8. Hukuk Dairesi 2023/6348 E. , 2025/5945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/36 E., 2022/27 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen davanın kabulüne dair karar hakkında davalı vekilince yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairecesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 78... parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit edilmiş; ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan yüzölçümleri belirlenmemiştir. Davacı ... tarafından ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men'i davasında dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ..., 1 78... parsel sayılı taşınmazın mera olduğu iddiasıyla dava açmış; köy tüzel kişiliği bu davaya müdahil olmuştur. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda müdahilin davasının kabulüne temyize konu 1 78... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının iptali ile ... adına 3.738,01 m² olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2018/354 Esas, 2019/4069 Karar sayılı ilamıyla eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...davacı ve asli müdahilin dava konusu 1 78... parsel sayılı taşınmazın köylünün ortak kullanımına ayrılan yerlerden olduğunu iddia etmiş oldukları anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların bir kısmı beyanlarında; dava konusu taşınmazın şahıs tarafından kullanılmayan köylünün eski tarihlerde üzerinde hayvanını otlattığı bir arazi niteliğinde olduğunu, bir kısım tanıklar ve mahalli bilirkişisi ise davalı taşınmazın ...'a ait olduğunu, üzerinde ziraat yapılacak nitelikte olmayıp hayvan otlatmak ya da çangallık odun kesmek için kullanıldığını beyan etmişlerdir. Dava konusu taşınmazın tapusuz taşınmaz vasfında olduğu anlaşılmakla, davalının taşınmaz üzerinde malik sıfatıyla 20 yılı aşkın aralıksız ve davasız zilyetliği bulunup bulunmadığı hususunu değerlendirmek gerekmiştir. Ziraat bilirkişi raporu ve keşifte yapılan mahkeme gözlemi ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın üzerinde imar ve ihyaya ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı gibi ekonomik anlamda kullanıma da uygun olmadığı, üzerinde zilyetliği ispat edecek bir olgu bulunmadığı, bir kısım tanıkların davalının odun kesme ve hayvan otlatma amacıyla taşınmazı kullandığına ilişkin beyanlarının ise Yargıtay yerleşik kararları uyarınca malik sıfatıyla zilyetliğin kabul edilebilmesi için yeterli olmadığı anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın davalı ...'a ait olmadığını kabul etmek gerekmiştir. Dosya kapsamında alınan beyanlardan, dava konusu taşınmazın köy tüzel kişiliğine ait köylünün ortak kullanımında ve çalılık vasfında bulunan taşınmazlardan olduğu anlaşıldığından davacı ve asli müdahilin davalarının kabulü ile çalılık vasfında köy tüzel kişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm kurulmuştur. Her ne kadar hüküm kısmında 1 78... parsel sayılı taşınmazın mera vasfında tapuya kayıt ve tesciline dair karar verilmiş olsa da söz konusu mera ibaresinin sehven kullanıldığı, esasında dosya kapsamından "... köyünde kain 1 78... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının iptali ile ... adına 3.738,01 m² yüzölçümünde, ... vasfında tapuya kayıt ve tesciline, dair hüküm kurulması yönünde kanaat edinilmiş olup gerekçeli karar ile kısa hüküm arasında çelişki oluşmaması bakımından bu husus düzeltilememiştir..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 78... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının iptali ile ... adına 3.738,01 m² yüzölçümünde mera vasfında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve "..." vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline yazılmasına karar vermek gerekirken, tutanağın iptaline ve mera olarak tapuya kayıt ve tesciline şeklinde hüküm kurulması isabetsiz ve bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin 7. fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (2) numaralı bendinin (a.) paragrafında yer alan "MERA" kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine, "...” sözünün eklenmesine, hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA , Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 806dd5c5b67bdd22 7d48b45ad0c39a30
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6348 E., 2025/5945 K. (24.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6348
- Karar No
- 2025/5945
- Karar Tarihi
- 24.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6863 E., 2025/5988 K. 25.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6998 E., 2025/5959 K. 24.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6010 E., 2025/5944 K. 24.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5898 E., 2025/5947 K. 24.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5244 E., 2025/5948 K. 24.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6376 E., 2025/5949 K. 24.09.2025