Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5605 E., 2025/6009 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5605 E., 2025/6009 K. (29.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5605
Karar No
2025/6009
Karar Tarihi
29.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5605 E. , 2025/6009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/463 E., 2024/1231 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/96 E., 2022/95 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a ve Geçici 8. maddeleri uyarınca kadastro güncelleme çalışmalarının yapıldığını, yapılan çalışmaların sonucunun 05.11.20 21... .12.2021 tarihleri arasında 30 günlük askı ilanına çıkarıldığını, ... Mahallesinde 1947 yılında 17 nolu orman tahdit komisyonu tarafından 3116 saylı Orman Kanunu'na göre orman sınırlandırması yapıldığını ve kesinleştiğini, 1990 yılında ...nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman sınırlarının tespitine ve aynı kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik (2/B) madde uygulama çalışmalarının yapıldığını ve kesinleştiğini, ... Mahallesinde 1973 yılında 766 sayılı Kanun'a göre arazi kadastrosu yapıldığını, ... Mahallesinde 1 44... (eski 1026), 1 44... (eski 1025), 1 44... (eski 1024), 1 44... (eski 1023) ve 1 44... parsel (eski 1022) sayılı taşınmazların ekli krokide belirtilen kısımlarının kesinleşmiş Orman Kadastrosuna göre orman sınırları içerisinde kaldığını, toprak yapısı, eğim ve bitki örtüsü itibariyle orman vasfında olduğunu, ancak ... Kadastro Müdürlüğünce yapılan güncelleştirme çalışmalarında orman vasfı ile tescil edilmediğini, söz konusu uygulama (yenileme, güncelleştirme) kadastro çalışmalarının usule, kanun ve yönetmelik hükümlerine göre uygun yapılmadığını, teknik açıdan hatalı olduğunu belirterek, dava konusu 1 44... (eski 1026), 1 44... (eski 1025), 1 44... (eski 1024), 1 44... (eski 1023) ve 1 44... parsel (eski 1022) sayılı taşınmazlara uygulanan güncelleme çalışmalarının iptali ile ekli kroki de Devlet Ormanı içinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; pasif husumet ehliyeti yokluğundan aleyhlerine açılan davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılar ... ve Hazine cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu parsellerin zeminde paftaya uygun mevcut sınırları içerisinde kullanıldığı, ilk tesis kadastrosundaki yüzölçümlerin planimetre aleti ile grafik yöntemle oluşturulduğu, yapılan kadastro güncelleme çalışmalarında ise parsellerin sayısal hale getirilerek koordinat değerlerine göre yüzölçümlerinin hesaplandığı, yüzölçümü farklılıklarının hesap yöntemleri arasındaki hassasiyet ve teknoloji farkından kaynaklandığı, çalışmalara esas pafta ve teknik belgelerinde herhangi bir hatanın bulunmadığı, parsellerin sabit ve geçerli sınırlarının, alan hesabı ve ölçümlerinin kanun ve yönetmeliğe uygun tespit edildiği, güncelleme paftasıyla tesis paftasının çakıştırıldığı, güncelleme çalışmalarına esas pafta ve sınırların tesis paftasıyla uyumlu olduğu, 3402 Sayılı Kanun'un (22/a) maddesine göre yapılan güncelleme çalışmalarında yapılan tahdidin esasen 2013 yılında tescilsiz alanların kadastrosuna yönelik çalışmalar neticesinde tescil edilen Hazine taşınmazlarına dayandığı ve daha önce yapılan tespitin değiştirilmeksizin dönüşüm parametresi ile ... datumuna dönüşü sağlanarak yapıldığı ve sınırlarının değiştirilmediği anlaşıldığından kadastro çalışmasının mevzuata ve usule uygun olarak yapıldığı, güncellemeye itiraza yönelik davanın askı ilan süresi içinde ikame edildiği, bununla birlikte davalının hak düşürücü süreye ilişkin itirazının ise mülkiyet iddiasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle, davacının kadastro güncelleme işlemine yönelik talebi yönünden davanın reddine; kesinleşen tutanak uyarınca sicil oluşan taşınmazlara ilişkin mülkiyet uyuşmazlıklarının Kadastro Mahkemelerinin görevi ve yetki kapsamı dışında kaldığı belirtilerek, mülkiyet iddiasına ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kadastro Müdürlüğünün de hasım gösterilebileceğine ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/12934 E., Karar 2017/8416 K. sayılı ilamının bulunduğunu, b. Anayasa'ya göre ormanların kullanımı ve sahipliğinin kimseye verilemeyeceğini, taşınmazların bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğimi itibariyle orman vasfında olduklarını, c. Sayısallaştırma çalışmalarının usulüne uygun yapılmadığını ve bu çalışma ile orman varlığımızın yüzölçümünün eksiltildiğini, sayısallaştırma işleminin hatalı olduğunu, d. Mahkemece eksik inceleme ve araştırmanın yapıldığını, ayrıca bilirkişi raporlarının karar vermeye yeterli olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı