Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/2716 E., 2025/3110 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2716 E., 2025/3110 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2716
Karar No
2025/3110
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2716 E. , 2025/3110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/3 E., 2022/6 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 59 parsel sayılı 201,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... tarafından Hazine aleyhine tespit öncesi açılan tescil davası gözden kaçırılarak, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ..., Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde kain sınırları dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.2000 tarihli ve 1997/550 Esas, 2000/70 Karar sayılı kararı ile, "... taşınmazın eklemeli olarak davacının zilyetliğinde bulunduğu ..." gerekçesiyle, 743 sayılı Türk Medeni Kanun'un (743 sayılı Kanun) 639. maddesi gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen 09.03.2000 tarihli ve 1997/550 Esas, 2000/70 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 17.09.2019 tarihli ve 2019/4799 Esas, 2019/7606 Karar sayılı ilamıyla; "... kadastro tespitinden önce genel mahkemelere açılan davanın Kadastro Mahkemesince görülmesi ..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve bilahare kadastro tutanağı davalı hale getirilmiştir. 3. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... taşınmazın eklemeli olarak davacının zilyetliğinde bulunduğu ve davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... ekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın parsel numarasının kararda hatalı olduğunu, bozma öncesinde taşınmazın 162,19 metrekare olduğu halde bozmadan sonra 201,60 metrekare olarak tescil hükmü kurulduğunu ve davacının lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğunu ispat edemediğini beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, taşınmazda bozma sonrasında oluşan miktar fazlasının ölçüm yönteminden kaynaklı olduğuna, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, infazı mümkün ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, 101 ada 59 parselin dava konusu olduğu kabul edildiği ve kararın gerekçesinde bu parsele ilişkin değerlendirilme yapıldığı halde, hüküm fıkrasında dava konusu taşınmazın 101 ada 56 parsel olarak yazılması hükmün infazında tereddüte sebebiyet vereceğinden, isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR Yukarıda (1) nolu bentti açıklanan sebeplerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Davalı ... vekinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "56 parsel" ifadesinin çıkartılarak yerine "59 parsel" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2a02544294ce17f4 7bf42dd5535e83d2

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı