Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/3608 E., 2025/822 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3608 E., 2025/822 K. (06.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3608
Karar No
2025/822
Karar Tarihi
06.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/3608 E. , 2025/822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/11 E., 2021/129 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derce Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü ... mevkinde yer alan ve kuzeyinde Siirt ... yolu, doğusunda ... ve ... ait tarla, güneyinde ... ait tarla ve batısında ... ait tarla ile çevrili en az 3.662,952 m²’lik tarla; ... mevkinde yer alan ve kuzeyinde Siirt ... yolu, doğusunda ... ve ... tarlası, güneyinde ... ait tarla ve batısında ... ve ... tarlası ile çevrili en az 21.291.963 m²’lik tarla; ... mevkinde yer alan ve kuzeyinde ... tarlası, doğusunda ... tarlası, güneyinde kuru dere, batısında Kibicilere ait tarla ile çevrili en az 6.473.341 m²’lik tarlanın davacıya ait olduğunu, 40-45 yılı aşkın bir süreden beri davacı tarafından kullanıldığını, bu taşınmazları ekip biçerek zilyetlik ve tasarruflarını sürdürdüğünü, ... köyünde 1984 tarihinde kadastro çalışmaları başladığını ve kadastro çalışmaları sırasında davacının zilyet ve tasarrufu altında bulunan dava konusu taşınmazların kadastro çalışması sırasında orman kadastrosu geleceği gerekçe gösterilerek işlem görmediğini, böylelikle dava konusu taşınmazların tamamının tespit dışı kaldığını, dava konusu taşınmazların davacının zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, hali hazırda bahçe vasıflı olarak kullanıldığını, söz konusu taşınmazın ormanla, Hazineyle ve köy ile bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın tamamen özel mülkiyete dayalı taşınmaz olduğunu, bu sebeple taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri gereğince tescil şartını sağladığını beyanla, dava konusu edilen taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak 10.10.2016 tarihinde ... ada 2, ... ada 20 ve ... ada 29 parsel numaralarıyla kadastro tutanağı düzenlendiğinden Asliye Hukuk Mahkemesince, davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gereğine değinen bozma ilamına uyularak, görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davalı Hazine vekili cevabında; 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü maddesinde belirtilen olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği kanaatinde olduklarını, davacı tarafın 20 yıldan fazla bir süre ile çekişmesiz ve fasılasız bir şekilde dava konusu edilen taşınmazlar üzerinde zilyet olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü ... ada 2 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ile boş olan malik hanesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü ... ada 20 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ile boş olan malik hanesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü ... ada 29 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ile boş olan malik hanesinin davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; resmi belgelere göre taşınmazlar üzerinde inceleme yapan orman yüksek mühendisi Necmettin Büyükkılıç 23.08.2021 tarihli raporunda, dava konusu ... ada 20 parsel sayılı taşınmazın 1970, 1986 ve 2004 tarihli memleket haritalarında üzerinde çalılık işareti bulunan orman alanı içinde görünse de taşınmazın eğiminin %12'nin altında olduğu, eğimi %12'nin altında olan çalılık alanların toprak muhafaza karakteri taşımayacağı nedeniyle orman sayılmayacağı ve ... ada 20 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirdiği halde, dosyada mevcut 25.11.2013 ve 18.01.2020 tarihli orman mühendisi bilirkişilerin raporlarında ... ada 20 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yer olduğu belirtilmektedir. Yine dosya kapsamından yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı 1951 yılına ait olmasına rağmen hükme esas alınan orman mühendisi raporunda bu fotoğrafın değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Her üç rapor birlikte değerlendirildiğinde, resmi belgelere göre kendi içlerinde çelişkili olup, bu çelişki giderilmeden ve orman tahdidi yapılmamışsa en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesi gerektiği hususu gözetilmeden hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanması suretiyle, kesinleşmiş tahdit bulunmaması halinde en eski tarihli hava fotoğrafının incelenmesi suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilerek, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman tahdidi yapılmış ise, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, ayrıca yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, taşınmazın bulunduğu mevkide yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcut ise, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmek suretiyle tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; dava konusu taşınmazın bulundu alanda orman tahdidi yapılmamış ise, dosya arasına getirtilen yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop alekiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmeli; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde kamulaştırma yapılıp yapılmadığı da araştırılarak, yapılmış kamulaştırma çalışmasının bulunması halinde, lehine kamulaştırma yapılan kurumun davada taraf olarak yar alması sağlandıktan sonra, kamulaştırma haritası uygulanarak dava konusu taşınmazların kamulaştırılan saha içerisinde kalıp kalmadığı tespit edilmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı tarafa iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı