Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/5692 E., 2025/3545 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5692 E., 2025/3545 K. (07.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5692
Karar No
2025/3545
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5692 E. , 2025/3545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/10 E., 2023/23 K. HÜKÜM : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 2 ve 183 ada 3 parsel sayılı 29.563.65 ve 40.735.03 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle "ham toprak" vasfı ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; 109 ada 2 ve 183 ada 3 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında kapsamında kaldığını ve taşınmaza uzun zamandır zilyet olduğunu belirterek taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı ... dava dilekçesinde, 109 ada 2 parsel sayılı taşınmaza uzun zamandır zilyet olduğunu belirterek taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında aralarında irtibat bulunduğu belirtilerek eldeki dava dosyasıyla birleştirilmiştir. Asli müdahil .... vekili müdahale dilekçesinde, taşınmazların Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen üretim lisansı uyarınca kendileri tarafından kurulup 49 yıllığına işletilecek olan ... Barajı ve Hidroelektrik Santrali yapılacak olan alan içinde kaldığı ve taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte olmadığı iddiasıyla davalı yanında fer'i müdahale talebinde bulunulmuştur. Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "183 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden; davacı ...’un dayandığı tapu kaydının taşınmaza uymadığı, taşınmazın fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 14.11.2014 havale tarihli ek raporda (A) harfi ile gösterilen 492,48 metrekarelik bölümünde, davacı ... lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğu, kalan bölümünde ise kazanım şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davacı ...’un davasının reddine, davacı ...’un davasının kısmen kabulüne, 109 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, 183 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline, 14.11.2014 havale tarihli ek raporda (A) harfi ile gösterilen 492,48 metrekarelik bölümün davacı ... adına tesciline, kalan bölümün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili, davalı Hazine temsilcisi ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarihli ve 2015/8618 Esas, 2017/6492 Karar sayılı kararıyla; "109 ada 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün bu parsel yönünden onanmasına, 183 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, öncelikle, kadastro tespit tarihinden 15, 20 ve 25 yıl öncesine ilişkin üç farklı tarihe ait hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından getirtilmesi, dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, önceki keşfe katılanlardan olmamak üzere ziraatçı bilirkişi, jeolog bilirkişi ve fen bilirkişisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte; ziraatçı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın tamamının ya da bir bölümünde kullanım varsa bu bölümün geçmişteki ve şimdiki niteliğinin, üzerindeki bitki örtüsünün, ne kadar süredir ve ne şekilde kullanıldığının, taşınmazın toprak yapısıyla ilgili ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmenin ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarının yer aldığı; jeolog bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın sınırındaki derenin aktif dere niteliğinde olup olmadığı, taşınmazın dere sularının etkisi altında kalıp kalmadığı hususlarında değerlendirmeyi içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; fen bilirkişisinden ise, çekişmeli taşınmazın ziraatçı bilirkişi raporundaki farklı değerlendirmeye tabi tutulan bölümlerini ayrı ayrı gösteren keşfi takibe elverişli raporlar alınması; keşif mahallinde dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin önceki ve şimdiki niteliği, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi ve tespit tarihine kadar davacı ... yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolup dolmadığı hususlarında bilgi alınması; hava fotoğrafları jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek, stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, çekişme konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi ve bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, 183 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 14.11.2014 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 492,486 metrekare yüzölüçümlü kısmın davacı ... adına son parsel numarası verilerek tapuya tesciline, geri kalan 40.242,544 metrekarelik kısmın 183 ada 3 parsel olarak davalı Hazine adına kadastro tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili, davalı Hazine temsilcisi ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.06.2021 tarihli ve 2019/2793 Esas, 2021/4912 Karar sayılı kararıyla; "davacı ...’un temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu 109 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen önceki hüküm, temyiz incelemesinden geçerek bu parsel yönünden kesinleşmiştiği, temyize konu 183 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında yeni oluşturulan hükümde de davacı ... aleyhine bir durum yaratılmadığı, bu nedenle davacının hükmü temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla, davacının temyiz inceleme isteminin reddine, davacı ...’un temyiz itirazlarının incelenmesi yönünden ise İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı gibi bozma gereklerinin de yerine getirilmediği belirtilerek öncelikle, dava dosyası arasında bulunan hava fotoğraflarının, konusunda uzman 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, bilirkişi kurulundan, belirtilen tarihlerde çekilmiş hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin hava fotoğraflarında gösterilerek, taşınmaz bölümlerinin imar-ihyasının hangi tarihte başlanıp tamamlandığını, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi, kabule göre de; taşınmazın baraj gölü suları altında kaldığı belirlenmiş olduğu halde mülkiyetin tespiti yerine, tescile karar verilmesinin de isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "183 ada 3 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının 01.12.2014 tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, bu kısmın %30 eğime sahip olduğu ve tarım kültürüne uygun olmadığının belirtildiği, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu raporundaki 1973, 1983, 1994 ve 2004 tarihleri itibariyle çok fazla değişim olmadığı, bu alanda herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığı ve sınırların tamamen korunması gibi bir imar ihya durumunun tespit edilemediğinin belirtildiği, 06.11.2014 tarihli keşif esnasındaki (B) harfi ile gösterilen kısmın eğiminin fazla olduğu, zeminde taşların yer aldığı ve otsu bitkilerle kaplı olduğu yönündeki mahkeme gözlemi birlikte değerlendirildiğinde; keşif esnasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının aksine, somut deliller ışığında dava konusu taşınmazın (B) harfi ile işaretlenen alanında davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği, (A) harfiyle gösterilen kısmının ise 1973 tarihinde alan üzerindeki ağaçların ve gölgelerinin toprağın kullanılıp kullanılmadığının tespitinin yapılamadığı, 1983, 1994 ve 2004 tarihleri itibariyle ise (A) harfi ile işaretlenen alan üzerinde belirgin sınırların olmadığı ancak ilgili alanın imar-ihya edilerek bahçe olarak kullanıldığı ve toprağın işlendiğinin belirtildiği değerlendirmesi yapılmışsa da bilirkişi kurulu raporundaki hava fotoğraflarının incelenmesine dair açıklamalarda; 1983 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde, söz konusu alan üzerinde seyrek olarak 3-4 adet ağaç formunun tespit edildiği, alan üzerinde herhangi bir tarımsal sürüm izine ve belirgin sınırlara rastlanmadığı, 1994 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde, söz konusu alan üzerinde seyrek olarak 2-3 adet ağaç formunun tespit edildiği, alan üzerinde herhangi bir tarımsal sürüm izine ve belirgin sınırlara rastlanmadığı ve 2004 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde, söz konusu alan üzerinde seyrek olarak 4-5 adet ağaç formunun tespit edildiği, alan üzerinde herhangi bir tarımsal sürüm izine ve belirgin sınırlara rastlanmadığı tespitlerinin belirtildiği, bu tespitlerden sonra bilirkişi kurulu dava konusu bu alanın bahçe olarak imar ihya edildiğini ve toprağının işlendiğini belirtmişse de taşınmaza ilişkin 01.12.2014 tarihli ziraat mühendisi bilirkişisi raporunda, parsel üzerinde 1 adet 20 yaşlarında alıç ağacı, tek ve çok yıllık yabancı otlar ve geven çalısı bulunduğu, 06.11.2014 tarihli keşif esnasındaki mahkeme gözleminde ise; (A) harfi ile gösterilen kısımda kesilmiş ağaçların ve otsu bitkilerin olduğunun belirtildiği, ayrıca keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ...'ın, 06.11.2014 tarihli keşifteki beyanında, dava konusu taşınmazın 1980 yılında başlayan terör olayları nedeniyle o tarihten itibaren ekilip biçilemediğini beyan etmesine rağmen, 25.05.2018 tarihindeki keşifte alınan beyanında ise, terör olaylarının köyde 1990'lı yıllarda etkili olduğunu ancak dava konusu taşınmaz dahil köydeki taşınmazların terörden etkilenmediğini, kimsenin köyü terk etmediğini ve dava konusu taşınmazın da teröre rağmen ekilip biçildiğini beyan ettiği, 25.05.2018 tarihindeki keşifte dinlenen diğer mahalli bilirkişi ...da taşınmazların terör olaylarına rağmen ekilip biçildiğini beyan ettiği, ancak teknik bilirkişilerce incelenen hava fotoğraflarında taşınmazda ekim yapıldığında dair bir tespit bulunmadığı, taşınmazın keşif tarihi itibariyle geven ve çok yıllık otlarla kaplı olduğunun tespit edilmesi, mahalli bilirkişilerin çelişkili beyanları ve mahalli bilirkişi beyanlarındaki taşınmazda arpa, buğday gibi ürünlerin ekildiği yönündeki beyanların teknik bilirkişi raporları gözetildiğinde gerçeği yansıtmadığı, taşınmazda sürüm ve ekim yapıldığına dair somut bir delilin bulunmadığı, bu hususun jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu raporunda da belirtilmiş olduğu hususları ile, hava fotoğraflarında taşınmazda yer aldığı belirtilen az sayıdaki ağaç formlarının taşınmazın imar ihya edildiğini göstermeyeceği, kaldı ki keşif esnasında taşınmazda 1 adet 20 yaşlarında alıç ağacının bulunduğunun tespit edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu taşınmazın imar ihyasını tamamlayarak tespit tarihine kadar 20 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız olarak kullandığını ispat edemediği ve dava konusu taşınmazın (A) harfi ile işaretlenen alanında da davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın reddine 183 ada 3 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davalı Hazineye ait olduğunun tespitine, dava konusu taşınmaz baraj gölü suları altında kaldığından taşınmazla ilgili tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ...vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bafa26d92d0f69f8 1ebb6a44f7218a02

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı