Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1399 E., 2025/3615 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1399 E., 2025/3615 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1399
Karar No
2025/3615
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1399 E. , 2025/3615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/71 E., 2022/283 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1982 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın bulunduğu kısım "tescil harici" bırakılmış, Hazinenin talebi üzerine 646 parsel numarasıyla 129.343 m² yüzölçümüyle ham toprak vasfıyla 20.03.2017 tarihinde idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Davacılar dava dilekçesinde; ... köyünde bulunan dilekçede sınırlarını belirttikleri 14.668 m²'lik taşınmazı 25.12.2000 tarihinde satın alarak kullandıklarını, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığını belirterek taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişilerinin 29.04.2015 havale tarihli ekli krokide yer alan (A) harfiyle gösterilen 13.702,90 m²’lik alanın son ada ve parsel numarasından sonra gelmek üzere yeni ada ve parsel numarası verilerek davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar Orman İdaresi ve Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2017 tarihli ve 2016/3107 Esas, 2017/7694 Karar sayılı ilamıyla; "...Kırıkhan İlçe Belediye Başkanlığı ve ... davaya dahil edilmeden davanın esası hakkında hüküm kurulduğu, TMK'nın 713. maddesine göre tescil davasının Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisine karşı açılması ve yerlerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için gazeteyle bir defa olmak üzere taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunması gerektiği, ayrıca arkıtça köyünde genel arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı, genel arazi kadastrosunda dava edilen taşınmazın tapulama dışı kalma sebebinin araştırılmadığı, komşu parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ve dayanak belgeleri, taşınmazı gösterir en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ve keşifte uygulandığı belirtilen 1973 tarihli hava fotoğrafından üretilen memleket haritasının getirtilmediği, eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamayacağı, bu nedenlerle; öncelikle, ... ve... İlçe Belediye Başkanlığı davalı sıfatı ile davaya dahil edilmesi, arkıtça köyünde gerekli ilanlar yapılması, yörede genel arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı, genel arazi kadastrosunda taşınmazın tapulama dışı kalma sebebi, varsa komşu parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ve dayanak belgeleri getirtilmesi, orman kadastrosu yapıldığı anlaşıldığından ilgili harita ve işe başlama, işi bitirme, çalışma ve ilân tutanakları getirtilerek orman kadastrosunun kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşmişse; bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi, bir ziraat ve bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla, orman kadastro haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek, sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıkta en az 5 ya da 6 orman sınır noktası gösterilecek biçimde, çekişmeli taşınmazların kesinleşen tahdit hattına göre konumu belirlenmesi, taşınmazlar kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ise veya orman kadastrosu kesinleşmemişse veya hiç yapılmamışsa dava konusu taşınmazı ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmazlara bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm tedavülleri, davalı iseler dava dosyaları, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise ilgili dava dosyaları ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları, keşifte uygulandığı belirtilen 1973 tarihli hava fotoğrafından üretilen memleket haritası ve davanın açıldığı tarihten 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile 2000'li yıllara ait hava fotoğrafları ve bunlardan üretilen memleket haritaları, bulunduğu yerlerden istenerek, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve önceki bilirkişiler dışında ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile bir orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yapılacak keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar ve ihya ile zilyetliğin hangi tarihte başlayıp tamamlandığı belirlenmesi, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından, zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, taşınmazların öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmesi, yerel bilirkişinin imar ve ihya ile zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları, taşınmazın değişik bölümlerinden yeterli derinlikten toprak örnekleri alınıp incelenerek, taşınmazların imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve ne kadar süreyle ne şekilde zilyet edildiği, 1990-1995’li yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, yine fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, çekişmeli taşınmazın fiilî durumunu da belirtir şekilde rapor alınmalı ve 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırması yapılarak bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle sair temyiz itirazları incelenmeksizin bozma kararı verilmiş, bozma sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...fen raporunda (A), (B) ve (C) harfiyle gösterilen kısımların 1973-1976-1992-2006 ve 2014 hava fotoğraflarından taşınmazlarda sürülmek suretiyle tarımsal faaliyetin yapıldığı, orman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğu; (A) ve (C) harfleriyle gösterilen kısımların ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, keşif sırasında alınan mahalli bilirkişiler ile tanık beyanlarından dava konusu taşınmazların ... isimli şahsa ait olduğu, taşınmazları damadı olan ...'a devrettiği, davacıların ise dava konusu taşınmazları...den satın aldıkları ve kullandıkları, davacıların taşınmazlar üzerindeki zilyetliği en az 20 yıl süreyle aralıksız ve sahiplenme niyetiyle sürdürdükleri ve dava konusu 646 sayılı taşınmazda (A) harfi ile gösterilen kısım ile Karataş 145 sayılı taşınmazda (C) harfi ile gösterilen kısmın davacılar adına tescili gerektiği, yine (B) harfiyle gösterilen kısmın orman sayılan yerlerden olduğu ve zilyetlik hükümleri ile kazanılamayacağı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu ...Mahallesi 646 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 13.708,51 m²'lik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek davacılar ... ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın üzerinde yer aldığı görülen yapıların tapunun beyanlar hanesine davacılar lehine şerh konulmasına, ... Mahallesi 145 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, dosya arasında bulunan 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli (C) harfi ile gösterilen 192,57 m²'lik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek davacılar ... ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilince "eksik inceleme sonucu karar verildiği" iddiasıyla, davalı ... Belediyesi vekilince "vekalet ücreti takdir edilmediği" iddiasıyla temyiz edilmiştir. 1. Davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin 646 parselin (A) bölümü yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. 145 parselin (C) bölümü yönünden yapılan temyiz incelemesi neticesinde; temyize konu İlk Derece Mahkemesi kararında her ne kadar yazılı şekilde "... Mah. 145 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, dosya arasında bulunan 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli (C) harfi ile gösterilen 192,57 m²'lik kısmın dava konusu taşınmazdan ifrazı ile son parsel numarası verilerek davacılar ... ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş ise de Mahkemenin bozma öncesi 08.09.2015 tarihli kararında 145 parselin (C) bölümü yönünden hüküm kurulmadığı, 08.09.2015 tarihli karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, bu yönüyle bozma öncesi verilen kararın davacı taraf yönünden kesinleştiği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin bu bölüm yönünden hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. 3. Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla reddine karar verilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle; 1. Davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin 646 parselin (A) bölümü yönünden sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi ve davalı Hazine vekilinin 145 parselin (C) bölümü yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz eden Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7ae1d8fc0c33909e 79ceb4494d797b94

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı