Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/170 E., 2025/3611 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/170 E., 2025/3611 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/170
Karar No
2025/3611
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/170 E. , 2025/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/10 E., 2020/12 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraza dönüşen el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ....................köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro neticesinde 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 19.489.738,37 metrekare yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına 22.07.2011 tarihinde tespit edilmiştir. Asıl dosya davacısı... Tüzel kişiliği vekili dava dilekçesinde; davalıların 01.10.1938 tarih ve 5 nolu tapularının kapsamı dışında kalan ve müvekkili köye ait mera ve otlakiyeye müdahale ettiklerini belirterek davalıların müdahalelerinin önlenmesini talep ve dava etmiş, 26.05.1995 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davadan feragat etmiştir. Birleştirilen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 01.10.1938 tarih ve 5 nolu tapu kaydı ile müvekkilerine ait taşınmaz içerisinde bulunan suya davalı köyün hukuka aykırı olarak elattığını belirterek davalının müdahalesinin önlenmesi ve boru ve başkaca tesislerin kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu dava ile asıl dava arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; her iki davanın da kabulüne karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.12.1997 tarih ve 1997/5731 E. - 9444 K. sayılı kararı ile: "...kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması..." nedeniyle diğer hususlar incelenmeksizin bozulmuş, bozma sonrası yargılama devam ederken taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmaları yapılmış, dava konusu taşınmazın 101 ada 1 parsel olarak tespit edildiğinin belirlenmesinin ardından mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosya ... Kadastro Mahkemesine devredilmiş, Orman İdaresi ve Hazine davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleştirilen dosya davacılarının davasının reddine, malik hanesi açık olarak gelmesi gereken ........... ilçesi .......... köyü 101 ada 1 sayılı parselin tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2017 tarihli ve 2017/5124 Esas, 2017/3715 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile delillerin takdirinde de hataya düşülerek karar verildiği, keşfe katılan ... bilirkişisinin dava konusu taşınmazın 1979 tarihli memleket haritasında ibreli ve yapraklı ağaçlar rumuzu taşıyan orman alanında kaldığını beyan etmişse de rapordaki memleket haritası çakıştırmasına göre dava konusu taşınmaz açık alanda kaldığı, yine aynı raporda, dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu belirtilmişse de ... köyü kadastro çalışma alanı sınırında bulunan taşınmazların tespiti için kenarlaştırılmış krokinin getirtilmediği ve bu parsellerin niteliğinin araştırılmadığı, çekişmeli taşınmaz..........köyü çalışma alanı ile ... köyü çalışma alanının sınır olduğu mevkide kaldığından çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazları gösterir ...köyü ile ... köyü kenarlaştırılmış kadastro paftası örneği ve çekişmeli taşınmaza komşu olup ... köyü sınırları içinde kalan taşınmazların ada ve parsel numaraları tespit edilerek bu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyalarının, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise ilgili mahkeme hükümleri getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yapılacak keşifte taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; birleşen davacıların dayandığı 01.10.1938 tarih ve 5 nolu tapu kaydının sınırları tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesinin sağlanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağının sağlanması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmesi, uzman fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilerek tapu kaydının kapsamı ve 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, birleşen davacıların dayandığı 01/10/1938 tarih 5 nolu tapu kaydının................. ve ormanlık saha, .................. boğazının altındaki büyük sivri taş"...........: "...........nden gelen çayır ortasındaki hark" okumakta olup gayri sabit hudutlu olan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu kabul edilmeli, orman içi açıklıkların tapu kaydı ile kazanılabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğu, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; bozma öncesi alınan orman ve ziraatçi bilirkişi raporlarında, bozma sonrası alınan orman bilirkişi raporunda asıl dosya davalısı-karşı dosya davacısının talep ettiği kısmın öncesinin orman olduğu, orman toprağı karakteri taşıdığı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında ve orman meşçere haritalarında orman olarak göründüğü, orman içi açıklık niteliğinde olduğundan tapu veya zilyetlik yoluyla bu yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceği..." gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacılarının davalarının ayrı ayrı reddi ile; ...ilçesi ...köyü 101 ada 1 nolu parselin tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09a4e271d7539ed6 999b3d1ea3570af8 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/170 E. , 2025/3611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/10 E., 2020/12 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraza dönüşen el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ....................köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro neticesinde 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 19.489.738,37 metrekare yüzölçümüyle orman vasfıyla Hazine adına 22.07.2011 tarihinde tespit edilmiştir. Asıl dosya davacısı... Tüzel kişiliği vekili dava dilekçesinde; davalıların 01.10.1938 tarih ve 5 nolu tapularının kapsamı dışında kalan ve müvekkili köye ait mera ve otlakiyeye müdahale ettiklerini belirterek davalıların müdahalelerinin önlenmesini talep ve dava etmiş, 26.05.1995 tarihli celsede davalı ... hakkındaki davadan feragat etmiştir. Birleştirilen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 01.10.1938 tarih ve 5 nolu tapu kaydı ile müvekkilerine ait taşınmaz içerisinde bulunan suya davalı köyün hukuka aykırı olarak elattığını belirterek davalının müdahalesinin önlenmesi ve boru ve başkaca tesislerin kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu dava ile asıl dava arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; her iki davanın da kabulüne karar verilmiş, verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 23.12.1997 tarih ve 1997/5731 E. - 9444 K. sayılı kararı ile: "...kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması..." nedeniyle diğer hususlar incelenmeksizin bozulmuş, bozma sonrası yargılama devam ederken taşınmazın bulunduğu yörede kadastro çalışmaları yapılmış, dava konusu taşınmazın 101 ada 1 parsel olarak tespit edildiğinin belirlenmesinin ardından mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosya ... Kadastro Mahkemesine devredilmiş, Orman İdaresi ve Hazine davaya dahil edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleştirilen dosya davacılarının davasının reddine, malik hanesi açık olarak gelmesi gereken ........... ilçesi .......... köyü 101 ada 1 sayılı parselin tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2017 tarihli ve 2017/5124 Esas, 2017/3715 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile delillerin takdirinde de hataya düşülerek karar verildiği, keşfe katılan ... bilirkişisinin dava konusu taşınmazın 1979 tarihli memleket haritasında ibreli ve yapraklı ağaçlar rumuzu taşıyan orman alanında kaldığını beyan etmişse de rapordaki memleket haritası çakıştırmasına göre dava konusu taşınmaz açık alanda kaldığı, yine aynı raporda, dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu belirtilmişse de ... köyü kadastro çalışma alanı sınırında bulunan taşınmazların tespiti için kenarlaştırılmış krokinin getirtilmediği ve bu parsellerin niteliğinin araştırılmadığı, çekişmeli taşınmaz..........köyü çalışma alanı ile ... köyü çalışma alanının sınır olduğu mevkide kaldığından çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazları gösterir ...köyü ile ... köyü kenarlaştırılmış kadastro paftası örneği ve çekişmeli taşınmaza komşu olup ... köyü sınırları içinde kalan taşınmazların ada ve parsel numaraları tespit edilerek bu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyalarının, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise ilgili mahkeme hükümleri getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yapılacak keşifte taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; birleşen davacıların dayandığı 01.10.1938 tarih ve 5 nolu tapu kaydının sınırları tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesinin sağlanması, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağının sağlanması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmesi, uzman fen bilirkişisine yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilerek tapu kaydının kapsamı ve 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanması; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, açıklanan yöntemlerle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, birleşen davacıların dayandığı 01/10/1938 tarih 5 nolu tapu kaydının................. ve ormanlık saha, .................. boğazının altındaki büyük sivri taş"...........: "...........nden gelen çayır ortasındaki hark" okumakta olup gayri sabit hudutlu olan tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu kabul edilmeli, orman içi açıklıkların tapu kaydı ile kazanılabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verildiği, bozma sonrası Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "...tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğu, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; bozma öncesi alınan orman ve ziraatçi bilirkişi raporlarında, bozma sonrası alınan orman bilirkişi raporunda asıl dosya davalısı-karşı dosya davacısının talep ettiği kısmın öncesinin orman olduğu, orman toprağı karakteri taşıdığı, memleket haritası ve hava fotoğraflarında ve orman meşçere haritalarında orman olarak göründüğü, orman içi açıklık niteliğinde olduğundan tapu veya zilyetlik yoluyla bu yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceği..." gerekçesiyle asıl ve birleşen dosya davacılarının davalarının ayrı ayrı reddi ile; ...ilçesi ...köyü 101 ada 1 nolu parselin tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09a4e271d7539ed6 999b3d1ea3570af8 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı