8. Hukuk Dairesi 2024/5766 E. , 2025/6005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1016 E., 2023/839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... (Kapatılan) 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/277 E., 2022/103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 11 36... parsel sayılı taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyedi olduğunu, taşınmazın olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılan mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tescili gerekli iken ilgili taşınmazın hatalı kadastro tespiti sonucu 2010 yılında Hazine adına tapu kütüğüne tescil edildiğini, taşınmaz ve üzerindeki taş evin 1985 yılından beri zilyet olma iradesi ile müvekkilinin ve dedesinin fiili hakimiyetinde olduğunu, taşınmazın uzun yıllar müvekkilin dedesi ...'nın zilyetliğinde bulunduğunu, imar ihya edildiğini, ...'nın 04.07.2009 tarihinde düzenlediği zilyetlik devir sözleşmesi ile müvekkiline devredildiğini, gerek müvekkilinin dedesinin gerekse müvekkilinin kendisinin zilyetliğinin davasız ve aralıksız çok eskiden beridir devam ettiğini belirterek, davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kanuni süresi içinde açılmadığını, bu nedenle hak düşürücü süre itirazı ve zamaşımı definde bulunduklarını, davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının iş bu taşınmaz için gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın evveliyatında orman olması ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması dikkate alınarak taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesine göre kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabı mümkün olan yerlerden bulunmadığı, böyle bir taşınmazın tescil davasına konu olamayacağı ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "hak düşürücü sürenin dolmadığını ancak İlk Derece Mahkemesi kararının esasa ilişkin değerlendirmeleri açısından usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, b. Bilirkişi raporunda dava konusu yerin orman sayılmayan alan olduğunun tespit edildiğini, eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarınında da bu durumun açık olduğunu, c. Dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. maddesi gereğince müvekkili adına tescilinin gerektiğini, müvekkilinin 20 yılı aşkın zamandır taşınmazın zilyedi olduğunu, d. Taşınmazın 2010 yılına kadar Hazine adına kayıtlı olmadığını, e. Davanın herhangi bir hak düşürücü süreye tabi olmadığından süresi içinde açıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına dayanan kadastro tespit gününden önceki haklara dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e93fd8a5fbbb7e4d 18170d5db8906ebd