Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/1975 E., 2025/6261 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1975 E., 2025/6261 K. (08.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1975
Karar No
2025/6261
Karar Tarihi
08.10.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1975 E. , 2025/6261 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1014 E., 2023/1426 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/164 E., 2021/645 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; Antalya ili Kaş ilçesi ... Mahallesinde bulunan orman sınırları dışına çıkarılmış 187 ada 18 parsele komşu olan, 3573 sayılı Kanun ile dağıtılmış ve kadastro öncesi tapulu bulunan 897,28 m²'lik alanın zilyet ve maliki olduğunu, söz konusu alanın arazi kadastrosu esnasında orman sınırları içerisinde kaldığından bahisle tescil harici kaldığını, taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunu, davacının taşınmazdaki 3573 sayılı Kanun'un tevzi yapıldığı tarihten bugüne kadar önceki malikinden devraldığını, ... ile eklemeli olarak 20 yılı aşan bir süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyet olduğunu, taşınmazın önceki malikinden 09.06.2008 tarihli vekalet ve 19.05.2005 tarihli satış senedi ile intikal ettiğinin önceki malikinin beyanı ve Kaş Kadastro Mahkemesinin 2009/474 Esas, 2016/67 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğunu ileri sürerek, orman tahdidine itiraz davasında hükmüne konu olmuş tahmini 897,28 m²'lik taşınmazın, davacı adına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine istinaden tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; husumetin kendilerine yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın gerek niteliği gerekse bulunduğu yer bakımından kazanılmaya elverişli bir nitelik taşımadığını, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesi ile; davada zamanaşımının söz konusu olduğunu, davanın kendilerine yöneltilmesinin yasal dayanağı olmadığını, davanın husumetten reddinin gerektiğini, davanın esas yönüyle de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kaldığını, bu taşınmaz ile ilgili 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 1 ve 2. fıkrasının uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı özet ile; Yargıtay aşamasından da geçerek kesinleşen Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/163 Esas ve 2011/96 Karar sayılı ilamında, dava konusu yerin orman vasfının ref ve iptaline karar verildiği, dava konusu yerin tescil harici bırakıldığı, taşınmazın öncesinde davacının eklemeli zilyetliğine dayandığı ...'in babası ...'e ait olduğunu ve 40-50 yıldır bu yeri kullandığını, vefatı ile birlikte bu yerin kızı ...'ye kaldığını, ...'nin de bu yeri 10-15 yıl kendisinin kullandığını daha sonra davacıya sattığını, yine davacı tanığı olarak dinlenen ...; dava konusu yerin öncesinde babasına ait olduğunu, vefat edene kadar kullandığını daha sonra mirasçılar arasındaki paylaşım sonucu dava konusu yerin kendisine düştüğünü, 2006 yılında bu yeri davacıya sattığını ve o tarihten beri davacının kullandığını, zeytinlik olarak kullanıldığını beyan ettiğini, ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu yerin delice zeytin ağaçlarının aşılanarak kültür bitkisine dönüştürülmek sureti ile imar ihya edilip tarım amaçlı kullanıldığını, imar ihyasının 50-60 yıl önce tamamlandığının belirtildiği, tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 897,28 m² miktarındaki taşınmazın imar ve ihyasının tamamlandığı, bilirkişilerce ve kesinleşmiş mahkeme ilamına göre taşınmazın orman olmadığının belirlendiği, taşınmazın özel mülkiyete konu olan yerlerden olduğu, davacı tarafından imar ihya kazandırıcı zamanaşımı ile eklemeli zilyetliğine ve kesinleşmiş Mahkeme kararına dayanılarak dava açıldığı anlaşılmakla, davacı lehine 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı ile taşınmaz kazanılmasının tüm koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... Belediye Başkanlığı vekili ve davalı Hazine vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; dava konusu yerin ... tarafından davacıya satıldığı ve aktif dava ehliyetinin tamam olduğu, eldeki dosyada dinlenen ...'in beyanından ve dayanak tapu kaydının bir kısmının revizyon gördüğü dava dışı 187 ada 19 parsele ilişkin Kaş Kadastro Mahkemesinin 2009/474 Esas, 2016/67 Karar sayılı ilamından da anlaşıldığı, eldeki dosyada alınan fen bilirkişi raporuna göre, davaya konu (A) bölümü ile orman sınırlandırmasının iptaline ilişkin Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/163 Esas, 2011/196 Karar sayılı dosyasındaki yerin aynı yer olduğunun anlaşıldığı, dava değerinin 358.912 TL olarak belirlendiği ve eksik harcın tamamlandığı, gerekli ilanların da yapıldığı, davacının dayandığı tapu kaydına Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/163 Esas, 2011/196 Karar sayılı dosyası ve eldeki dava dosyasından usulünce kapsam tayini yapıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir husus olmadığı belirtilerek davalılar vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle taraflarına yöneltilen davanın husumetten reddi gerektiğini, aksi takdirde davacının taşınmazda imar ihyasının bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığını, zilyetliğin nizasız ve fasılasız olmadığını belirterek, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tescili talep edilen (A) harfi ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında, davacının bayii ... tarafından Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/163 Esas, 2011/196 Karar sayılı dosyasında Orman İdaresi aleyhine 23.07.1999 tarihli 6 no.lu 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu'na göre oluşan tapu kaydına dayanarak orman sınırlandırmasının ref ve iptali istemiyle dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince, (A) harfi ile gösterilen bölüm tahdit içindeyse de dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı ve dayanak tapunun oluşum sebebi itibariyle geçerli bulunduğu gerekçesiyle (A) bölümü için sınırlandırmanın ref ve iptaline karar verildiği, bu kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin onama ve karar düzeltme ilamları ile 01.04.2013 tarihinde kesinleştiği, davacı ...'nin bu karara ve aynı tapu kaydına dayanarak, (A) ile gösterilen yerin adına tescili için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 6.129,31 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 18.387,96 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 707fe00657576049 2fdf16a8c08f9d9e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı