Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/360 E., 2025/3112 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/360 E., 2025/3112 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/360
Karar No
2025/3112
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/360 E. , 2025/3112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 09.01.2025 İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 09.01.2025 tarihli ek kararla temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1941, 1942 ve 1944 parsel sayılı 14.750,00-21.000,00 ve 364.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırıldıktan sonra, davalıların itirazı üzerine komisyon kararıyla ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1941, 1942 ve 1944 parsel sayılı taşınmazların mera olduğunu ileri sürerek, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2004 tarihli ve 1986/144 Esas, 2004/39 Karar sayılı önceki kararı ile, "... taşınmazların mera vasfında olduğu ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 14.04.2004 tarihli ve 1986/144 Esas, 2004/39 Karar sayılı önceki kararı, davalı ...'ın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.02.2006 tarihli ve 2006/215 Esas, 2006/844 Karar sayılı ilamıyla; "... 1941, 1942 ve 1944 numaralı parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu kabul edilmek suretiyle kadastro komisyonu tarafından davalılar adına tesbitine karar verildiği ve bu parseller aleyhine köy hükmü şahsiyeti tarafından dava açıldığı, söz konusu parsellere karşı Hazine tarafından açılmış bir dava bulunmadığı gibi köy hükmü şahsiyeti tarafından açılan davaya usulüne uygun olarak katılmasının da söz konusu olmadığı açıklanarak, ... tarafından açılan davaların retle sonuçlanıp aleyhlerine kesinleştiği davalılar adına tapu oluştuğu nazara alınmadan taşınmazların mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesinin isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... ... Köyü Tüzel Kişiliğinin açtığı davaların ret ile sonuçlanıp kesinleştiği ve Hazinenin de mezkur dava yönünden taraf sıfatı bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 09.01.2025 tarihli ek kararla temyiz talebinin süreden reddine karar verilmiş olup, iş bu ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tebliğatların usule aykırı olduğunu ve taşınmazların mera vasfında olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, temyiz talebinin süreden reddine dair ek kararın usulüne uygun olup olmadığı ve taşınmazların mera vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesince, davalı ... vekilinin yasal süresinin geçirilmesinden sonra hükmü temyiz ettiği gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 7210 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre, gerçek kişilere bu maddeye göre tebligat yapılabilmesi için ilgilinin adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce usulüne uygun bir tebligatın da yapılmış olması zorunludur. Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57/2. maddesinde ise; "Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1'de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır" hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, davalı ...'a gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat evrakının, muhatap naklen Bursa'ya taşınmış olup açık adresi meçhul olduğu şerhi ile merciine iade edildiği, bilahare adı geçene Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 16.04.2009 tarihinde tebligat yapıldığı, ne var ki ilgilinin adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunduğundan, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca söz konusu tebligatın usulsüz olduğu ve bu itibarla davalı ... vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiştir. 3. Davalı ... vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir. Dava konusu 1941, 1942 ve 1944 parsel sayılı taşınmazlar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi' nin 16.02.2006 tarihli ve 2006/215 Esas, 2006/844 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere komisyon kararıyla ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra ... tarafından, taşınmazların mera vasfında oldukları iddiasıyla açılan davaların reddedilmesi neticesi davalı ...' ın murisi ... ve müşterekleri adına tapu kayıtları oluşturulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, eldeki davada da, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve temyize konu kararla davalının aleyhine hukuki bir durum yaratılmadığı ve bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, davalının temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (V.B.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair 09.01.2025 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin, yukarıda (V.B.3) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 618dac8f528c5eba e4203da95383b29d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı