8. Hukuk Dairesi 2024/4408 E. , 2025/5563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/533 E., 2024/249 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili 26.06.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve kadastro çalışmaları sırasında 1652 parsel numarasıyla tapulama dışı bırakılan taşınmazın 20 yılı aşkın süredir müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın fındık bahçesi vasfında olduğunu belirterek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 1652 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 14.06.2022 tarihli ve 2021/9220 Esas, 2022/5822 Karar sayılı ilamıyla; "Tescili istenen taşınmazın bitişiğinde orman parseli bulunması nedeniyle TMK’nin 713/3. maddesi uyarınca Orman İdaresinin davada yer alması, usulüne uygun orman araştırması yapılması, dava konusu yerin orman olmadığının anlaşılması durumunda ise dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl önceki hava fotoğraflarının incelenerek zilyetlik durumunun saptanması gerektiği, kabule göre de; TMK’nin 713/4. maddesi uyarınca yapılan ilanlarda, parsel numarasının yanlış yazılmış olması ve böylelikle yöntemine uygun şekilde ilan yaptırılmaması ve verilen kararda, dava konusu 1652 parsel sayılı taşınmaz tapuda kayıtlı olmadığı halde, tapusunun iptaline şeklinde hüküm kurulması da usul ve yasaya uygun bulunmadığı" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan fen bilirkişisi ... imzalı 15.06.2023 tanzim tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 870,71 m² alanlı yerin aynı köy ve adasında son parsel numarası verilerek davacı ... adına fındık bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, 3303 sayılı ... Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un 3. madde uyarınca taşınmaz altında bulunan madenlerin Devlete ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-5.maddesi uyarınca dava tarihinden sonra 2016 yılında yapılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; Davalı Hazine vekili ile dahili davalı ... İdaresi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8aeb846e1cbd0fe6 14a207b4887994ac
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4408 E., 2025/5563 K. (11.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4408
- Karar No
- 2025/5563
- Karar Tarihi
- 11.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1035 E., 2025/5559 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3370 E., 2025/5560 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/784 E., 2025/5561 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1873 E., 2025/5565 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3243 E., 2025/5566 K. 11.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2592 E., 2025/5567 K. 11.09.2025