Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/6226 E., 2025/3191 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6226 E., 2025/3191 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6226
Karar No
2025/3191
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/6226 E. , 2025/3191 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1283 E., 2023/2474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/184 E., 2021/55 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, şerhlerin terkini ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Orman İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... (BEDAŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2324 parselin bulunduğu İstanbul ili ... ilçesi ... - ... Mahallesinde, 1938 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) kapsamında orman tahdidi yapılıp kesinleştiğini, 1950 yılında Belgrad Muhafaza Ormanı olarak ilan edildiğini, 1988 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulama ve aplikasyon çalışması yapıldığını, 2003 yılında 4999 sayılı Kanun çalışması ile fenni hatalar tespit edildiği için açılan davaların halen devam ettiğini, Orman Genel Müdürlüğü ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 15.01.2013 tarihli uygulama talimatı kapsamında 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası gereği yapılan aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarının 23.12.2015 ile 21.01.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edildiğini, dava konusu 2324 sayılı parselin tamamen orman sınırları içinde kaldığını, eylemli orman olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde idare aleyhine bulunan mevcut tüm şerh ve beyanların kaldırılmasına, taşınmaz üzerindeki bina ve tesislerin kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, dava konusu yerin evveliyattan bugüne orman tahdit hattı içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ilçesi ... köyü 2324 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde mevcut tüm şerh ve beyanların kaldırılmasına, taşınmaz üzerinde bina ve tesis bulunmadığından kal talebinin reddine karar vermiştir. Hüküm, davacı Orman İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı BEDAŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde ilk orman kadastro çalışmalarının 3116 sayılı Kanun'a göre 1940 yılında yapıldığı, dava konusu taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra yapılan 2. madde uygulamalarına konu edilmediği, en son 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi uyarınca orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemi yapıldığı ve 23.12.2015 tarihinde askıya çıkarıldığı, son yapılan orman kadastro haritasında da dava konusu 1.698,17 m²'lik 2324 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporlarında da taşınmazın fiilen orman ağaçları ile kaplı olduğu ve kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığının belirlendiği, dava konusu 2324 parsel sayılı taşınmazın 651 no.lu tapulama parselinden Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/841 Esas, 1965/341 Karar sayılı ilamı ile kamulaştırma kararı doğrultusunda ifrazen oluştuğu, 2324 parselin 6.619,13 m² olarak tapuya tescil edildiği, daha sonra imar uygulamasına tabi kılınması nedeniyle 1.698,17 m²'lik kısmının imar dışında bırakılarak 2324 parsel olarak kaydının devam ettiği, diğer kısımların imar uygulamasına konu edildiği, dava konusu edilen 2324 parselin imar uygulaması sonucu geri kalan 1.698,17 m²'lik kısım olduğu ve tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğu, ayrıca dava tarihine kadar taşınmaz hakkında herhangi bir tahsis kararı bulunmadığı, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde şerhler kısmında BEDAŞ adına istimlak şerhi bulunduğu, dava açılırken tapu kaydında yer alan lehtar adına dava açıldığı, bu nedenle husumetin doğru yöneltildiği, ayrıca komşu 2323 parselde elektrik hattı bulunduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde hat yer almadığı belirtilmiş ise de, 2323 nolu parselin 1965 tarihli Mahkeme kararı ile oluştuğu, tapu kaydındaki istimlak şerhinin ise 1977 yılında tescil edildiği, davanın tapu kaydındaki kayıtlara dayanılarak açıldığı, her ne kadar davacı Orman İdaresince dava konusu 2324 parselin 465,20m²'lik kısmı ormanda kaldığı ve BEDAŞ'ın elektrik hattının kal'ine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, dava konusu 2324 parselin tamamının orman sınırlarında kaldığı, istinaf dilekçesinde belirtilen 465,20m²'lik kısmın 2323 parselin ormanda kalan kısmı olduğu, davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinde parsel numaralarının karıştırıldığı, taşınmaz üzerinde fiilen elektrik hattının bulunmadığının yapılan keşifte tespit edildiği gerekçeleriyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı BEDAŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Huku Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı BEDAŞ vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden BEDAŞ'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fc9fe8b934421779 367370fa3d944e2b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı