Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1180 E., 2025/3108 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1180 E., 2025/3108 K. (21.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1180
Karar No
2025/3108
Karar Tarihi
21.04.2025

8. Hukuk Dairesi 2025/1180 E. , 2025/3108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/20 E., 2024/9 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 16 parsel sayılı taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan bahisle, yüzölçüm hanesi boş bırakılarak, vergi kaydı, irsen intikal, taksim, satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2’şer paylı olarak ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; sınırların dava dilekçesinde belirtilen mera vasıflı taşınmaza davalıların müdahalesinin men'ine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. 3. Asli müdahil Hazine vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu müdahale dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 16 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği iddiasıyla, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; davanın reddine talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/37 Karar sayılı ilk kararı ile, davanın reddine ve vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava konusu taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.02.2015 tarihli ve 2014/30 Esas, 2015/37 Karar sayılı ilk kararına karşı asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.03.2018 tarihli ve 2015/16834 Esas, 2018/2033 Karar sayılı ilamıyla; "... taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsisi yapılmış ise buna ilişkin kararlar, ekleri ve haritaları ile aktarılan davanın tarihi olan 2005 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı tarihli stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmesi, yapılacak keşifte öncelikle, yerel bilirkişi ve tanıklara aktarılan davanın dayanağı olan dava dilekçesi ve eki belgelerin ayrıntılı biçimde okunup anlatılması, bundan sonra davaya konu edilen taşınmazın hudutlarının zeminde yerel bilirkişi ve tanıklarca ayrı ayrı gösterilmesinin istenilmesi, bu yolla aktarılan davaya konu edilen taşınmaz ya da taşınmazların hangi taşınmaz ya da taşınmazlar olduğu, ada ve parsel numaralarının duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmesi, bu yolla aktarılan davanın kapsamının sağlıklı biçimde saptanması, dava konusu taşınmazın aktarılan davanın kapsamı içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, aynı hukuki sebebe dayanılarak aynı davacı tarafından açılan ve Kadastro Mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kalan davaların birlikte görülmesi gerektiği göz önüne alınarak, aktarılan davanın kapsamında kaldığı belirlenen taşınmazların tespit tutanakları ve eki belgeler ile dava dilekçesinin birleştirilmesi, aktarılan davanın kapsamında kalıp kadastro tespitlerinin yanılgı ile kesinleşmiş olduğu anlaşılan taşınmazlar var ise, sözü edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştirilmesinin hukuksal bir değer taşımayacağının düşünülmesi, Aktarılan davanın kapsamında kalan taşınmazlar belirlendikten sonra varsa, mera tahsis kararı ve haritalarının uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, mera tahsisi yoksa, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde, imar-ihyaya konu edilip edilmedikleri, imar-ihyaya konu edilmiş iseler ihyanın hangi tarihte bitirildiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, mahkemece yapılacak gözlemin tutanağa geçirilmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmesi, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, mera, yaylak veya kışlak vasfı taşıyıp taşımadıklarını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğraflarının çektirilmesi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, mera, yaylak veya kışlak vasfında olup olmadıklarını belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılması, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereklerine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... taşınmazın mera vasfında olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının tespit malikleri lehine oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş ve hüküm asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; "bilirkişi raporunun hükme elverişi olmadığı ve taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığı" iddiasıyla, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının davalılar lehine gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 112 ada 16 parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının tespit malikleri lehine oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamında, mera araştırmasına yönelik davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden mahalli bilirkişi seçilmesi gereğine değinildiği halde davanın tarafı bulunan ... köyünden mahalli bilirkişi seçimi yapıldığı gibi, çekişmeli taşınmazın mera olup olmadığı, komşu mera parseli ile çekişmeli taşınmaz arasında somut ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında irdeleme yapmayan, yetersiz ziraatçi bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Öte yandan; bozma ilamında, aktarılan davanın kapsamının yöntemince belirlenmesi, aynı hukuki sebebe dayanılarak aynı davacı tarafından açılan ve Kadastro Mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kalan davaların birlikte görülmesi gereğine değinilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususta da gereğine tevessül edilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü / mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre aktarılan dava tarihi olan 2005 yılından 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bulunan en eski hava fotoğrafları) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulmalı; bundan sonra mahallinde aktarılan dava öncesi durumu bilebilecek elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, özellikle davada yararı bulunmayan, taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde (... Köyü dışında) ikamet eden şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ile fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak keşifte öncelikle, yerel bilirkişi ve tanıklara aktarılan davanın dayanağı olan dava dilekçesi ve eki belgelerin ayrıntılı biçimde okunup anlatılması, bundan sonra davaya konu edilen taşınmazın hudutlarının zeminde yerel bilirkişi ve tanıklarca ayrı ayrı gösterilmesinin istenilmesi, bu yolla aktarılan davaya konu edilen taşınmaz ya da taşınmazların hangi taşınmaz ya da taşınmazlar olduğunun, ada ve parsel numaralarının duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmesi, bu yolla aktarılan davanın kapsamının sağlıklı biçimde saptanması, dava konusu taşınmazın aktarılan davanın kapsamı içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, aynı hukuki sebebe dayanılarak aynı davacı tarafından açılan ve Kadastro Mahkemesine aktarılan davanın kapsamında kalan davaların birlikte görülmesi gerektiğinin göz önüne alınarak, aktarılan davanın kapsamında kaldığı belirlenen taşınmazların tespit tutanakları ve eki belgeler ile dava dilekçesinin birleştirilmesi, aktarılan davanın kapsamında kalıp kadastro tespitlerinin yanılgı ile kesinleşmiş olduğu anlaşılan taşınmazlar var ise, sözü edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştirilmesinin hukuksal bir değer taşımayacağının düşünülmesi, aktarılan davanın kapsamında kalan taşınmazlar belirlendikten sonra Mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin gözlemi tutanağı geçirilmeli; keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, mera vasfında olup olmadığı ya da mera niteliğindeki taşınmazdan kazanılıp kazanılmadığı, mera vasfında değil ise veya komşu mera parselinden kazanılmamış ise evveliyatı itibarıyla Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edilmişse imar - ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından, hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, aktarılan davanın kapsamını gösterir, keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı kroki ve rapor alınmalı; 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulundan, dava konusu taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera parselinden nasıl ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı, meradan açılan bir yer olup olmadığı, meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, üzerinde sürdürülen ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ve ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa hangi tarihten beri ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü açıklayıp, tarımsal niteliiğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş yakın plan ve panoramik fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden, hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, evveliyatı itibarıyla imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde hangi tarihte imar ihyaya başlandığını ve tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak hangi tarihten beri hangi tasarruflarla zilyet edildiğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir denetime elverişli rapor düzenlettirilmeli, belirtilen şekilde yapılan uygulama sonunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda (V.B) bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1b7821c3e87dca32 ec653f6fe0d75ec5

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı