Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/1062 E., 2025/4344 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1062 E., 2025/4344 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1062
Karar No
2025/4344
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/1062 E. , 2025/4344 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/43 E., 2022/17 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalılar ... ve ... vekili ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kayseri ili Yeşilhisar ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 190 ada 1, 192 ada 1, 199 ada 1, 209 ada 4, 20, 23, 24, 25, 29, 30, 32, 42, 44, 45, 47, 53 ve 62 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar; tapu kaydı, vergi kaydı, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 190 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 192 ada 1 ve 199 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 209 ada 4 ve 20 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 209 ada 23 ve 30 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 209 ada 24 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 209 ada 25, 45 ve 53 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 209 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 209 ada 32 ve 62 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 209 ada 44 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 209 ada 42 parsel sayılı taşınmaz payları oranında ..., ... ve ... adlarına; 209 ada 47 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... Terekesi temsilcisi dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, sınırları belirtilen taşınmazlara davalıların müdahalesinin önlenmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı ... ve arkadaşları vekili; dava konusu taşınmazların müvekkillerine ait olduğunu ve taşınmazlara ilişkin meni müdahale kararı aldıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan meni müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamayacağı belirtilerek; dava ve temyize konu taşınmazlar hakkında tesbit gününden önce Genel Mahkemeye açılan elatmanın önlenmesi davasının varlığı dikkate alındığında, taşınmazların kadastro tesbitlerinin, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 5.maddesi hükmü uyarınca malik haneleri açık bırakılarak yapıldığının kabulü gerektiği, somut olayda aynı yasanın 30/2 maddesi hükmünün de koşullarının varlığı halinde uygulanabileceğinin tartışmasız olduğu, her ne kadar dava ve temyize konu taşınmazların tesbitlerinin yapıldığı günden önce Genel Mahkemeye açılan elatmanın önlenmesi davası göz ardı edilerek dava ve temyize konu taşınmazların malikhaneleri yanılgı ile doldurulmuş ise de, bu yanılgının sonuca etkili olmadığı, öncelikle davada yöntemine uygun olarak taraf koşulu oluşmamış ise husumet yaygınlaştırılarak davada yöntemine uygun biçimde taraf koşulu sağlandıktan sonra, öncelikle tarafların tutunduğu Eylül 1334 tarih ve 1 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden tüm malikleri gösterecek biçimde ve açıkta pay kalmayacak şekilde varsa haritasıyla birlikte getirtilmesi, bundan sonra tapu kaydına dayanan tarafların kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisinin sorulup saptanması, bu nedenle kayıt maliki yada maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örnekleri, ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilmesi, akdi ilişkiye dayanıldığı takdirde ilgiliden bu konudaki delilleri sorulup saptanması, kayda dayanan tarafların tapu kayıt maliki yada malikleri ile akdi yada irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanması, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulması, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğunun özellikle dikkate alınması, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, aktarılan davanın kapsamının duraksamasız belirlenmesi, aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmazlar var ise uyuşmazlığın aktarılan davanın kapsamıyla sınırlı olarak çözümleneceğinin düşünülmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20.maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte ayrı ayrı yerine uygulanması, uygulamada kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların özellikle gözönünde tutulması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinin düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan kök tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, uygulamada kayıtların ifraz görmesi halinde ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydında aranmasının zorunlu olduğunun düşünülmesi, dava konusu taşınmazların tümü yada bir bölümü dayanılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırmasının yapılması, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı, taşınmazlar üzerinde asli müdahil ... ile davacının zilyetliklerinin bulunmadığı, kadastrosu kesinleşen ve tapu kaydı oluşan 209 ada 35 parsel hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından asli müdahil ... Halı A.Ş. ve ...'nin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine, 209 ada 35 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 190 ada 1 parsel sayılı 40.650,00 metrekarelik taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 192 ada 1 parsel sayılı 46.420,00 metrekarelik taşınmaz ile 199 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 4 ve 20 parsel sayılı taşınmazların ... adına; 209 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile 209 ada 30 parsel sayılı 91.500,00 metrekarelik taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 24 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 25, 45 ve 53 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 29 parsel sayılı 14.956,00 metrekarelik taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 32 parsel sayılı 25.882,00 metrekarelik taşınmaz ile 209 ada 62 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 44 parsel sayılı taşınmaz hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına; 209 ada 42 parsel sayılı taşınmaz hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları, ... mirasçıları ve ... mirasçıları adına; 209 ada 47 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tescillerine; 190 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 11.03.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda (190 1-B) ile gösterilen 1.237,00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine; 192 ada 1 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (192 1-B) ile gösterilen 1.180,00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine; 209 ada 30 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (209 30-B) ile gösterilen 325,00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine; 209 ada 29 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (209 29-B) ile gösterilen 297,00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine; 209 ada 32 parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (209 32-B) ile gösterilen 330,00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçılarına ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından dava konusu taşınmazların kamulaştırılan bölümlerinin dosya arasında bulunan tapu kayıtlarından Karayolları Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlı olduğunun anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekili ve Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalı ...'ndan alınmasına, 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 12. maddesine göre; davalı ... Genel Müdürlüğü'nden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 25b4d96e75b7d242 c86f5193b5a73fb4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı