8. Hukuk Dairesi 2025/1244 E. , 2025/5456 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/57 E., 2022/196 K. KARAR : Davanın kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararı, bir kısım dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 257 parsel sayılı 30.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... oğlu ... adına tespit edildikten sonra, ... ve arkadaşlarının komisyona yaptıkları itirazın kabulü ile taşınmazın 20000/30875 payının ... oğlu ..., 10875/30875 payının Hazine adına tesciline karar verilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 257 parsel sayılı taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında davacı Hazine vekili tarafından ... ili ... ilçesi ... köyü 255, 256, 2 74... parsel, davacı ... tarafından ise 328 parsel sayılı taşınmazlara yönelik ayrı ayrı açılan davalar, eldeki dava dosyasıyla birleştirilmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevabında; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2015 tarihli ve 2013/5 Esas, 2015/34 Karar sayılı önceki kararıyla; davacı ...'ın 328 nolu parsel hakkındaki davasının kabulüne, Hazinenin aynı parsele yönelik davasının reddine 328 parsel sayılı taşınmaza ilişkin Komisyon kararının iptali ile 31500 metrekare olarak susuz tarla vasfında tamamının ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tesciline, Hazinenin 255, 256, 257, 2 74... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ..., ..., ... ve ...'a karşı olan davalarının ayrı ayrı reddine, 255 parsel sayılı 21750 metrekare susuz tarla vasfında taşınmazın Komisyon kararındaki gibi tamamı (21750) hisse kabul edilerek (20000) hissesinin tespit maliki ... mirasçıları adına tapuya tesciline, (1750) hissesinin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 256 parsel sayılı 56750 metrekare susuz tarla vasfında taşınmazın Komisyon kararındaki gibi tamamı (56750) Hisse kabul edilerek (20000) hissesinin tespit maliki ... oğlu ... mirasçısı ... adına, (36750) hissesinin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 257 parsel sayılı 30875 metrekare susuz tarla vasfında taşınmazın Komisyon kararındaki gibi tamamı (30875) hisse kabul edilerek (20000) hissesinin tespit maliki davalı ... oğlu ... adına, (10875) hissesinin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 274 parsel sayılı 45625 metrekare susuz tarla vasfında taşınmazın Komisyon kararındaki gibi tamamı (45625) hisse kabul edilerek (20000) hissesinin tespit maliki ... oğlu ... mirasçısı ... adına, (25625) hissesinin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 19.06.2015 tarihli ve 2013/5 Esas, 2015/34 Karar sayılı önceki kararına karşı davacı/davalı Hazine vekili, davacılar ... ve müşterekleri vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarihli ve 2016/6456 Esas, 2020/397 Karar sayılı ilamıyla davacılar ... ve müşterekleri vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz inceleme istemlerinin reddine ve davacı / davalı Hazine vekilinin temyiz incelemesi yönünden ise hükmün onanmasına karar verildikten sonra davacı / davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Dairemizin 18.05.2022 tarihli ve 2022/1268 Esas , 2022/4732 Karar sayılı ilamıyla; "... davanın resen araştırma ilkesine tabi olmadığı, mahalli bilirkişi beyanlarından çekişmeli 257 parsel sayılı taşınmazın zilyedinin ... olmadığının, davalı ... oğlu ... yararına zilyetlikle edinim koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında davacı Hazinenin, davalı ... payına yönelik davasının kabulüne karar verilmesi ..." gereğine değinilerek karar düzeltme isteminin kabulü ile onama ilamının 257 parsel sayılı taşınmaz yönünden kaldırılmasına ve bu taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli 257 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Dahili davalılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahalli bilirkişi olarak beyanı alınan ... ile davalı ...'ın farklı kişiler olduğunu, bu hususta maddi hata yapılarak yanlış karar verildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz davasında usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Bu kapsamda, bir davada taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Somut olayda; çekişmeli 257 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki davalı ... oğlu ...'ın davada kendisini vekille temsil ettirdiği ve yargılama devam ederken 09.06.2006 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513/1. maddesi uyarınca ölümle birlikte vekalet ilişkisi kendiliğinden sona erer. İlk Derece Mahkemesince yargılama sırasında vefat eden davalı ... oğlu ...'ın mirasçılarının davaya dahil edilmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle davada taraf teşkilinin tamamlandığından söz edilemez. Oysa ki, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yargılama sırasında vefat ettiği anlaşılan tespit maliki ... oğlu ...'a ait veraset belgesi çıkartılarak, tüm mirasçılarının yöntemine uygun şekilde davada taraf olarak yer almalarının sağlanması ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 91982bef562983ff e634eda2b472fded