8. Hukuk Dairesi 2023/3489 E. , 2025/4338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/125 E., 2023/8 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ..., ..., asli müdahiller ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 479 ve 480 parsel sayılı sırasıyla 7.579,54 ve 6.289,52 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 102 ada 479 parsel sayılı taşınmaz ... adına; 102 ada 480 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; Karadeniz ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/978 Esas, 2006/226 Karar sayılı ilamına dayanarak, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve adlarına tescilini istemişlerdir. 3. Asli müdahil ... ve arkadaşları; davacıların dayandıkları Mahkeme ilamı ve irsen intikal nedenine dayanarak, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ve miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.07.2019 tarihli ve 2017/2 Esas, 2019/79 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının kısmen kabulüne, müdahil davacılar ..., ... ve ...’ın davalarının kabulüne, çekişmeli 102 ada 479 ve 480 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 102 ada 479 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacılar ..., ... ve ... ile davalı ... adlarına; 102 ada 480 parsel sayılı taşınmazın ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı ... ve arkadaşları, müdahil davacılar ..., ... ve ... ile davalı ... adlarına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı ... ile müdahil davacı ...'ın temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 08.03.2022 tarihli ve 2021/5513 Esas, 2022/2086 Karar sayılı kararıyla; "varılan sonucun dosya kapsamına uygun bulunmadığı belirtilerek; keşif sırasında beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişiler, çekişmeli taşınmazların davacılar ile müdahil davacıların murisi olan ...’dan geldiğini, taşınmazların ...’in sağlığında mirasçıları olan davacılara kaldığını, davacıların ise ..., ... ve ... isimli kişilere sattıklarını, bunların da aralarında yapmış oldukları taksim sonucunda taşınmazların ... ...’a düştüğünü, ... tarafından da davalı ... ve diğer davalı ...’in babası olan ...’e satıldığını, ...’nin ise oğlu olan davalı ...’e hibe ettiğini ve taşınmazların 30-40 yıldır davalıların zilyetliğinde bulunduğunu beyan ettikleri, davalı tanıklarının da benzer beyanlarda bulundukları, şu halde, çekişmeli taşınmazlar üzerinde tespit maliki davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, öte yandan bir an için davacıların dayandıkları ve men'i müdahale dosyasına konu olan 26.04.1974 tarihli ve 76 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara ait olduğu, diğer bir anlatımla taşınmazların öncesinin tapulu olduğu kabul edilse dahi tapu kaydında davacıların 1/6’şar payının bulunduğu, tapu kaydının “özderesi” hududuyla gayri sabit sınırlı olup miktarıyla geçerli olduğu, davacıların dayandıkları tapu kaydındaki paylarına düşen miktardan daha fazlasının, tapu kaydının kapsamında kaldığı belirtilen dava dışı 472 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında adlarına tespit ve tescil edildiği, tapu kayıt malikleri olan davacıların da taşınmazları ..., ... ve ... isimli kişilere sattıkları, bunların da aralarında yapmış oldukları taksim sonucunda taşınmazların ... ...’a düştüğü, ... tarafından da davalı ... ve diğer davalı ...’in babası olan ...’e satıldığı, ...’nin ise oğlu olan davalı ...’e hibe ettiği ve taşınmazların zilyetliğinin de davalılarda bulunduğu gözetildiğinde, tespitin yapıldığı 2006 yılına kadar davalılar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen iktisap koşullarının da oluştuğu anlaşıldığından, Mahkemece, davanın reddine çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda" davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar ..., ..., asli müdahiller ..., ... ve ... temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların murisleri ...'dan intikal ettiğini ve tapulu olduğunu, taşınmazların tespit maliki davalılar ile ilgisinin bulunmadığını ve kararın yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların kimden geldiği ve zilyetlikle iktisap koşullarının kimin lehine oluştuğu hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., asli müdahiller ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1fc99f296fd5dfeb d082afc1a844fa96