Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/6412 E., 2025/4342 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6412 E., 2025/4342 K. (06.02.2025) – 6100 sayılı Kanun

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6412
Karar No
2025/4342
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
6100 sayılı Kanun, 1086 sayılı Kanun

8. Hukuk Dairesi 2023/6412 E. , 2025/4342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/19 E., 2023/20 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Tunceli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 76, 97 ve 99 parsel sayılı sırasıyla 16.012,83, 5.247,50 ve 9.230,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ..., miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazların 1/2 payının adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kendi miras bırakanları ve tespit maliki olan ...'nın uzun yıllar zilyetliğinde olduğunu, paylaşım sonucu taşınmazların murislerine kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2013 tarihli ve 2009/148 Esas, 2013/25 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.07.2014 tarihli ve 2014/6081 Esas, 2014/9692 Karar sayılı kararıyla; "taraflar arasındaki ihtilafın, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal edip etmediği, müşterek muristen intikal etmiş ise mirasçılar arasında yöntemine uygun taksim yapılıp yapılmadığına ilişkin olduğu belirtilerek; öncelikle tarafların ortak murisi olduğu iddia edilen ...'nin tüm mirasçılarını gösterir nüfus kayıtları getirtilerek mirasçılarının kimler olduğunun belirlenmesi, mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların ortak muristen kalıp kalmadığı, murisin ölümünden sonra taksime tabi tutulup tutulmadığı, taksime tabi tutulmuş ise kime isabet ettiği, davalı tarafa isabet etmiş ise diğer mirasçılara ne verildiği, taşınmaz verilmiş ise nereden verildiği, diğer mirasçılara verilen taşınmazların akıbetlerinin ne olduğu, taşınmazların kim tarafından ne kadar zamandır kullanıldığının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılması, mirasçılar arasında taksim yapılmadığının anlaşılması halinde mirasçılık ilişkisi devam ettiği süre zarfında taşınmazlara zilyet eden mirasçılar yararına zilyetlikle iktisap hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmesi; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu taşınmazların evveliyatında davacının dedesi ... ile davalının dedesi ...'nin müşterek malı olduğu ve birlikte kullandıkları, ... ile ...'nin ölümleri ile taşınmazların mirasçıları ne şekilde devredildiği ve taşınmazlarla ilgili bir taksim yapılıp yapılmadığı hususunun ihtilaf konusu olduğu, ancak mahalli ve tutanak bilirkişilerinin taksim konusunda bilgilerinin olmadıklarını beyan ettikleri, taksim yapıldığı hususunda davalı tarafın da herhangi bir delil sunmadığı, dosyada davacı ...'in kardeşleri tarafından ayrı ayrı sunulan dilekçeler ile bu taşınmazların kardeşleri ...'a kaldığını ve haklarının olmadığını beyan ettikleri, kaldı ki mahalli bilirkişi beyanlarından davacı ...'ın 1960'lı yıllardan köyün boşaltıldığı 1994 yılına kadar davalı ile müşterek kullanımının olduğu, ...'ın ailesinden ... mirasçılarından başka kimsenin kullanımının olmadığının anlaşıldığı, davacının tespit edilen tahmini 34 yıllık kullanıma diğer mirasçıların müdahalesinin olmaması, kardeşlerinin beyanları da dikkate alındığında ...'a ait taşınmazların ...'a kaldığının kabulü gerektiği, dava konusu taşınmazların 1/2 hissesinin davacının dedesi ...'a ait olduğu ve ...'dan torunu davacı ...'a intikal ettiğinin sabit olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların 1/2'şer payla davacı ... ve ... adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin murisinin 1939 doğumlu olup, yaşamı boyunca davaya konu taşınmazları zilyet ve tasarruf ederek, imar ve ihya ettiğini, uzun yıllar müvekkilinin murisinin kullanımında bulunan taşınmazların aile içerisindeki paylaşım sonucunda “Osmanlı Tapusu” olarak bilinen belgelere ve eski tarihli noter satışı içeren vekaletnamelere istinaden kendisi üzerinde bulunduğunu ve bu durumun herkesçe bilindiğini, davacı tarafın müşterek mülkiyet iddiasını yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucu somut delillere dayanılmadan, bilirkişilerce hatalı ve eksik rapor düzenlenerek karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal edip etmediği, müşterek muristen intikal etmiş ise mirasçıları arasında yöntemine uygun taksim yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d81aa7996f910bc1 5e12d5928d174776

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı