Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/3370 E., 2025/5560 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3370 E., 2025/5560 K. (11.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3370
Karar No
2025/5560
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3370 E. , 2025/5560 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1565 E., 2024/74 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/5 E., 2017/7 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz ve mülkiyet talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan 1 33... parsel sayılı 11.405,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 11.933,56 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ve kardeşi adına kayıtlı bulunan 1 32... parsel sayılı 31.830,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 32.429,08 metrekare yüzölçümlü olarak; 1 52... parsel sayılı 5.502,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 5.587,34 metrekare yüzölçümlü olarak; 1 52... parsel sayılı 1.048,2 metrekare yüzölçümündeki taşınaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 1.091,37 metrekare yüzölçümlü olarak 4 03... parsel sayılı 13.564,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve 13.569,75 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 33... , 1 32... , 1 52... , 3 ve 4 03... parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tespitinin yapıldığını, taşınmazların dedelerinden ve babasından kendisine intikal eden bahçe ve tarla niteliğinde taşınmazlar olduğunu ve kendisinin kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazların kendi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu 4 03... parselin yenileme öncesi ve sonrası sınırlarının çakıştırılması sonucunda; teknik bilirkişinin 27.06.2016 havale tarihli raporu, 30.06.2016 tarihli ek rapor ve 11.01.2017 havale tarihli raporlara göre krokide (A) ve (B) harfi ile gösterilen kısımların ilk tesis kadastrosunda taşınmazın sınırları içerisinde bulunmasına rağmen yenileme kadastrosu ile oluşturulan krokide bu kısımların taşınmazın dışına çıkarıldığı, diğer taşınmazların yenileme sonucunda yüzölçümlerinin küçülmediği aksine fazlalaştığı, davacı yönünden herhangi bir hak kaybının olmadığı" gerekçesiyle, dava konusu 4 03... parsel yönünden davanın kısmen kabulüne, kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişiler... ve ...'in 27.06.2016 tarihli rapor ve 30.06.2016 tarihli ek rapor ve krokisine göre (A) harfi ile gösterilen 508.47 metrekarelik ve (B) harfi ile gösterilen 307 metrekarelik kısımların dava konusu parsele eklenmesine, 4 03... parselin 14.385,22 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline, 1 52... , 3, 1 33... , ve 1 32... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, bu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/288 Esas ve 2019/303 Karar sayılı kararıyla; "Davacı tarafından uygulama kadastrosuna itiraz davası açıldığı, davacı adına tapuda kayıtlı 1 52... ve 3, 1 33... parsel sayılı taşınmazlar ile müşterek mülkiyete göre kayıtlı olan ve diğer malikinin muvafakat ettiği 1 32... parsele ilişkin yapılan uygulama kadastrosunun yasa ve mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı, bir hata bulunmadığı, uygulama kadastrosunun vasıf ve mülkiyet değişikliğine yol açamayacağı, sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzenlemelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde yapıldığı, 1 52... ve 3, 1 33... ve 1 32... parseller yönünden yapılan uygulamanın yasa ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu, yine fen bilirkişi heyetinin müşterek rapor ve krokisinde 1 32... parselin sınırında (A) ve (B) harfleri ile, 1 52... ve 3 parselin sınırında (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen, 1 33... parselin sınırında (D) harfi ile gösterilen ve 4 12... parsel sınırları içerisinde kalan dava edilen bölümlere ilişkin davacının davasının mülkiyete yönelik bulunduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyete ilişkin hüküm kurulamayacağından bu bölümlere ilişkin kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, çekişmeli 4 03... parsel sayılı taşınnmaza yönelik ise uygulama kadastrosunun yasa ve mevzuat hükümlerine aykırı yapıldığı, ilk kadastro çapında dava konusu taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişi heyetinin 16.04.2019 tarihli ek raporunda (K) ve (L) harfleri ile gösterilen bölümlerinin çekişmeli taşınmaz içerisinde olması gerektiği, bu bölümlere ilişkin yapılan uygulama kadastrosunun vasıf ve mülkiyet değişikliğine yol açtığı, oysa uygulama kadastrosunda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataların giderilmesi gerektiği, yine aynı fen bilirkişi heyetinin 04.04.2019 tarihli asıl raporlarında 4 03... parsel sayılı taşınmazın sınırında (A) ve (B) harfleri ile gösterdikleri ve davacının taşınmazına dahil edilmesini iddia ettiği bölümlere ilişkin davanın mülkiyete yönelik bulunduğundan kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, başvurucu davalılar Hazine ve Orman İdaresinin istinaf istemlerinin ise, başvurucu davalıların usulüne uygun ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen istinaf yargılamasındaki duruşma gününe kadar Dairece belirlenen gider avanslarını mahkeme veznesine depo etmedikleri" gerekçeleriyle davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 344/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı yapılmamış sayılmasına, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli ve 2016/5 E.sas, 2017/7 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacının 1 52... ve 3; 1 33... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itirazının reddine, 1 52... ve 3; 1 33... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazların Kadastro Komisyonu tespiti gibi tapu kütüğüne aktarılmasına, davacının 4 03... parsel ve 4 12... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itirazının kabulüne, çekişmeli 4 03... parsel yönünden kadastro komisyonu tespitinin, çekişmeli 4 12... parsel yönünden kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 16.04.2019 tarihli ek raporda 4 12... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan ve (K) harfi ile gösterilen 507,38 m² ve (L) harfleri ile gösterilen 378,60 m² yüzölçümlü bölümlerin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 4 03... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle çekişmeli parselin 14.450,25 m² yüzölçümü ile tespit ve tapu sicilinde olduğu gibi aktarılmasına, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi (K) ve (L) harfi ile gösterilen kısımların iptal edildiği 4 12... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 34.698.263,93 m² olarak tespit ve tapu siciline aktarılmasına, fen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 29.03.2019 tarihli raporda 1 32... parsele ilişkin olarak (A) harfi ile gösterilen 2.209,14 m² ve (B) harfi ile gösterilen 4.374,92 m²; 1 33... parsele ilişkin olarak (D) harfi ile gösterilen 744,19 m²; 1 52... parsele ilişkin olarak (B) harfi ile gösterilen 3.691,59 m² ve (C) harfi ile gösterilen 2.035,38 m² ve 1 52... parsele ilişkin olarak (A) harfi ile gösterilen 2.571,35 m² yüzölçümlü bölümlere ilişkin açılan davanın mülkiyete yönelik olması nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 19.06.2023 tarihli ve 2021/10802 Esas, 2023/3750 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yargılama yapıldığı, bu doğrultuda 03.07.2017 tarihinde tensip zaptı düzenlendiği, tensip zaptının 3 nolu ara kararında; "İstinaf yasa yoluna başvuran davacılara duruşma gün ve saati ile istinaf yargılama gideri olarak 1.971,80 TL (keşif giderleri, hava fotoğrafları temini, davetiye vs. gideri)'nin ... Bölge Adliye Mahkemesi veznesine duruşma gününe kadar depo edilmesini içerir meşruhatlı davetiye gönderilmesine" şeklinde arar karar kurulduğu, tensip zaptının davalılara tebliğ edildiği, tebliğ evrakı üzerinde "kabul edilebilir bir mazerete dayanmaksızın duruşmada hazır bulunmadığınız takdirde tahkikatın yokluğunuzda yapılarak karar verileceği ile tahkikatla ilgili olarak belirlenen 1.971,80 TL gider avansının duruşma gününe kadar ... Bölge Adliye Mahkemesinin veznesine yatırmanız, aksi takdirde mevcut duruma göre karar verileceği ihtar olunur" şeklinde ihtarat yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince karara dayanak yapılan 6100 sayılı Kanun'un harç ve giderlerin yatırılması başlıklı 344 üncü maddesi de; "İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması halinde, 346. maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." hükmünü ihtiva ettiği dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince tensip zaptında kurulan yukarıda bahsedilen ara karar ve tebliğ zarfındaki ihtaratın, 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesinde bahsedilen usule uygun olmadığı, zira ara kararda gider avansını istinafa başvuran davacının yatırması gerektiği yönünde hüküm kurulduğu gibi, ihtar şerhinde de gider avansının yatırılmadığı durumda istinaf başvurusundan vazgeçileceğine ilişkin herhangi bir ibare olmadığı, bu haliyle yapılan ihtarın usûlsüz olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine ve Orman İdaresinin istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerektiği, kabule göre de; Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, kararın 2. sayfasında "...İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiği, davacı ve davalı Hazine ile davalı ... İdaresi vekillerinin istinaf istemleri bu yönden kabul edilerek hükmün kaldırılması gerekmiştir..." denilerek, davalıların istinaf istemlerinin de kabul edildiği belirtilmek suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmasının da doğru olmadığı" belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "İlk Derece Mahkemesince ve Dairece toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı tarafından uygulama kadastrosuna itiraz davası açıldığı, davacı adına tapuda kayıtlı 1 52... ve 3, 1 33... parsel sayılı taşınmazlar ile müşterek mülkiyete göre kayıtlı olan ve diğer malikinin muvafakat ettiği 1 32... parsele ilişkin yapılan uygulama kadastrosunun yasa ve mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı, bir hata bulunmadığı, uygulama kadastrosunun vasıf ve mülkiyet değişikliğine yol açamayacağı, sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi tapu sicilinde gerekli düzenlemelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde yapıldığı, 1 52... ve 3, 1 33... ve 1 32... parseller yönünden yapılan uygulamanın yasa ve mevzuat hükümlerine uygun olduğundan bu parseller yönünden açılan davanın reddinin gerektiği, yine fen bilirkişi heyetinin müşterek rapor ve krokisinde 1 32... parselin sınırında (A) ve (B) harfleri ile, 1 52... ve 3 parselin sınırında (A), (B) ve (C) ile gösterilen, 1 33... parselin sınırında (D) harfi ile gösterilen ve 4 12... parsel sınırları içerisinde kalan dava edilen bölümlere ilişkin davacının davasının mülkiyete yönelik bulunduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyete ilişkin hüküm kurulamayacağından bu bölümlere ilişkin kadastro mahkemesinin görevli olmadığı ve genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğundan bu kısımlara yönelik görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, çekişmeli 4 03... parsel sayılı taşınmaza yönelik uygulama kadastrosunun yasa ve mevzuat hükümlerine aykırı yapıldığı, ilk kadastro çapında dava konusu taşınmaz içerisinde bulunan ve fen bilirkişi heyetinin 16.04.2019 tarihli ek raporunda (K) ve (L) harfi ile gösterilen bölümlerin çekişmeli taşınmaz içerisinde olması gerektiği, bu bölümlere ilişkin yapılan uygulama kadastrosunun vasıf ve mülkiyet değişikliğine yol açtığı, oysa uygulama kadastrosunda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataların giderilmesi gerektiğinden bu pasele yönelik açılan davanın (K) ve (L) bölümlerine ilişkin olarak kabulünün gerektiği ve bu bölümlerin 4 12... parsel sayılı orman parselinden düşülmek suretiyle çekişmeli 4 03... parsele eklenerek tapuya tescilinin gerektiği, yine aynı fen bilirkişi heyetinin 04.04.2019 tarihli asıl raporlarında 4 03... parsel sayılı taşınmazın sınırında (A) ve (B) harfi ile gösterdikleri ve davacının taşınmazına dahil edilmesini iddia ettiği bölümlere ilişkin davanın mülkiyete yönelik bulunduğundan kadastro mahkemesinin görevli olmadığı ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunduğundan bu kısımlara yönelik görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, hal böyle olunca hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı verildiği" belirtilerek, davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davacının 1 52... ve 3; 1 33... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itirazının reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 52... ve 3; 1 33... ve 1 32... parsel sayılı taşınmazların Kadastro Komisyonu tespiti gibi tapu kütüğüne aktarılmasına, davacının 4 03... parsel ve 4 12... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itirazının kabulüne, çekişmeli 4 03... parsel yönünden Kadastro Komisyonu tespitinin, çekişmeli 4 12... parsel yönünden kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 16.04.2019 tarihli ek raporda 4 12... parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan (K) harfi ile gösterilen 507,38 m² ve (L) harfi ile gösterilen 378,60 m² yüzölçümlü bölümlerin ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 4 03... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle çekişmeli parselin 14.450,25 m² yüzölçümü ile tespit ve tapu sicilinde olduğu gibi aktarılmasına, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi (K) ve (L) harfi ile gösterilen kısımların iptal edildiği 4 12... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 34.698.263,93 m² olarak tespit ve tapu siciline aktarılmasına, fen bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 29.03.2019 tarihli raporda 1 32... parsele ilişkin olarak (A) harfi ile gösterilen 2.209, 14 m² ve (B) harfi ile gösterilen 4.374,92 m²; 1 33... parsele ilişkin olarak (D) harfi ile gösterilen 744,19 m²; 1 52... parsele ilişkin olarak (B) harfi ile gösterilen 3.691,59 m² ve (C) harfi ile gösterilen 2.035,38 m² ve 1 52... parsele ilişkin olarak (A) harfi ile gösterilen 2.571,35 m² yüzölçümlü bölümlere ilişkin açılan davanın mülkiyete yönelik olması nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a9fda796e6937eb3 b92375d2529357fd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı