Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2955 E., 2025/4364 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2955 E., 2025/4364 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2955
Karar No
2025/4364
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/2955 E. , 2025/4364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1320 E., 2022/1167 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/3 E., 2021/31 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede ilk tesis kadastro çalışmaları 766 sayılı Kanun'a göre 1975 yılında yapılmıştır. Dava konusu taşınmaz tapulama sınırı dışında bırakılmıştır. Orman Kadastro çalışmaları ise 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5. maddesine göre yapılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre kadastro çalışmaları 2016 yılında yapılmıştır. Davacı dava dilekçesinde özetle; Amasya ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan sınırlarını bildirdiği, 14-15 dönüm miktarındaki taşınmazın 1974-1975 yıllarında yapılan kadastro tespitinde tescil harici bırakıldığını, taşınmazların 30-40 yıldır davacılar tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullandığını beyanla sınırlarını bildirdiği taşınmazların kesin hudutları ve miktarlarının belirlenerek 1/2'şer hisse ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2. Hukuk Dairesinin 23.11.2018 tarihli ve 2018/1489 Esas, 2018/1599 Karar sayılı ilamı ile karar kaldırılmıştır. İlk Derece Mahkemesince; davaya konu taşınmazın tarımsal üretim yapılan bir taşınmaz niteliğinde olduğu ve tapuya kayıtlı olmadığı, nizasız ve fasılasız olarak 30 yıl süre ile buğday, arpa, yulaf, nohut, mercimek vs ekmek sureti ile davacılar tarafından malik sıfatıyla tasarrufta bulunulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Amasya ili ... ilçesi ... köyü batısında tescil harici alan, güneyinde 141 ada 77, 78, 79 no.lu parseller, kuzeyinde 142 ada 1 no.lu orman parseli, doğusunda 79, 78 ve 77 no.lu parseller, doğusunda 141 ada 127,96 ve 97 no.lu parseller ile çevrili 11.193,74 m² yüzölçümlü, tarla niteliğindeki taşınmazın davacılar ... T.C. kimlik no.lu ... oğlu ... ile ... T.C. kimlik no.lu ... oğlu ... adlarına 1/2'şer hisse ile bu köydeki son parsel numarasından sonraki numara verilmek kaydı ile tapuya kayıt ve tesciline, işlemin teknik bilirkişiler ..., ..., ...'nın 30.12.2019 havale tarihli krokili raporuna göre yapılmasına ve bu raporun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve alınan beyanların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, İlk Derece Mahkemesince daha önce verilen İstinaf Mahkemesi kararında belirtilen hususlarda yeterli araştırma yapılmadığını, dava konusu edilen yerin zilyetlikle mülkiyet edinmeye elverişli yerlerden olmadığını öne sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle davacı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin belirlenmesine göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine vekili istinaf talebinde öne sürdüğü aynı gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 04f865b869da86ef 1e20690e463fd940

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı