Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2746 E., 2025/6004 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2746 E., 2025/6004 K. (29.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2746
Karar No
2025/6004
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/2746 E. , 2025/6004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2006 E., 2024/246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/103 E., 2022/249 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 62... parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit gördüğünü, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, öncelikle taşınmazın orman olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, kadastro biriminin tespitinin hatalı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına yapılan tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın aynı mahallede 1 60... ve 1 61... parsellerle bir bütün olduğunu ve kadastro öncesinde arada bir yol olmadığını, kadastro tespitinin fiili duruma uygun olduğunu, taşınmazın davalıya atadan miras yolu ile kaldığını, dedesi zamanında dikilmiş meyve ağaçları olduğunu, sonradan çıkan yangında ağaçların çoğunun yandığını, taşınmazın en az 70 yıldır nizasız fasılasız malik sıfatıyla tarımsal amaçlı kullanıldığını, davalı tarafından taşımazın halen kullanıldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ve kamu orta malı niteliğindeki yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "keşif gözlemi, bilirkişi raporları, memleket haritası, hava fotoğrafları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın kadastro paftasındaki konumuna ve bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve krokiye göre dava konusu taşınmaz ile bu parselin komşusu olan 1 62... parselin bir bütün halinde; dört tarafının 1 36... parsel sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yoluyla kazanılmasına kanuni olanak bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava konusu taşınmazın davalı adına tescil edilmesi gerektiğini, b. Davalı ve ataları tarafından taşınmazın uzun yıllar, malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız kullanıldığını, c. Taşınmazın Devletin hüküm ve tasarruf altında olmadığını, e. Bilirkişi raporununu teknik yeterlilikte olmadığından hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespitine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e22de71ead3d0e5d 1c2baab6ba72c5ed

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı