannamesi ve eklerinin incelenmesinde, 4385 parselin kuzey cephesinde 1,01-1,06 m genişliğinde yol bırakıldığı; davalılar adına kayıtlı bulunan 4379 parselin eski 2825 parselin ifraz ve yola terk işlemleri sonucu oluştuğu, 08.06.2010 tarihli ifraz beyannamesinin incelenmesinde ifrazla oluşan 4380-4381-4382 parsellerin güney cephesinde 2,45 m. eninde yol bırakıldığı, ifraz ve yola terk işlemlerinin koordinatlı olarak yapıldığı, fen bilirkişi raporunda 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışma öncesi kadastral pafta koordinatları ve 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmaya ilişkin pafta koordinatlarının ölçek birliği sağlanarak paftaların çakıştırılması sonucu yapılan karşılaştırmada siyah renk ile gösterilen 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışma sonucu oluşan pafta ile yeşil renk ile gösterilen kadastral pafta sınırlarının birbiriyle örtüşmediği, buna göre 2826 parselin ifrazında yola terk edilen 1,01 metre enindeki boşluğun, 4379 parselin güney sınırı altında kalan kısmının (rapora ek krokide (B) harfi ile gösterilmiştir) 4379 (yeni 1 48... ) parsele dahil edildiği, bu suretle 4379 parselin güneydoğu köşe noktasının hatalı belirlenmesi ile güney sınırının tersimatında hata yapıldığının, 4385 parsel ile olan sınırında da kısmi olarak hata yapıldığının, kadastral paftasında düz hatla devam eden sınırın, uygulama paftasında kırık hatla devam ettiğinin anlaşıldığı, dava konusu parseller 2010 yılında ifrazen oluştuğuna göre, ifraz işlemi öncesinde yahut sonrasında oluşan fiili duruma göre değil, hata bulunmayan teknik evrakına göre işlem tesis edilmesi ve geçerli sınır tipinde ifraz evrakına göre işlem yapılması gerektiği, ifraz evrakının uygulanmasında hata yapıldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve çekişmeli 1 48... , 14... parsellerin uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 31.03.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ek krokide; (A) harfi ve mavi renk ile gösterilen 12,12 metrekarelik kısmın 1 48... parselden çıkarılarak, 1 48... parsele eklenmesine, (B) harfi ile gösterilen 16,98 metrekarelik kısmın 1 48... parselden çıkarılarak yola terkine, 1 48... parselin toplam 753,64 metrekare olarak, 1 48... parselin toplam 790,25 metrekare olarak tesciline, 1 48... parselin uygulama kadastrosu tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, b. Dava konusu taşınmazların ifraz işlemi sonucunda oluştuğunu, c. Önceki malikleri tarafından rızai olarak taksim edilen taşınmazlarla ilgili krokiler ve tescil bildirim beyannamelerinde hata bulunmadığını, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, d. Bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri itirazları ve yeniden keşif yapılması taleplerinin değerlendirilmediğini, e. Davalılara ait taşınmazda yola terk işlemi yapılmış olup taşınmazdan yeniden yol geçirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, f. Mülkiyet değişikliğine yol açacak şekilde ve taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 615,40 TL'nin temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9e38945921131273 3365459a25cd4d8b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı