Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/3044 E., 2025/4361 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3044 E., 2025/4361 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3044
Karar No
2025/4361
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3044 E. , 2025/4361 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1976 E., 2024/244 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/81 E., 2022/105 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile; kararın kaldırılmasına; davanın davalılar ... ile ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın davalı Hazine ve Orman idaresi yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 6.665.322,35 m² yüzölçümü ile orman niteliğinde Hazine adına 23.01.2017 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde özetle; Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan orman kadastrosu çalışmalarında, kendisine annesinden mirasen intikal eden ve 50-70 yıl kadar zilyetliğinde bulunan yerin, 101 ada 1 numaralı orman parseli içerisinde tespit edildiğini belirterek, orman kadastrosuna itirazının kabulü ile talep ettiği bölümün orman sınırları dışına çıkartılarak adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Salihli Kadastro Mahkemesinin 28.01.2020 tarih, 2019/48 Esas, ve 2020/1 Karar sayılı kararıyla davanın askı ilan süresinden sonra açıldığı, bu nedenle Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle, davanın görev şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, kararın kesinleşmesine müteakip dosya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın tapulama harici alan olarak bırakıldığı, sonrasında orman vasfı ile tapuya kayıt tescil edildiği, ziraat ve mahalli bilirkişi beyanları ile teyit edilen tarımsal arazi vasfında olduğuna yönelik kanaatle davanın kabulüne, Manisa ... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 1 parsel numaralı alan içerisinde kalan fen bilirkişisi ..., ...'nin 15.09.2021 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7422,616 m² alanın Hazine adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine karar verilen taşınmazın 2017 yılında kesinleşen orman kadastrosunda orman vasfıyla tespit görerek Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 1978 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında taş��nmazın orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığını, taşınmazın zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olmadığını, Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiğini, yasal hasım olmalarına rağmen Mahkemece aleyhlerine usul ve kanuna aykırı olarak yargılama giderine hükmedildiğini, davaya dahil edilmelerinde hiçbir hukuki sebep bulunmadığını, bilirkişi raporlarının yokluklarında icra edildiğini, yapılan keşif ve raporlara cevap verme, itiraz etme ve beyanda bulunmak hakkından yoksun bırakıldıklarını belirterek, istinaf incelemesi sonunda Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun açıkça belli olduğunu, Mahkemece bu rapora rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda Mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre de orman niteliğinde olduğu, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi; tapu iptali ve tescil talepli davada, dava konusu taşınmazın tapuda orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği gözetildiğinde, davalı ... ile ...'na husumet düşmeyeceği hususunun gözardı edilmesi isabetsiz olduğundan bahisle davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, 6100 sayılı HMK'nun 355 ve 353/(1)-b/2. maddeleri gereğince kararın kaldırılarak, davanın davalılar ... ile ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın davalı Hazine ve Orman idaresi yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın kendisine intikal eden tarım arazisi vasfında olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a0efc54a1d53263d baaf6bf77c6b7df7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı