Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2023/3472 E., 2025/6242 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3472 E., 2025/6242 K. (08.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3472
Karar No
2025/6242
Karar Tarihi
08.10.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/3472 E. , 2025/6242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/10 E., 2023/24 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün, asıl dosyanın davacısı ... Turizm Otelcilik İnş. ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından ve duruşma istemli olarak birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili Beykoz ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 22... parsel sayılı 9.625,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" belirtilerek, tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve edinme sebebi sütununda kullanıcısının olmadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... öncelikle, dava konusu taşınmazı gösterir, tespit tarihi olan 2010 yılına en yakın tarihli yüksek çözünürlüklü hava ve uydu fotoğraflarının getirtilmesi ve sonrasında mahallinde, taşınmazı iyi bilen mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ile fen ve ziraatçı bilirkişi eşliğinde keşif yapılması, keşif sırasında dinlenilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinde kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı, tespit tarihi itibariyle fiili kullanım olup olmadığı, var ise kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, tespit günü itibariyle fiili kullanımın terk edilip edilmediği hususlarında ayrıntılı bilgi alınması, alınan beyanlarla önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılması, keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor ve kroki alınması, çekişmeli taşınmazın getirtilen uydu fotoğrafı üzerinde gösterilmesi, ziraatçı bilirkişiden, taşınmazın tespit tarihindeki niteliğini ve kullanım durumunu bildiren denetime elverişli rapor alınması, tespit tarihi itibariyle fiili kullanım mevcut ise, o tarihteki kullanıcı lehine kullanım şerhi verilmesi gerektiğinin dikkate alınması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ve davacı ... Ltd. Şti.'nin dava dilekçesi ile tescil talebinde bulunduğu gözetilerek, bu hususta da olumlu veya olumsuz bir hüküm tesis edilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... birleşen dosya davacısı ...'in taşınmazı 2009 yılına kadar kullandığı, mahkemenin ilk kararında zilyetliğin rızaen terk olmadığı gerekçesiyle birleşen dosya davacısının kullanıcı olduğuna dair gerekçenin Yargıtay bozma ilamında belirtilen gerekçelerle kabul görmediği ve tespit tarihi itibarı ile fiili kullanıcının belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre tespit tarihi itibarı ile taşınmazın fiilen kullanılmadığı, davacı ... Ltd. Şti.'nin tespit tarihi olan 2010 yılından sonra taşınmazı kullandığı ..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, asıl dosyanın davacısı ... Turizm Otelcilik İnş. ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili ve birleşen dosyanın davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Asıl dosyanın davacısı ... Turizm Otelcilik İnş. ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosyanın davacısı ... Turizm Otelcilik İnş. ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle birleşen dosya davacısı ...' in davasının reddine karar verilmişse de, verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu 1 22... parsel sayılı taşınmazın kök parseli 14.375,00 m² yüzölçümlü 406 parsel sayılı taşınmaz olup, kök 406 parsel sayılı taşınmazın 1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ... adına tespit edildikten sonra Orman İdaresinin itirazı üzerine taşınmazın devlet ormanları sınırı içinde kaldığından bahisle 20.09.1972 tarihinde hükmen tapudan terkin edildiği, bilahare 1986 yılında 10.022,27 m²' lik bölümünün 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı, 4.409,00 m²' lik bölümünün ise orman dışı kültür arazisi olarak tescil edildiği ve 06.10.2010 tarihinde kullanım kadastrosu yapılarak 1 22... parsel numarasını aldığı anlaşılmaktadır. Birleşen dosya davacısı ... vekili, kök 406 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...'den satın alındığını ve üzerinde yer alan binaların müvekkili olan davacı tarafından yapıldığını, 08.10.2009 tarihinde ... Müdürlüğü tarafından tahliye edilmiş ve yıkım yapılmış ise de, yapıların tamamının yıkılmadığını, bu hususun İdare Mahkemesince mahallinde 23.09.2010 tarihinde yapılan keşifle belirlendiğini ileri sürerek, taşınmazın kullanımının davacı ...' de olduğunu iddia etmiştir. Buna göre; taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım kadastrosu tespit tarihinde fiili kullanımın birleşen dosyanın davacısı ...'de olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazın evveli olan 406 parsel sayılı taşınmazın, noterde düzenlenen 1995 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile davacı ... tarafından, ... mirasçılarından satın alındığı ve üzerine yapı inşa edildiği, ... Dairesi Başkanlığı tarafından Beykoz Belediyesine yazılan 09.09.2009 tarihli yazıda, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18 inci maddesi gereğince 08.10.2009 tarihinde taşınmaz üzerindeki apart odalar, toplantı odası, havuz ve diğerlerinin yıkıldığının, kullanımsız hale getirildiğinin ve boş olarak ... Müdürlüğüne teslim edildiğinin belirtildiği ve yine 08.04.1993 - 08.10.2009 tarihlerini kapsayan döneme olarak ilişkin işgalci ... adına ecrimisil ihbarnamesi gönderildiği ve bu ihbarnamenin iptali için açılan İstanbul 9. İdare Mahkemesinin 2010/445 Esas sayılı dava dosyasında 23.09.2010 tarihinde yapılan keşifte, taşınmazda beş adet tek odalı kulübenin, iki adet yapının ve bazı unsurlarının yıkılmış olduğu, sahanın etrafının duvarla çevrili olması ve giriş-çıkışların kontrol altında tutulması nedeniyle sahanın ...'in kullanımında olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan; Yargıtay bozması sonrası yürütülen yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 20 06... yıllarına ait uydu fotoğraflarında taşınmaz üzerinde inşa edilen bazı yapıların bulunduğunun görülmesi, bu yapıların ...'in tarafından inşa edildiği hususunda ihtilaf bulunmaması ve üzerindeki yapıların bir kısmının kamu gücü ile yıkılması ve / veya kullanımsız hale getirilmesi karşısında, tespit tarihi itibarıyla fiili kullanımın birleşen davanın davacısı ...'de olduğunun kabulü gerekmektedir. Ne var ki; gerek eldeki dosyada alınan 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporundan ve gerekse de uydu fotoğraflarından, taşınmazın tamamının fiilen kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yeniden keşif yapılmak suretiyle, birleşen davanın davacısı ...'in fiili kullanımında bulunan alanlar tespit edilerek bu bölümlerde birleşen davanın davacısı ... adına kullanıcı şerhi verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile birleşen dosyada davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması cihetine gidilmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl davanın davacısı ... Turizm Otelcilik İnş. ve Tarım Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 üncü maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden birleşen dosya davacısı ...' e iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 602549b13be18857 944295c6a5bdc169

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı