Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2024/1323 E., 2025/6254 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1323 E., 2025/6254 K. (08.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1323
Karar No
2025/6254
Karar Tarihi
08.10.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1323 E. , 2025/6254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2023/217 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda, Antalya ili Manavgat ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 163 ada 1 parsel (eski 1857 parsel) sayılı ve 539,40 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 164 ada 1 parsel (eski 1856 parsel) sayılı ve 4.217,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 165 ada 1 parsel (eski 1858 parsel) sayılı ve 404,72 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Manavgat ilçesi ... köyü 163 ada 1 (eski 1857), 165 ada 1 (eski 1858) ve 164 ada 1 (eski 1856) sayılı taşınmazların orman tahdit sınırları içinde kaldığını ve eylemli orman vasfında olduklarını belirterek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazların eylemli orman olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevabında; taşınmazın eylemli orman olmadığını, tarım arazisi olduğunu, 40-50 yıldır zilyetliğinde ve tasarrufunda bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... mirasçıları davalılar cevaplarında; davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, isim benzerliği nedeniyle başka bir ...'a dava açıldığını, davalının dava açıldıktan sonra değiştirilemeyeceğini, taşınmazların orman olmadığını, tarım arazisi vasfında olduklarını, taşınmazların orman sınırları içerisine alındığına ilişkin herhangi bir ilanın yapılmadığını ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 09.12.2015 tarihli ve 2015/45 Esas, 2015/693 Karar sayılı kararla verilen, davanın kabulüne, ... köyü 163 ada 1, 164 ada 1 ve 165 ada 1 parsel sayılı taşınmaların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline dair hükmün, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 01.07.2019 tarihli ve 2019/1980 Esas, 2019/4665 Karar sayılı ilamıyla; "... incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişisi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 163 ada 1 ve 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazların orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün bu parseller yönünden onanmasına karar verildikten sonra, davalı ...'un çekişmeli 164 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneklerinin özellikle P38 (38 numaralı poligon)'un anlatıldığı tahdit tutanakları dosya içine alındıktan sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte, .... tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B madde uygulaması haritalarına göre ve ayrıca 38 numaralı poligona göre konumunun genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamasına ilişkin harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı yönetmelikler ile teknik izahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozumasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde kalmadığı, taşınmazın içerisinde bulunduğu çevre ile birlikte Orman İdaresi tarafından 1994-1996 yılları arasında dikim yoluyla kızılçam fidanları ile ağaçlandırıldığı, büyüyen ağaçların sıra halinde konumlarını halen koruduğu, 2005-2019 yılları arasındaki google earth görüntülerinden bu durumun net olarak göründüğü, hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemede de taşınmazın 1950'li yıllardan 1986 yılına kadar kullanılan ve 1992 yılı hava fotoğrafına göre bir kısmı kullanılmayan tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, taşınmazın orman niteliğinde olmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresi ve asli müdahil Hazinenin Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi 164 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik davalarının reddine, dahili davalı ...'a yönelik açılan davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 02f12e05a594342f 24dff1f443db5917

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı