8. Hukuk Dairesi 2024/1540 E. , 2025/3195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/477 E., 2023/544 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen orman tahdidine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde; Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde bulunan taşınmazın davacıların murisi ... ve eşi ... tarafından tarla olarak kullanıldığını, vefatlarından sonra taşınmazın davacılar tarafından zilyet edildiğini, Orman Kadastro Komisyonu tarafından taşınmazın 4 numaralı parsel numarası ile orman içi parsel olarak bırakıldığını, taşınmazın orman olmayıp tarım arazisi vasfında bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman olduğuna dair tespitin iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Denizli Kadastro Mahkemesinin 11.04.2013 tarihli ve 2012/25 Esas, 2013/24 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, dava konusu Denizli ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevkinde kain 4 numaralı parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/5105 Esas, 2014/6663 Karar sayılı kararı ile dava konusu P4 numaralı poligonun bir orman parseli olmayıp orman içi parsele ilişkin poligon numarası olduğu, yörede yapılan arazi kadastro çalışmalarında da taşınmazın tescil harici bırakıldığı, P4 numaralı iç parselin kadastro parseli olmaması sebebiyle tapuya kayıtlı olamayacağından taşınmazın tapuya tesciline karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca 6 aylık itiraz süresinin geçmesi ve davacıların tescil talebi bulunması sebebiyle, uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi ve talep üzerine dosya Denizli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2015/95 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın davacıların murisi ... ve eşi ... öldükten sonra mirasçıları tarafından zilyet edildiği, taşınmazın tarım arazisi olup, orman ile bir alakasının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, fen bilirkişilerinin rapor ve krokilerinde P.4 olarak gösterilen 9.942,07 m²'lik alanın orman olduğuna dair tespitin iptali ile taşınmazın dosya içerisinde bulunan veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/741 Esas, 2018/714 Karar sayılı kararı ile, davanın malvarlığına ilişkin olması sebebiyle dava konusu taşınmazın değeri üzerinden Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca işlem yapılması gerektiği belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olması sebebiyle özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar bu kere davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, dosyanın Bölge Adliye Mahkemelerinin kurulmamış olduğu dönemde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) hükümlerine göre temyiz incelemesine konu olduğu belirtilerek, Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dairemizin 02.05.2023 tarihli ve 2021/12529 Esas, 2023/2675 Karar sayılı ilamı ile; temyize konu davada verilen karar daha önce Yargıtay denetiminden geçerek esastan bozulmuş olduğuna göre sonrasında verilen kararların istinaf değil temyiz kanun yoluna tabi olduğu, iş bu dava ile ilgili Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 25.12.2018 tarihli ve 2018/741 Esas, 2018/714 Karar sayılı kararı ve bu karar üzerine eksik harç tamamlanmak suretiyle tesis edilen Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve 2019/59 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararının yok hükmünde olduğu, bu sebeple Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2015/95 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararına ilişkin davalı ... İdaresi vekilinin istinaf dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabul edildiği, Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2015/95 Esas, 2018/129 Karar sayılı, davanın kabulü ile fen bilirkişilerinin rapor ve krokilerinde P.4 olarak gösterilen 9.942,07 m²'lik alanın orman olduğuna dair tespitin iptali ile taşınmazın dosya içerisinde bulunan veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline dair kararının, temyiz incelemesine konu edildiği, buna göre yapılan incelemede, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1968 yılında yapılan orman tahdidine ait tutanaklarda “... Mahallesi, ... mevkinde ...'ya ait tarlanın doğu köşesine 118 no yazıldı...4 numaralı poligon fotoğrafta işaretlendiği gibi kapatılarak fiili durumu tespit edildi.” ifadesine yer verildiği, çekişmeli taşınmazın fiilî durumu tespit edilerek orman sınırı dışında bırakılmış ise de bu şekildeki bir tespitte bulunulmasındaki amacın hak sahiplerinin geçerli bir tapusu varsa o tapuya dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açmalarına imkan vermek olduğu ve fakat aslında taşınmazın orman kadastrosu içinde bırakıldığı kabul edilmekte olup, hak sahipleri tarafından orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü süre içinde herhangi bir dava da açılmadığı gözönüne alındığında taşınmazın esasında halen orman sınırları içerisinde bulunduğu, yine taşınmazın güncel durum itibariyle dört tarafının orman parseli ile çevrili olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucunun, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapadığı, Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde "orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların" orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağının öngörüldüğü, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmadığı, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazların özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı, Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasının da hukuken mümkün olmadığı, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın orman içi açıklık olduğu, özel mülke konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, 1968 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında düzenlenen tutanak ile dava konusu yerin ... tarlası olduğunun belirtildiğini, 2012 yılında yapılan 2/B uygulama çalışmasında orman sayılmayan yer olarak ilan edildiğini, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında dava konusu yeri çocukluklarında davacıların murisi ...'nun ekip biçtiğini, burada evi bulunduğunu ifade ettiklerini, 22.11.2017 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda 1971 yılı hava fotoğrafında dava konusu yerin açık alan olarak göründüğünün tespit edildiğini, ziraat bilirkişi raporlarında taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığının belirlendiğini, bugüne kadar davalı idare tarafından müvekkillerine ya da murislerine yönelik zilyetliğin sonlandırılması gerektiğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, taşınmazın ormanla bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz edenden alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6b345b2dc8b37f0 0afd3a6c079dea4f
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1540 E., 2025/3195 K. (21.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1540
- Karar No
- 2025/3195
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/621 E., 2025/3192 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/659 E., 2025/3193 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1322 E., 2025/3194 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3019 E., 2025/3196 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2284 E., 2025/3197 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1754 E., 2025/3080 K. 17.04.2025