Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/326 E., 2025/3501 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/326 E., 2025/3501 K. (07.05.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/326
Karar No
2025/3501
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/326 E. , 2025/3501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/16 E., 2024/12 K. KARAR : Davacı ... ve müdahil ... davasının kabulüne, davacı ..........Köyü Tüzel Kişiliği davasının feragat nedeniyle reddine, Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... ve müdahil ... davasının kabulüne, davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, ............... ilçesi ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 194 ada 160 parsel sayılı 10.977,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 'şer hisseyle...adlarına tespit edildikten sonra, itiraz üzerine Kadastro Komisyonunca hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak; davacı ...Köyü Tüzel Kişiliği, çekişmeli taşınmazın köy tüzel kişiliğine ait olduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlar ve yargılama sırasında müdahil ..., davacı ... ile aynı iddiaya dayanarak davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2017/518 Esas, 2021/1069 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... tespit tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın hangi tarihten beri kim tarafından kullanıldığı ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususlarının maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, beyanları arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; jeodezi ve fotogrametri uzmanları kuruluna hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları da değerlendirilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın sınırını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlettirilmesi ve dava konusu taşınmazın konumunun hava ve uydu fotoğrafları üzerinde gösterilmesinin istenilmesi; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar- ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazın farklı açılardan fotoğrafları çekilerek taşınmazın sınırlarının harita çizim programı vasıtasıyla fotoğraflara yansıtılması; fen bilirkişiden, keşfi izlemeye ve denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlenmesinin istenmesi; mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması; bundan sonra toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu parselin zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olup 20 yılı aşkın bir zamandan beri davacı ... ve müdahil davacı ... ile müşterekleri ve cetlerinin nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğu ve bu taşınmazın babaları ...'tan miras yoluyla mirasçılarına intikal eden taşınmaz olup öncesinde arpa tarımında kullanılmakta iken son yıllarda çayır vasfıyla kuru ot üretiminde kullanıldığı,1973 tarihi itibariyle de dava konusu taşınmazda zirai bir faaliyetin ve imar-ihya işleminin var olduğu, 1982 ve 2004 tarihli hava fotoğraflarında da görüldüğü üzere imar-ihyanın bu tarihlerde de devam ettirildiği ..." gerekçesiyle davacı ... ve müdahil davacı ... tarafından davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile çekişmeli 194 ada 160 parsel sayılı taşınmazın hakkındaki 02.09.2009 tarihli Kadastro Komisyon Kararının iptaline, taşınmazın kadastro tutanağındaki yüzölçümü ve çayır vasfıyla miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline; birleşen dosya davacısı ...Köyü Tüzel Kişiliği tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından kabule dair ana dava ve vekalet ücretine yönelik olarak birleşen dava yönünden temyiz edilmiştir. 1. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Birleşen dosya davacısı ...Köyü Tüzel Kişiliği tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin karar İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2013 tarihli ilk kararı ile kesinleşmiş olup o aşamada vekille temsil edilmeyen Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Davalı Hazine vekilinin ana davada verilen davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davacıların murislerinden intikalen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiler tarafından yapılan 1973 ve 1982 yıllarına ait hava fotoğrafı incelemesinde, taşınmazın çayırlık olduğu bildirilmiş; ziraatçı bilirkişi raporunda ise, taşınmazın eğiminin % 20 - 60 arasında değiştiği, halihazırda çayır vasfında olduğu, çayır bitkilerinin otlatılıp hayvan beslenmesinde kaba yem olarak değerlendirilmesi suretiyle yararlanıldığı ve taşınmaz üzerinde uzun yıllardır herhangi bir tarımsal üretim yapılmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerce geçmişte taşınmaza arpa ekildiği belirtilmiş ve ziraat bilirkişi raporunda da, eski kullanımda taşınmazın tarla vasfında olduğunu gösteren setler bulunduğu ifade edilmiş ise de, hava fotoğraflarının incelenmesinde bu yönde bir tespitte bulunulmadığı gibi, gerek bozma öncesi gerek bozma sonrası alınan ziraatçi bilirkişilerin raporlarında yer alan taşınmaza ait fotoğraflara bakıldığında da, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığı ve zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile kabul kararı verilmesi isabetsiz olduğundan, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekilinin ana davada verilen davanın kabulüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a342351a25fc57fd 8e91c3dc9545405a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı