Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1782 E., 2025/4347 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1782 E., 2025/4347 K. (06.02.2025) – 6831 sayılı Kanun

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1782
Karar No
2025/4347
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
6831 sayılı Kanun, 6100 sayılı Kanun, 1086 sayılı Kanun

8. Hukuk Dairesi 2024/1782 E. , 2025/4347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/181 E., 2023/237 K. KARAR : Davanın reddine, Hazinenin tescil talebinin kabulüne Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, Hazinenin tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 26.09.2014 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; sınırlarını bildirdiği Kahramanmaraş ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan yaklaşık 700 m²lik taşınmazı, müvekkili olan davacının 30 yıl önce ...’dan satın aldığını ve eklemeli olarak 40-50 yıldır da zilyedi olduğunu, arazi içerisinde müvekkiline ait 25 yaşlarında 40-50 adet meyve ağacı bulunduğunu ileri sürerek, kadastro paftasında boşluk olarak gözüken yerin, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacı adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Davalılar cevaplarında davanın reddini savunmuşlar, Hazine ise ayrıca taşınmazın adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, kadastro fen bilirkişisi ...'ın 17.04.2015 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile göstermiş olduğu 563,00 m²lik kısmın davacı adına tapu siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 30.06.2022 tarihli ve 2021/9292 Esas, 2022/6449 Karar sayılı ilamıyla; "Dava konusu taşınmazın, yapılan arazi kadastrosu sırasında senetsizden 650 m2 yüzölçümlü olarak 89 parsel numarasıyla 15.06.1984 tarihinde arsa vasfıyla dava dışı ..., ... ve ... adına tespit edildiği, bu tespite karşı Orman İdaresince itiraz edilmesi üzerine Kahramanmaraş Tapulama Mahkemesi'nin 08.05.1987 tarih ve 1985/158 Esas, 1987/313 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tapulama tespitinin iptaline ve taşınmazın tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği ve bu hükmün temyiz edilmeksizin 19.04.1988 tarihinde kesinleştiği, bilahare çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) gereğince yapılıp 15.06.1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmalarında yerin orman sınırları dışında bırakıldığının anlaşıldığı, buna göre; çekişmeli taşınmaz, mahkeme kararıyla, orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakılmış olduğundan, taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin orman kadastrosunun kesinleştiği tarihte başlayacağının açık olduğu, Mahkemece, orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile dava tarihi olan 26.09.2014 tarihi arasında kazanmayı sağlayacak 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme istemi de Dairemizce reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Toplanan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 6831 sayılı Kanun gereğince yapılıp 15.06.1999 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmalarında taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı, buna göre; çekişmeli taşınmaz, mahkeme kararıyla orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakılmış olduğundan, taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin orman kadastrosunun kesinleştiği tarihte başlayacağı, orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile dava tarihi olan 26.09.2014 tarihi arasında kazanmayı sağlayacak 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu K.Maraş ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırlarında bulunan ve fen bilirkişi ...'ın 17.04.2015 tarihli krokili raporuna (A) harfi ile gösterilen 563,00 m²lik taşınmazın bulunduğu adaya son parsel numarası verilmek suretiyle davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 15.06.1999 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanuna göre yapılmış orman kadastrosu vardır. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, ancak kurulan hükümde tesciline karar verilen taşınmazın niteliği belirtilmemiştir. Bu husus, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/7. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi hükmün infazında da tereddüte neden olacağından isabetli değildir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı vekilinin, yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "hazine adına" ibaresinden sonra gelmek üzere "bahçe niteliğiyle" cümlesinin eklenmesine, kararın DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 52df402b85b40715 bad6cdbd5f859e5d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı