8. Hukuk Dairesi 2024/659 E. , 2025/3193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1818 E., 2023/2036 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/213 E., 2023/144 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 147 ada 396 parsel sayılı taşınmazın, 28.04.2016 tarihinde davalı adına tespit edildiğini ve tespitin kesinleştiğini, kayıtlar üzerinde yapılan incelemede davalı adına dava konusu taşınmazı da kapsayacak şekilde ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, bedelin itiraz edilmeksizin ödendiğini, ecrimisil tahakkuk ettirilmekle zilyetlik şartlarının ortadan kalktığını, daha önce 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman kadastrosu yapılması amacıyla tapulama dışı bırakılan yerlerin 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan çalışmada Hazine adına tespit edilmesi gerekirken şahıslar adına tescil edildiğini, taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre ekonomik yarar sağlanması ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olması itibarıyla Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; eksik inceleme ve araştırma nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığı, zilyetlikle ediniminde hukuken herhangi bir engel bulunmadığı, keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere taşınmazda 20 yıldan fazla süredir davalının kullanımının devam ettiği, herhangi bir kimseye kira ödemediği, davalının yaptığı ecrimisil ödemelerinin ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2003/8-592 Esas, 2003/508 Karar sayılı içtihadı ile sabit olduğu üzere malik sıfatı ile zilyetliğe halel getirmeyeceği, zira ödeme yapılmaması halinde cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınacağı, davalının 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen sınırların aşılmadığı, taşınmazın komşu ziraat parselleri ile bütünlük içerisinde bulunduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Davacı ... vekili, mevcut delillerin taktirinde ve ilgili yasal düzenlemelerin tatbikinde yanılgıya düşüldüğünü, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, raporların önceki istinaf kararında vurgulanan hususları açıklamaktan uzak olduğunu, yetersiz ve denetime elverişli olmayan raporların hükme esas alınamayacağını, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun öngördüğü nizasız ve kesintisiz süre şartını sağlamadığını, eksik ve yetersiz inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/659 E., 2025/3193 K. (21.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/659
- Karar No
- 2025/3193
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1569 E., 2025/3190 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6226 E., 2025/3191 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/621 E., 2025/3192 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1322 E., 2025/3194 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1540 E., 2025/3195 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3019 E., 2025/3196 K. 21.04.2025