Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1561 E., 2025/3613 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1561 E., 2025/3613 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1561
Karar No
2025/3613
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/1561 E. , 2025/3613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E., 2023/418 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ...köyü çalışma alanında yapılan kadastro neticesinde 188 ada 1, 2, 3, 4 parsel sayılı sırasıyla 474.27, 785.50, 872.36, 1.008,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 24.09.1962 tarih 87 nolu ve 25.03.1987 tarih 48 nolu tapu kayıtları, hisse devri, harici ifraz, taksim ve zilyetlik nedeniyle 188 ada 1 parsel iştiraken... mirasçıları, 188 ada 2 parsel ..., 188 ada 3 parsel ...ve 188 ada 4 parsel iştiraken ... mirasçıları adlarına 06.10.2008 tarihinde tespit ve itiraz edilmemesi üzerine 15.05.2009 tarihinde tescil edilmişlerdir. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 188 ada 1, 2, 3, 4 parsel sayılı taşınmazların 22.05.1945 tarih 52 sıra ve 11.03.1959 tarih 36 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldıklarını, bu kayıtlarda Hazinenin 1/4 hissesi bulunduğunu ve aynı kökten geldiklerini, bu tapular kapsamında kalan taşınmazın bir kısmının kaçak ve yitik kişilerden metruk olması nedeniyle Hazine adına tescil edildiğini ancak kadastro sırasında davalılar adına yazıldığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının Hazinenin toplam hissesi kadar iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...davacı dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı, davalı tanık beyanlarına göre tepenin öbür tarafını kapsadığı, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2015/17003 Esas, 2017/7992 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacı ... dayanağı 22.05.1945 tarih 52 sıra ve 11.03.1959 tarih, 36 sıra numaralı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile dosyaya getirtilmemiş, davacı tarafından dava dilekçesine eklenen tapu senet suretleri ile yetinilmiş, tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği de araştırılmadığı, yine dava konusu taşınmazlara uygulanan davalı dayanağı 24.09.1962 tarih, 87 sıra ve 25.03.1987 tarih, 48 sıra numaralı tapu kayıtları Tapu Müdürlüğü’nden getirtilmiş ise de tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin dosya içerisinde bulunmadığı, dosya içerisine gelen kayıt tedavüllerinde de tutarsızlık bulunduğu, Ayrıca mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenmediği, davalı tanıklarının soyut ve yetersiz beyanlarıyla yetinildiği, davalı tanıklarınca belirtilen tapu hudutlarının fen bilirkişi raporunda gösterilmediği, orman bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davacı ... dayanağı 22.05.1945 tarih 52 sıra ve 11.03.1959 tarih, 36 sıra numaralı tapu kayıtları ile davalı dayanağı 24.09.1962 tarih, 87 sıra ve 25.03.1987 tarih, 48 sıra numaralı tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte Tapu Arşiv Daire Başkanlığından getirtilerek dosya içerisine alınması, davacı ... dayanağı tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği Tapu Müdürlüğü’nden sorulması, dava konusu taşınmazların tespit tarihi olan 2008 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları istenilerek dosyaya konulması, sonrasında çekişmeli taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi, 3 kişilik orman mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşacak heyet aracılığıyla keşif yapılarak tarafların dayanağı tapu kayıtları yerel bilirkişiler yardımı ile zemine uygulanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, fen bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri, düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, tapu kayıtlarının uyup uymadığı komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla da denetlenmesi, ayrıca bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncesinin ne olduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği, komşu orman parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı gibi hususlar tek tek sorulup saptanması, keşfe katılacak 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların niteliğini bildiren, komşu orman parseli ile karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazları toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parselden nasıl ayrıldığını açıklayan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılması, çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, taşınmazların kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle hava fotoğraflarına aktarılması, 3 kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulundan önceki orman bilirkişi raporunu da irdeler şekilde çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirtir detaylı rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...Davacı dayanağı 22/05/1945 tarih 52 sıra ve 11/03/1959 tarih 36 sıra numaralı ve davalı dayanağı 24/09/1962 tarih, 87 sıra ve 25/03/1987 tarih 48 sıra numaralı tapu kayıtları mahallinde yapılan keşifte uygulanmış, 12/12/2022 tarihli fen bilirkişi raporuna göre tepe parça mevkili davacı tapu kaydının hududunda okunan ... hudutlarını mahalli bilirkişilerin bilmedikleri söz konusu tapu kaydı zemine uygulanamadığı, dava konusu taşınmazları kapsamadığı, davalı dayanak kaydı orta parça mevkiili kayıtların tüm tesis ve tedavülleri uygulanıp mahalli bilirkişiden gösterilmesi istendiğinde dava konusu taşınmazların orta parçada olduğunu, hudutlarında hüseyin ağa hudutlarını bilmediklerini tekiroğlu ve yol hudutlarını bildiklerini mahalli bilirkişilerce gösterilen hudutların rapor ekinde krokisinde işaretlendiği, orman mühendisi bilirkişilerin raporlarına göre dava konusu 188 ada 1, 2, 3, 4 parsellerin eski 1956 tarihli hava fotoğrafı, 1959 tarihli memleket haritası ve amenajman planı meşcere haritasında ağaçsız ve çalılık alanlar olduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu, jeodezi ve fotogrametri yüksek mühendisi bilirkişi raporuna göre de 188 ada 1, 2, 3, 4 parsellerin Z-2 rumuzu ile gösterilen ziraat alanında kaldığı belirtilmiş olup, davacının dayandığı tapu kayıtlarının bu yeri kapsamadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı ve mahalli bilirkişi beyanlarında da bu yerin davalıların kullanımında bulunduğunun belirtildiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9c742d3ba5b249c7 e4ff300d3f9a0954

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı