Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1322 E., 2025/3194 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1322 E., 2025/3194 K. (21.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1322
Karar No
2025/3194
Karar Tarihi
21.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1322 E. , 2025/3194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2179 E., 2023/2338 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/430 E., 2023/421 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Karaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 147 ada 372 parsel sayılı taşınmazın, 28.04.2016 tarihinde davalı adına tespit edildiğini ve tespitin kesinleştiğini, kayıtlar üzerinde yapılan incelemede dava dışı ... adına dava konusu taşınmazı da kapsayacak şekilde ecrimisil tahakkuk ettirildiğini, bedelin itiraz edilmeksizin ödendiğini, ecrimisil tahakkuk ettirilmekle zilyetlik şartlarının ortadan kalktığını, daha önce 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman kadastrosu yapılması amacıyla tapulama dışı bırakılan yerlerin 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan çalışmada Hazine adına tespit edilmesi gerekirken şahıslar adına tescil edildiğini, taşınmazın Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesine göre ekonomik yarar sağlanması ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olması itibarıyla Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, eksik inceleme ve araştırma nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın orman sayılan yer veya orman içi açıklık olmadığı, yine zilyetlikle tescile konu olabilecek arazilerden olduğu, mahalli bilirkişi beyanlarına göre davalının eklemeli zilyetlik süresinin 60 yılı bulduğu, harita ve jeodezi mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre 1987 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın tarla vasfında olduğu, taşınmazın 20 yılı aşkın süredir davalı tarafından fiilen kullanıldığı, bu halde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinde belirtilen kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle iktisap koşullarının davalı lehine oluştuğu, Hazine tarafından ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesinin ve hatta bu bedelin ödenmesinin Hazine'nin üstün hak iddiasının tanındığı anlamına gelmeyeceği gibi zamanaşımını da kesmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi başvurunun esastan reddine karar vermiştir. Davacı ... vekili, mevcut delillerin taktirinde hataya düşüldüğünü, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporları ile taraflı, yanlı mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarına dayalı hüküm kurulduğunu, davalının dava konusu taşınmaza 20 yıldan fazla süredir nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduğu hususunu ispatlayamadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 66267722475afc84 84acd3b2b2d85377

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı