Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/6073 E., 2025/3543 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6073 E., 2025/3543 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6073
Karar No
2025/3543
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/6073 E. , 2025/3543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1221 E., 2024/1218 K. KARAR : Asli müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/359 E., 2020/197 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ve asli müdahil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asli müdahilin başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un (7269 sayılı Kanun) 18. maddesi uyarınca yapılan Afet Kadastrosu sırasında Kahramanmaraş ili ..............Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 ada 2 parsel sayılı 42.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 7269 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca 16.04.1975 tarihinde yapılan tespit işleminde taşınmaz ... adına tespitinin yapılarak aynı tarihte tapuya tescil edilmiş, 2007 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucunda 101 ada 2 parsel numarasını aldıktan sonra bilahare intikal ve satış işlemleriyle 17.09.2010 tarihinde son kayıt maliki ... (...oğlu) kayden tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 2 dönümlük kısmını davacının, davalının babası ...Soysüren'den 1985 yılında haricen satın aldığını, bu kısım üzerine davacının besi ahırı yaparak hayvancılık yaptığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen kısmının tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahale talep eden müdahale dilekçesinde, davacının kardeşi olduğunu ve taşınmaz üzerinde babasından gelen hakkının bulunduğunu belirterek davaya katılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı cevap dilekçesinde; babası tarafından davacıya herhangi bir satışın yapılmadığını, davacı tarafından yapılan ahıra köyde yardımlaşma adına ahır yapılmasına daha sonra ahırın yıkılması şartı ile izin verildiğini ve otuz yıldır bir talepte bulunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "mahallinde yapılan keşifte yeminli dinlenilen mahalli bilirkişi beyanlarında 18.04.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu (A) ve (B) ile gösterilen kısmın yaklaşık 30-40 yıldan fazla bir süre davacı tarafından bizzat malik sıfatı ile nizasız, fasılasız kullanıldığı, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu, asli müdahil yönünden ise usulüne uygun olarak harçlandırılmış asli müdahale talebinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne 101 ada, 2 parselin güneybatısında bulunan, fen bilirkişileri tarafından 20.04.2018 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile kırmızı renkte taranarak gösterilen 2.235,80 metrekarelik kısım ile aynı tarihli rapor ve krokide (B), harfi ile yeşil renkle taranarak gösterilen 322,22 metrekarelik kısım olmak üzere toplamda 2.558,02 metrekarelik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazdan ifraz edilerek aynı ada içerisinde yeni bir parsel numarası verilerek tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davanın asli müdahil yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fen bilirkişilerini 20.04.2018 havale tarihli raporunun ve ekinde bulunan krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hükmün, asli müdahil ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "davanın, afet kadastrosu ile tapu kaydı oluşan, sonrasında tesis kadastrosu çalışmalarında 101 ada 2 parsel numarasıyla tescili yapılan taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, afet kadastrosu çalışmaları sonucunda 2 ada 2 parsel numarasıyla 16.04.1975 tarihinde ... adına tapuya tescil edildiği, sonrasında 2007 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda 101 ada 2 parsel numarasını aldığı, tapuda ... isminin 17.05.2010 tarihinde ..............olarak düzeltildiği ve aynı tarihte tapuda mirasçılara intikal yapıldığı, davalının da mirasçılar arasında yer aldığı, 17.09.2010 tarihinde diğer mirasçıların hisselerini tapuda davalıya devrettiği, davalının istinaf itirazlarının incelenmesinde davacı, davaya konu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü 1985 yılında davalının babasından haricen satın alarak zilyetliği devraldığını, tesis kadastrosu öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kazanma koşullarının lehine gerçekleştiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuş olup davacının taşınmazı haricen satın aldığını bildirdiği tarihte davaya konu taşınmaz tapulu olduğundan, resmi şekil şartına uyulmadan yapılan bu satışın geçersiz olduğu, açıklanan nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, asli müdahale talep edenin istinaf itirazlarının incelenmesinde ise usulüne uygun olarak harçlandırılmış asli müdahale talebinin bulunmadığı anlaşıldığından talepte bulunan ... yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle asli müdahale talep edenin istinaf başvurularının esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı