8. Hukuk Dairesi 2024/6442 E. , 2025/2759 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... ilçesi ... köyü ... Mahallesinde bulunan babası ...'dan dolayı hissedarı olduğu ... nolu parselin batısında bulunan kuzeyi...nolu parsel, batı ve güneyi mahalleye giden asfalt yol ile çevrili yaklaşık 12 dönüm yer ile kuzeyi ... Mahallesine giden asfalt yol, doğusu ... mirasçılarının kullanımındaki arazi ve ... nolu parsel, batısı Ilgın deresi, güneyi 1950 yılında kesinleşmiş bulunan Orman sınır hattı ile çevrili yaklaşık 6 dönüm tescil dışı taşınmazların 30 yıl civarında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili 09.02.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde, davanın reddi ile taşınmazın Medeni Kanun'un 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; 01.06.2012 tarihinde kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 10.935,37 m² yer ile (B) harfiyle işaretli 5427,80 m² yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ilamı ile karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada 11.05.2017 tarihli kararı ile; davacı yararına kazanma koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesi nedeniyle; Hazinenin tescil talebinin reddi ile bilirkişilerin rapor ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 10.905,37 m² yer ile (B) harfi ile gösterilen 5.429,80 m² yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. Hükmün, davalı ... Belediyesi vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi ilamı ile; taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden kesinleşen Orman Kadastrosu bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması varsa buna ilişkin Orman Kadastrosu harita ve tutanakları yoksa bulunabilen en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ile dava tarihinden itibaren 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlerde çekilmiş en az 3 hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ile çekişme konusu taşınmaza komşu ... parsele revizyon gören vergi kaydı getirilerek dosya arasına konularak, mahallinde yerel bilirkişiler ve teknik bilirkişi heyeti aracılığı ile yeniden keşif yapılması, çekişme konusu taşınmazların öncesinin ne olduğunun ve davacı tarafça ne şekilde kullanıldığının belirlenmesi, orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde uzman ziraat mühendisinden taşınmazın imar-ihya işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında detaylı rapor alınması gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu yerin 16.335,17 m² miktarında olduğu, 1977 yılında kesinleşen kadastro çalışma alanı dışında kaldığı, taşınmazın yakınında ..ve...parseller bulunduğu, bu parsellerin 766 sayılı tapulama Kanunu hükümlerine göre 1977 yılında ... parsel .. tahrir numaralı vergi kaydına istinaden ... adına; .. parselin senetsizden ... adına tespit edildiği; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; ... parsele revizyon gören 87 tahrir numaralı vergi kaydının celbi için yazılan müzekkereye olumsuz cevap verildiği, dava konusu taşınmazın mera, yaylak, kışlak, kıyı gibi yerlerle ilgisinin bulunmadığı, mahallinde yeniden keşif yapıldığı, 17.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda jeodezi bilirkişi tarafından 1975, 1988, 1990 yılı çekimli hava fotoğrafı ve 2003 yılı Google-Earth uydu görüntüsünün değerlendirildiği, tescili talep edilen (A1) harfi ile gösterilen 2.942.00 m² yüz ölçümündeki kısmın 1990 yılı itibariyle imar ihyasının tamamlandığı; (A2) harfi ile gösterilen 7.963,37 m² kısmın 2003 tarihi itibariyle imar ve ihyasının tamamlandığı ve (B) harfi ile gösterilen 5.429.80 m² kısmın 2003 tarihi itibariyle imar ve ihyasının tamamlanmadığı; (A1) harfi ile gösterilen kısmın dava tarihinden geriye doğru davacı tarafından koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği anlaşılmakla davacının (A1) harfi ile gösterilen kısım yönünden davanın kabulüne, ancak (A2) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımların ise dava tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazla süre ile davacı tarafından koşullarına uygun olarak tasarruf edilmediği, dolayısıyla (A2) ve (B) harfleri yönünden davacının tescil talebinin reddi ile (B) harfi ile gösterilen kısmın Hazine adına tesciline, öte yandan dava konusu taşınmazda (A2) harfi ile gösterilen kısım keşif tarihi itibariyle su altında kaldığı anlaşılmakla bu kısım yönünden tescil kararı verilemeyeceği ancak mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine ve davalı ... vekili tarafından; temyiz edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-. Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. 2-Yörede, 1949 yılında kesinleşen 3116 sayılı Kanun kapsamında Orman Kadastro çalışması, 16.07.2002 tarihinde kesinleşen Orman Kadastrosu ve (2/B) çalışması vardır, taşınmazın tahdit sınırları dışında kaldığı anlaşılmıştır. Yörede 29.08.1977 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu 766 sayılı Kanun Tapulama Kanunu'na göre yapılmış ve bu çalışmada taşınmaz çalışma alanı dışında kalmıştır. 3- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacı vekilinin tüm ve dahili davalı ... ve davalı Hazine vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4- Ancak; İlk Derece Mahkemesince, yazılı biçimde bilirkişi raporunda (A1) harfi ile gösterilen 2.942.00 m² yüzölçümündeki kısma yönelik davanın kabulüne karar verilmiş ise de, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, taşınmazların sınırında baraj gölü olduğu halde jeoloji mühendisinden rapor alınmadığı, dava konusu taşınmazın kamulaştırma işlemlerine tabi tutulup tutulmadığının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma işlemleri var ise evrakları ve haritaları getirtilerek harita ve jeodozi mühendisinden dava konusu (A1) harfi ile gösterilen kısmına yönelik kadastro paftasının ölçekleri ile kamulaştırma haritası ölçeği eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle kapsam tayini yapılmalı, bu hususta denetime elverişli ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor tanzim edilmesi istenilmeli, ayrıca halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman bir jeoloji mühendisi bilirkişiden; çekişmeli taşınmazın, sınırında bulunan baraj gölü sahasında kalıp kalmadığı, kalıyor olması halinde bu durumun taşınmazların tarım arazisi olarak kullanımına engel teşkil edip etmediğinin, gölün suyunun geldiği su birim alanının en yüksek sınırının altında kalıp kalmadığının değerlendirildiği bilimsel ve açıklayıcı rapor düzenlemesi istenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V.SONUÇ: Yukarıda (IV.B.3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm ve davalı Hazine vekili, dahili davalı ... vekilinin, sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (IV.B.4) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bd90bbf28168f115 907a30545946b4d6